Saraciye Sanayicileri Derneği’nin Geleneksel İftar Buluşması, sektörün önde gelen temsilcilerini aynı sofrada buluşturdu. Köklü geçmişiyle Türkiye’nin en eski üretim alanlarından biri olan saraciye sektörü, hem tarihsel mirasını hem de geleceğe dönük projelerini değerlendirdi. Programda mikrofonlarımıza konuşan Saraciye Sanayicileri Derneği Başkanı Turhan Akyüz, sektörün tarihsel kökenlerinden markalaşma vizyonuna, eğitim yatırımlarından kümelenme projesine kadar birçok başlıkta önemli açıklamalarda bulundu.
Saraciye sektörünün tarihsel derinliğine dikkat çeken Akyüz, kökenlerin Osmanlı dönemine dayandığını vurguladı: “Saraciye sektörü, 1463 yılında Fatih Sultan Mehmet döneminde kurulan lonca yapısına kadar uzanıyor ve Türkiye’nin en köklü sektörlerinden biri olarak biliniyor. Zaman içinde farklı branşlara ayrılarak çeşitlendi ve birçok alt sektöre yayıldı.”
Derneğin 2003 yılında kurulduğunu hatırlatan Akyüz, o günden bu yana düzenli organizasyonlarla sektörü bir araya getirdiklerini belirtti: “Yılda iki kez düzenlediğimiz geleneksel organizasyonlarla sektörü bir araya getiriyor, birlik ve beraberliği güçlendirmeyi hedefliyoruz.”
"Markalaşma ve Eğitim Önceliğimiz"
Dernek olarak iki ana başlığa odaklandıklarını ifade eden Akyüz, “Dernek olarak en çok önem verdiğimiz konuların başında markalaşma ve eğitim geliyor. Selçuk Üniversitesi bünyesinde saraciye alanında bir yüksekokul bölümü bulunuyor. Burada yetişen öğrenciler mezun olduktan sonra usta öğretici olarak sektöre katılıyor. İstanbul’da ise İstanbul Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği bünyesinde, Zeytinburnu’nda faaliyet gösteren bir eğitim merkezi bulunuyor. Bu merkezde usta öğreticiler aracılığıyla yeni öğrenciler yetiştirerek sektöre nitelikli insan kaynağı kazandırıyoruz. Eğitim faaliyetlerini bu nedenle çok önemsiyor, sürekli ve kesintisiz şekilde sürdürüyoruz.” dedi.
"1463 Saraciye Kümelenme Projesi"
Markalaşma tarafında ise dikkat çeken bir projeleri olduğunu vurgulayan Akyüz, “1463 Saraciye” projesini anlattı: “Bu projeyle kümelenme modeli oluşturmayı planlıyoruz. Ortak mağazaların ve satış alanlarının yer aldığı bir yapı kurarak markaları tek bir çatı altında toplayacağız. Yurt dışından gelen misafirlerimizi günübirlik ağırlayıp siparişlerini alacak, aynı gün ülkelerine gönderebileceğiz. Böylece müşterilere kendi şehirlerinde alışveriş yapıyormuş konforunu sunmayı amaçlıyoruz.”
E-Ticaret Düzenlemeleri Sektöre Nefes Aldıracak
Yurt dışı alışverişlerine getirilen yeni düzenlemelere de değinen Akyüz, bu adımların sektöre olumlu yansıyacağını ifade ederek, “Özellikle e-ticaret, pazar yerleri ve posta yoluyla gelen ürünlerde ciddi bir kontrol eksikliği vardı. Sağlık ve kalite standartları gözetilmeden ülkeye giren ürünler söz konusuydu. Resmi olmayan tahminlere göre posta yoluyla ülkeye giren çanta hacmi 2–3 milyar lira seviyesinde. Bu kısıtlamalarla birlikte bu cironun iç piyasada kalacağını, dolayısıyla istihdamın da korunacağını düşünüyoruz.”
Fuarlar İhracatın Anahtarı
Saraciye sektörünün fuarcılık faaliyetlerine büyük önem verdiğini vurgulayan Akyüz, hem yurt içinde hem yurt dışında düzenlenen fuarlara aktif katılım sağladıklarını ifade etti: “Saraciye sektörü hem Türkiye’de hem dünyada düzenlenen birçok fuara aktif şekilde katılıyor. İhracatı artırmak için yurt içi ve yurt dışı fuarları yakından takip ediyoruz.” Küresel rekabetin giderek zorlaştığını belirten Akyüz, fuarların sürdürülebilir ihracat açısından kritik rol oynadığını sözlerine ekledi.
Geleneksel iftar buluşması, sektörün köklü geçmişi ile geleceğe dönük vizyonunu aynı platformda buluştururken; eğitim, markalaşma ve kümelenme odaklı stratejilerle saraciye sektörünün güçlü dönüşüm sürecini bir kez daha gözler önüne serdi.


