Saraciye Sanayicileri Derneği’nin Geleneksel İftar Buluşması, sektörün önde gelen temsilcilerini aynı sofrada bir araya getirdi. Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleşen programda hem sektörün güncel performansı hem de geleceğe yönelik stratejik adımlar masaya yatırıldı. Gecede mikrofonlarımıza konuşan İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Güven Karaca, saraciye sektörünün ihracattaki pozitif performansına ve insan kaynağı odaklı dönüşüm sürecine dikkat çekti.
Karaca, iftar buluşmalarının sadece bir araya gelme organizasyonu olmadığını, aynı zamanda sektörün geleceğine dair istişare zemini sunduğunu vurgulayarak, “Ramazan ayını idrak ettiğimiz bu mübarek günlerde bir araya gelmek bizim için çok kıymetli. Maneviyatı yüksek bu ayda sofralarımızı paylaşırken aynı zamanda sektörümüzün sorunlarını, beklentilerini ve geleceğini de istişare ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
"Katma Değeri Yüksek, Stratejik Bir Alan"
Saraciye sektörünün Türkiye ekonomisi için stratejik bir konumda olduğunu ifade eden Karaca, rakamlarla dikkat çeken bir tablo ortaya koyarak, “Saraciye sektörü, Türk ekonomisi açısından son derece değerli bir alan. Yaklaşık 15,8 dolarlık katma değer üretiyor; bu da Türkiye’nin ihracat ortalamasının yaklaşık 10 katına karşılık geliyor. Bu yönüyle ülkemiz için stratejik bir sektör konumunda.” dedi. Yüksek katma değer üretiminin sektörü ayrıcalıklı bir noktaya taşıdığını belirten Karaca, bu potansiyelin daha da yukarı taşınabileceğini ifade etti.
2025 yılında deri ve deri mamulleri sektörünün birçok alt kolunda ihracat kayıpları yaşandığını hatırlatan Karaca, saraciye sektörünün ise bu tabloya rağmen büyüme kaydettiğini söyledi. Karaca, “2025 yılında sektörümüzün birçok alt kolunda ihracat kayıpları yaşanırken, saraciye sektörü yüzde 3’lük artış performansı gösterdi. 2026’nın ilk iki ayında da yine yüzde 3 seviyesinde artıdayız. Çanta, kemer ve bavul tarafında olumlu bir tablo söz konusu.” şeklinde konuşarak, gerçekleştirilen buluşmada da söz konusu gelişmeleri sektör temsilcileriyle detaylı şekilde değerlendirme fırsatı bulduklarını belirtti.
Makro Zorluklara Rağmen İki Temel Başlık
Yüksek faiz, yüksek enflasyon ve baskılanmış kur politikalarının üretici ve ihracatçı üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu dile getiren Karaca, buna rağmen sektörün odaklanması gereken iki temel konu olduğunu vurguladı: “Elbette yüksek faiz, yüksek enflasyon ve baskılanmış kur gibi makroekonomik zorluklar ihracatçıyı ve üreticiyi ciddi şekilde etkiliyor. İmalat yapmak ve ihracat gerçekleştirmek her geçen gün zorlaşıyor. Ancak tüm bu başlıkları filtrelediğimizde sektörümüzün iki temel sorunu kalıyor: kümelenme ve insan kaynağı.”
Saraciyenin emek yoğun bir sektör olduğunun altını çizen Karaca, sürdürülebilir büyümenin anahtarının nitelikli insan kaynağı olduğunu belirtti: “Saraciye emek yoğun bir sektör. Bu nedenle nitelikli insan kaynağı ve mesleki eğitime sahip çıkmak zorundayız. Meslek yüksekokullarımızın müfredatından makine parkuruna, fiziki altyapısından öğretim kadrosuna kadar her alanı yeniledik ve yenilemeye devam ediyoruz.”
Bu kapsamda Selçuk Üniversitesi ile önemli bir iş birliği gerçekleştirdiklerini belirten Karaca, üniversite bünyesinde bir saraciye sınıfı kurduklarını ve süreci beş yıllık plan çerçevesinde yapılandırdıklarını söyledi: “Hedefimiz net: Meslek liselerinde yetişen öğrencilerimizin bir kısmı dört yıllık üniversite eğitimine devam edecek, mezun olanlar ise tekrar meslek liselerinde usta öğretici olarak görev alacak. Böylece kendi insan kaynağımızı sürdürülebilir bir modelle yetiştireceğiz.” Karaca, sektör için 10 yıllık eğitim planının hazır olduğunu da vurguladı.
"300 Milyar Dolarlık Küresel Pazar"
Küresel ölçekte büyük bir potansiyele işaret eden Karaca, dünya deri mamulleri pazarının büyüklüğüne dikkat çekti: “Dünya deri mamulleri pazarı yaklaşık 300 milyar dolarlık bir büyüklüğe sahip. Bizim ihracatımız ise henüz 1,5 milyar dolar seviyesinde. Bu tablo, önümüzde ciddi bir potansiyel olduğunu açıkça gösteriyor. “Geçmişte hazır giyim içinde yüzde 3–5 bandında yer alan aksesuar ve saraciye ürünleri, son üç yılda yüzde 15 seviyelerine kadar yükseldi. Artık çanta bir aksesuar olmanın ötesinde stilin, ayakkabı ise bir statünün göstergesi haline geldi.”
Konuşmasının sonunda sektörün geleceğine duyduğu inancı dile getiren Karaca, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Mesleğimizin geleceğine inanıyoruz. Bugünü biz inşa ediyoruz; yarını ise meslek liselerimizde yetişen gençlerimiz şekillendirecek.”


