SARSILMAZ Yönetim Kurulu Başkanı Latif Aral Aliş, NATO Zirvesi'nin yalnızca güvenlik politikalarının değil, savunma sanayiinde ortak üretim, teknoloji paylaşımı ve uzun vadeli stratejik iş birliklerinin de yeniden şekillendiği önemli bir platform olduğunu belirterek, Türkiye'nin bu süreçte güçlü bir çözüm ortağı olarak öne çıktığını söyledi.

SARSILMAZ Yönetim Kurulu Başkanı Latif Aral Aliş, NATO Zirvesi'nin küresel güvenlik mimarisinin yeniden şekillendiği stratejik bir platform olmanın yanı sıra, savunma sanayiinde yeni iş birliklerinin önünü açan önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Türkiye'nin son yıllarda geliştirdiği savunma sanayii kabiliyetleriyle NATO'nun güvenilir çözüm ortaklarından biri haline geldiğini vurgulayan Aliş, zirvenin ortak üretim, teknoloji geliştirme ve uzun vadeli proje ortaklıkları açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. NATO Zirvesi'nin yalnızca güvenlik politikalarının ele alındığı diplomatik bir platform olmadığını belirten Aliş; hibrit savaş, siber güvenlik, hava savunması, insansız sistemler ve mühimmat tedarik güvenliği gibi yeni nesil tehditlerin, müttefik ülkeler arasında daha güçlü koordinasyonu ve savunma sanayiinde daha derin iş birliklerini zorunlu hale getirdiğini ifade etti.

"Türkiye, NATO'nun güvenliğine somut katkı sunan ülkelerin başında geliyor"

Türkiye açısından zirvenin, ülkenin NATO içindeki stratejik konumunu ve savunma sanayiinde ulaştığı kabiliyet seviyesini uluslararası ölçekte bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayan Aliş, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Türkiye; jeopolitik konumu, sahadaki operasyonel tecrübesi, güçlü ordusu, gelişen mühendislik alt yapısı ve son yıllarda büyük ivme kazanan yerli ve millî savunma sanayiiyle ittifakın güvenliğine somut katkı sunan ülkelerin başında gelmektedir. Bu nedenle zirve, Türkiye'nin yalnızca güvenlik politikaları açısından değil, aynı zamanda savunma teknolojileri, üretim kapasitesi ve ihracat potansiyeli açısından da merkez ülkelerden biri olduğunu göstermektedir"

"Yeni dönemin odağında ortak üretim ve teknoloji paylaşımı var"

Savunma sanayii bakımından NATO Zirvesi'nin en önemli çıktılarından birinin ortak üretim, ortak tedarik, teknoloji paylaşımı ve uzun vadeli proje ortaklıkları için yeni bir zemin oluşturması olduğunu belirten Aliş, güvenlik ihtiyaçlarının artık yalnızca tekil ürünlerle karşılanamayacağını söyledi. Aliş, "Günümüzde güvenlik ihtiyaçları artık tekil ürünlerden ibaret değildir; entegre sistemler, sürdürülebilir tedarik zinciri, mühimmat sürekliliği, platform uyumluluğu, yüksek teknoloji üretimi ve hızlı ölçeklenebilir kapasite aynı anda değerlendirilmektedir. Bu çerçevede Türkiye savunma sanayii, sahip olduğu esnek üretim kabiliyeti, mühendislik birikimi ve sahadan beslenen ürün geliştirme yaklaşımıyla NATO ülkeleri için güçlü bir çözüm ortağı konumundadır" diye konuştu.

Aliş, önümüzdeki dönemde NATO üyesi ve müttefik ülkeler arasında kara, hava ve deniz platformlarına yönelik sistem entegrasyonu, insansız sistemler, akıllı mühimmat, hava savunma bileşenleri, silah sistemleri, elektronik ve mekatronik çözümler, bakım-onarım-modernizasyon faaliyetleri ve müşterek üretim modelleri alanlarında yeni fırsatların doğacağına inandıklarını belirtti.

"Türk savunma sanayiinin ulaştığı seviye güçlü bir vizyonun sonucudur"

Türk savunma sanayiinin bugün ulaştığı seviyenin, yıllar içerisinde kararlılıkla inşa edilen güçlü ekosistemin bir sonucu olduğunu ifade eden Aliş, şunları söyledi:

Philips, dünyanın ilk bağımsız çift taraflı monitörünü tanıttı
Philips, dünyanın ilk bağımsız çift taraflı monitörünü tanıttı
İçeriği Görüntüle

"Başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, hükümetimizin ortaya koyduğu yerli ve millî savunma sanayii iradesi; Savunma Sanayii Başkanlığımızın koordinasyonu, yönlendirmesi ve sektöre kazandırdığı stratejik perspektifle birlikte bugün Türkiye'yi küresel ölçekte saygın, güvenilir ve rekabetçi bir savunma sanayii aktörü haline getirmiştir. Bu vizyon sayesinde Türk şirketleri artık yalnızca ürün sağlayan değil; teknoloji geliştiren, sistem kuran, platformlara entegre çözümler sunan ve uluslararası iş birliklerinde aktif rol üstlenen yapılar haline gelmiştir. Bu büyük dönüşüme liderlik eden tüm kurumlarımıza ve emeği geçenlere şükranlarımızı sunuyoruz"

SARSILMAZ'ın bu ekosistemin önemli bir parçası olarak Türkiye'nin savunma sanayii vizyonuna katkı sunmayı millî bir sorumluluk olarak gördüğünü vurgulayan Aliş, üretimden mühendisliğe, Ar-Ge'den sistem entegrasyonuna ve uluslararası iş birliklerine kadar sahip oldukları kabiliyetleri ülkenin stratejik hedefleri doğrultusunda geliştirmeye devam ettiklerini söyledi.