Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, 2026 yılı için 282 milyar dolarlık mal, 128 milyar dolarlık hizmet ihracatı hedeflediklerini belirterek, yıl sonunda toplam ihracatta ilk kez 400 milyar dolar eşiğinin aşılmasını beklediklerini söyledi. Ancak bu rakamların Türkiye'nin potansiyelini tam olarak yansıtmadığını ifade eden Gültepe, nihai hedeflerinin Türkiye'yi dünyanın en büyük 10 ihracatçı ülkesi arasına taşımak olduğunu vurguladı.
TİM'in 33. Olağan Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yanı sıra Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile çok sayıda kamu ve iş dünyası temsilcisinin katılımıyla Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirildi.
Genel kurul kapsamında yapılan seçimlerin ardından, 2025 yılında Türkiye'nin toplam 396 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatına en yüksek katkıyı sağlayan ilk 10 firma ile e-ihracat alanında birinci olan şirketler ödüllendirildi.
Törende konuşan Mustafa Gültepe, Türkiye'nin 2025 yılında toplam 396 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatına ulaşarak tarihinin en yüksek ihracat performansını sergilediğini belirtti. Mal ve hizmet ihracatında bugüne kadarki en yüksek seviyelerin yakalandığını hatırlatan Gültepe, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından belirlenen 390 milyar dolarlık hedefin de üzerine çıkıldığını ifade etti.
2026 yılı hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gültepe, "Geçen yılı 396 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatıyla tamamlamanın gururunu yaşıyoruz. Bu yıl ise 282 milyar dolarlık mal, 128 milyar dolarlık hizmet ihracatı hedefliyoruz. İnşallah toplam ihracatta ilk kez 400 milyar dolar sınırını aşacağız. Bölgemizde devam eden savaşlar, yükselen jeopolitik riskler ve artan korumacılık eğilimlerine rağmen ihracatımızı artırmayı sürdürüyoruz. Ancak elde ettiğimiz sınırlı artışları yeterli görmüyoruz. Çünkü hedefimiz Türkiye'yi ihracatta dünyanın ilk 10 ülkesi arasına taşımaktır. Bu hedefe ulaşabilmek için 27 sektörün tamamının katkı sağlaması ve ihracatımızın her yıl çift haneli oranlarda büyümesi gerekiyor. Türkiye'nin bu potansiyele fazlasıyla sahip olduğuna inanıyoruz." dedi.
"İhracatçıyı sınırları aşan stratejik bir güç olarak görüyoruz"
Konuşmasında üretim ve ihracatın ekonomik kalkınmadaki belirleyici rolüne dikkat çeken Gültepe, sürdürülebilir büyümenin temelinde üretimin yer aldığını söyledi. Kalıcı ekonomik büyümenin ancak üretim ve ihracatla mümkün olabileceğini belirten Gültepe, sürdürülebilir kalkınma için ekonomik büyümenin en az yarısının üretim ve ihracattan kaynaklanması gerektiğini dile getirdi.
İhracatın yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını vurgulayan Gültepe, "Ekonominin lokomotifi her zaman üretim ve ihracat olmalıdır. Günümüzde ülkelerin ekonomik gücü yalnızca sahip oldukları doğal kaynaklarla değil, ürettiklerini dünya pazarlarına sunabilme kabiliyetleriyle de ölçülüyor. Bu açıdan baktığımızda ihracat; yatırım, üretim, istihdam ve döviz demektir. Aynı zamanda ekonomik bağımsızlığın en güçlü güvencesidir. Ekonominin gerçek savunma hattı fabrikalardır. Fabrikalar; jeopolitik gücün, ekonomik istikrarın ve geleceğe duyulan güvenin en önemli kaleleridir. Bu nedenle biz ihracatçıyı sadece üretip satış yapan bir kesim olarak değil, Türkiye'nin geleceğine yatırım yapan, sınırları aşan stratejik bir güç olarak değerlendiriyoruz." ifadelerini kullandı.
"Rekabetçiliğimizi yeniden güçlendirecek adımlara ihtiyacımız var"
Küresel ticarette yeni bir döneme girildiğini belirten Gültepe, uluslararası ticaret kurallarının yeniden şekillendiğini, korumacılık politikalarının yaygınlaştığını ve jeopolitik risklerin arttığını söyledi. Bu gelişmelerin ihracatçılar açısından rekabet koşullarını daha da zorlaştırdığına dikkat çeken Gültepe, Türkiye'nin rekabet gücünü yeniden yükseltecek ekonomik adımların önemine işaret etti.
"Bizim için en kritik kavram rekabetçiliktir." diyen Gültepe, "Rekabet gücümüzü yeniden kazandıracak ekonomik kararlara ve yapısal hamlelere ihtiyaç duyuyoruz. Çünkü fiyat rekabetini kaybettiğimiz noktada pazar kaybı başlıyor. Pazar kaybı ise üretimi ve istihdamı doğrudan baskı altına alıyor. Ayrıca bu tür dönemlerde ihracatçılarımızın uygun maliyetli ve uzun vadeli finansmana erişebilmesi büyük önem taşıyor. Şartlar ne kadar zor olursa olsun hiçbir zaman umutsuz olmadık, bundan sonra da olmayacağız." değerlendirmesinde bulundu.
Sektör lideri firmalara ödüller verildi
Program kapsamında e-ihracatta ilk üç sırada yer alan firmalar ile mal ihracatında sektörlerinde birinci olan şirketlere ödülleri, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve TİM Başkanı Mustafa Gültepe tarafından takdim edildi.





