Deri ve Deri Mamulleri sektörü, 2025 yılının genel bir değerlendirmesini yapmak ve 2026 yılına ilişkin yol haritasını paylaşmak üzere İstanbul’da bir araya geldi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Deri ve Deri Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı ve İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Güven Karaca’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya, İDMİB Yönetim Kurulu Üyeleri katıldı.

Toplantı kapsamında mikrofonlarımıza konuşan Saraciye Sanayicileri Derneği Başkanı Turhan Akyüz, sektörün 2025 performansını, küresel gelişmelerin ihracata etkisini, kur politikalarının üretim üzerindeki baskısını ve fuarcılık anlayışında ihtiyaç duyulan dönüşümü değerlendirdi.

“2025’i makul bir seviyede kapattık”

2025 yılının sektör açısından beklentilerin altında kalmadığını vurgulayan Akyüz, ihracat rakamlarına dikkat çekti. Akyüz, “2025 yılı sektörümüz açısından fena geçmedi. Yaklaşık 247 milyon dolarlık ihracatla yılı kapattık. Elbette daha iyi olabilirdi ancak mevcut küresel koşullar dikkate alındığında bunu makul bir seviye olarak değerlendiriyoruz” dedi.

2026 yılına dair beklentilerinin daha yüksek olduğunun altını çizen Akyüz, dünya ekonomisindeki belirsizliklere rağmen Türkiye için önemli fırsatlar bulunduğunu ifade etti. “2026 yılına dair beklentilerimiz daha yüksek. Dünyada olası bir kriz ve genel bir yavaşlama söz konusu. Türkiye’nin bu süreci bir fırsata çevirebileceğini, özellikle yakın coğrafyalara ihracatın artacağını öngörüyoruz” şeklinde konuştu.

Avrupa, Amerika ve Orta Doğu öncelikli pazarlar

Saraciye sektöründe küresel ölçekte öne çıkan pazarlara da değinen Akyüz, Avrupa’nın önemini koruduğunu vurguladı. “Avrupa hâlâ en büyük pazarlarımızdan biri. Bunun yanında Amerika ve Orta Doğu bölgeleri de bizim için çok önemli” diyen Akyüz, özellikle Orta Doğu’ya dikkat çekti.

Önümüzdeki dönemde bu bölgedeki potansiyelin daha iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirten Akyüz, “Önümüzdeki dönemde özellikle Orta Doğu’da ciddi bir artış potansiyeli görüyoruz. Yakın lokasyonları daha doğru değerlendirmemiz gerekiyor. Yakın pazarlara daha fazla odaklanarak bu bölgelerde müşteri nasıl geliştirilebilir, nasıl derinleşebiliriz; çalışmalarımızı bu yönde yoğunlaştırmamız şart” ifadelerini kullandı.

“Kur politikası üreticiyi zorluyor”

Birçok sektörde ithalatın üretime kıyasla daha cazip hale geldiğine yönelik değerlendirmeleri de paylaşan Akyüz, saraciye sektörünün bu durumdan kısmen etkilendiğini dile getirdi. “Ne yazık ki kısmen evet. Mevcut kur politikası, sektörümüzü zorlayan başlıklardan biri. Kurun düşük seyretmesi ve enflasyon baskısı üretici üzerinde ciddi bir yük oluşturuyor” dedi.

İDMİB Başkanı Güven Karaca, "2025 ithalata teslim olduğumuz bir yıl oldu"
İDMİB Başkanı Güven Karaca, "2025 ithalata teslim olduğumuz bir yıl oldu"
İçeriği Görüntüle

Sektörün temel beklentisinin kur-enflasyon dengesinin sağlanması olduğunu vurgulayan Akyüz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim temel beklentimiz, enflasyon oranına paralel bir kur artışı olması. Kurun baskılanması kısa vadede zorluk yaratıyor. Ancak enflasyonun düşüş trendine girmesiyle birlikte, kur ve enflasyonun daha dengeli ilerlemesi halinde bunun sektöre olumlu yansıyacağını düşünüyoruz.”

“Klasik fuar anlayışı artık yeterli değil”

Saraciye sektörüne yönelik fuar planlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Akyüz, mevcut fuar anlayışının değişmesi gerektiğini belirtti. Saraciyenin geniş bir ekosistemin parçası olduğuna dikkat çeken Akyüz, “Saraciye sektörü aslında çok geniş bir alanı kapsıyor. Ayakkabının, hazır giyimin ve aksesuarın bir parçasıyız. Bu nedenle klasik fuar anlayışının artık yeterli olmadığını düşünüyorum” dedi.

Daha büyük ve daha kapsayıcı organizasyonlara ihtiyaç olduğunu vurgulayan Akyüz, “Fuar alışkanlıklarımızı değiştirmemiz gerekiyor. Daha büyük, daha global fuarlar düzenlemeliyiz. Ayakkabı, tekstil ve saraciyenin bir arada olduğu, dünyanın tüm oyuncularını kendine çeken organizasyonlara ihtiyacımız var” şeklinde konuştu.

Çin’in Canton Fuarları örneğine de değinen Akyüz, “Çin bunu Canton Fuarları ile çok iyi başardı. Biz de artık her zaman yaptığımızın dışına çıkmalı, daha radikal ve vizyoner adımlar atmalıyız. Aksi halde müşterilerimizi yavaş yavaş kaybetme riskiyle karşı karşıya kalıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Devlet destekleri sektöre güç veriyor”

Ticaret Bakanlığı’nın sağladığı teşvikleri de değerlendiren Akyüz, desteklerin sektör açısından hayati önemde olduğunu vurguladı. “Ticaret Bakanlığı sektörümüze elinden gelen tüm desteği veriyor. İhtiyaç duyduğumuz her noktada katkı sağladıklarını görüyoruz ve bu desteklerin 2026 yılında da devam edeceğine inanıyoruz” dedi.

Küresel ölçekte zorlu bir dönemden geçildiğini hatırlatan Akyüz, “Devletimizin bu süreci doğru okuduğunu düşünüyorum. Mevcut şartlar içinde üretici ve ihracatçıyı ayakta tutmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Bu desteklerin önümüzdeki dönemde sektöre daha güçlü şekilde yansıyacağını düşünüyorum” diyerek sözlerini tamamladı.