Deri ve Deri Mamulleri sektörü, 2025 yılını değerlendirirken 2026 yılına ilişkin yol haritasını da ortaya koydu. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Deri ve Deri Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı ve İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Güven Karaca’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantı, sektör temsilcilerini bir araya getirdi.
İDMİB Yönetim Kurulu Üyelerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, sektörün mevcut durumu, karşılaşılan zorluklar ve önümüzdeki döneme ilişkin beklentiler ele alındı. Toplantı kapsamında mikrofonlarımıza konuşan Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği (TDKD) Başkanı Cengiz Sarıgül, özellikle deri konfeksiyonu alanındaki gelişmelere dikkat çekti.
“Yenilikçi adımların karşılığını almaya başladık”
Sektördeki dönüşüm sürecine vurgu yapan Cengiz Sarıgül, son dönemde alınan stratejik kararların somut sonuçlar vermeye başladığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Yenilikçi olmaya ve bu yönde ilerlemeye karar verdiğimiz için bugün bunun olumlu sonuçlarını görmeye başladık. Attığımız adımların karşılığını alıyoruz.”
Küresel gelişmelerin sektör üzerindeki etkisine de değinen Sarıgül, özellikle jeopolitik risklerin azalmasının deri konfeksiyonu açısından yeni fırsatlar doğuracağını ifade etti. “Özellikle Rusya–Ukrayna Savaşı’nın sona ermesiyle birlikte sektörümüz için daha güçlü bir dönemin kapısının aralanacağını düşünüyoruz.”
Yeni yapılanma ve güçlü bir yönetim platformu hazırlığı
TDKD Başkanı Sarıgül, sektörün geleceğine yönelik daha net ve kapsayıcı bir yapı oluşturma hedefinde olduklarını vurgulayarak, önümüzdeki dönemde yeni bir yapılanma sürecine girileceğini dile getirdi: “Bu süreçte sektöre daha net ve güçlü bir mesaj vererek yeni bir yapılanma ve yönetim platformu oluşturulmasına hazırlanıyoruz.”
Deri konfeksiyonu neden ayrışıyor?
Genel olarak deri sektöründe bir daralma yaşanırken, deri konfeksiyonunda gözlemlenen artışın nedenleri de toplantının öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Bu durumu değerlendirirken ekonomik gerçeklerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Sarıgül, enflasyonun sektör üzerindeki baskısına dikkat çekti. “Deri konfeksiyonundaki artışı değerlendirirken enflasyon gerçeğini de göz ardı etmemek gerekiyor. Bugün firmalarımızın büyük bir kısmı ekonomik olarak çok rahat bir dönemde değil; herkes ayakta kalma mücadelesi veriyor.”
Buna rağmen, sektöre yeniden hareketlilik kazandıracak gelişmelerin firmaların toparlanma sürecini hızlandıracağını ifade eden Sarıgül, orta vadeye ilişkin beklentilerin daha pozitif olduğunun altını çizdi. “Ancak sektöre yeni bir hareketlilik gelmesiyle birlikte firmaların kendini toparlayacağına inanıyoruz. Bu nedenle 2026 yılına dair beklentilerimiz daha olumlu. Verilerin de bu yönde şekilleneceğini öngörüyoruz.”
2026’ya temkinli ama umutlu bakış
Toplantıda yapılan değerlendirmeler, deri ve deri mamulleri sektörünün 2025’i zorluklarla geride bırakırken, 2026 yılına daha temkinli ancak umutlu bir perspektifle hazırlandığını ortaya koydu. Yenilikçi üretim anlayışı, yeni pazar arayışları ve sektörel iş birlikleriyle birlikte özellikle deri konfeksiyonunda büyümenin sürmesi bekleniyor.


