Deri ve Deri Mamulleri sektörü, 2025 yılını kapsamlı bir değerlendirme toplantısıyla ele alırken, 2026 yılına ilişkin beklenti ve hedeflerini de kamuoyuyla paylaştı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Deri ve Deri Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı ve aynı zamanda İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Yönetim Kurulu Başkanı olan Güven Karaca’nın ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya, İDMİB Yönetim Kurulu Üyeleri katıldı.

Toplantı kapsamında mikrofonlarımıza konuşan İDMİB Başkanı Güven Karaca, sektördeki ihracat performansından dış ticaret dengesine, kamu desteklerinden fuar stratejilerine kadar birçok başlıkta önemli değerlendirmelerde bulundu.

2025 ihracatı 1,44 milyar dolar seviyesinde kapandı

2025 yılı ihracat rakamlarını değerlendiren Güven Karaca, sektörün yılı 1 milyar 440 milyon dolarlık ihracatla kapattığını belirterek, “Sektörümüz 2025 yılını 1 milyar 440 milyon dolarlık bir ihracat performansıyla tamamladı. Alt kırılımlara baktığımızda; ayakkabı ve tabakhane ihracatında gerileme yaşandığını, buna karşılık saraciye ile deri konfeksiyon sektörlerinin ihracatlarını artırmayı başardığını görüyoruz.” dedi. Karaca, rakamların ötesinde ihracatın niteliğine dikkat çekerek katma değer vurgusu yaptı.

Deri ve deri mamulleri sektörünün Türkiye ekonomisi açısından stratejik önemine değinen Karaca, kilogram başına ihracat değerinin sektörün gücünü ortaya koyduğunu ifade etti: “Sadece ne kadar ihracat yaptığınız değil, hangi katma değerle ihracat yaptığınız da büyük önem taşıyor. Türkiye ekonomisi ve cari denge açısından sektörümüzün kilogram başına ihracat değeri 13,9 dolar seviyesinde. Bu rakam, savunma sanayi, mücevherat ve konfeksiyondan sonra en yüksek katma değerli sektörlerden biri olduğumuzu açıkça gösteriyor.”

Kümülatif ihracat verilerine de değinen Karaca, 2025 yılında yaklaşık yüzde 5’lik bir daralma yaşandığını ancak alt sektörler arasında ciddi performans farklılıkları bulunduğunu vurguladı.

Dış ticaret dengesi alarm veriyor

İthalat tarafındaki gelişmelerin sektörü zorladığını belirten Karaca, son yıllarda dış ticaret dengesinin tersine döndüğünü ifade ederek, “2025 yılı, ithalat baskısını yoğun şekilde hissettiğimiz bir yıl oldu. Oysa 2022 yılında 567 milyon dolarlık dış ticaret fazlası veren bir sektördük. Bugün ise özellikle 2024 ve 2025 yıllarında yaklaşık 1 milyar dolarlık dış ticaret açığı veriyoruz. Aradaki 1,5–2 milyar dolarlık fark, doğrudan Türkiye’deki sanayicinin ve ihracatçının kaybı anlamına geliyor.”

Mevcut ekonomik koşulların ithalatı cazip hale getirdiğini belirten Karaca, yüksek enflasyon ve faiz oranlarının üretim üzerindeki baskısına dikkat çekti.

GÜSOD: Sektörümüzde asgari ücretin yüzde 25-50 üzerinde bir ücret benimsenmeli
GÜSOD: Sektörümüzde asgari ücretin yüzde 25-50 üzerinde bir ücret benimsenmeli
İçeriği Görüntüle

Kamu Destekleri ve kur dönüşüm mekanizması

Ticaret Bakanlığı başta olmak üzere kamu kurumlarının sağladığı desteklere değinen Karaca, özellikle kur dönüşüm desteğinin önemine vurgu yaparak, “Birçok bakanlığımızın ihracatçıya yönelik destekleri var. Bunların içinde en önemlilerinden biri kur dönüşüm desteği. Şu anda yaklaşık yüzde 3 seviyelerinde uygulanıyor ve bunun artırılması gerektiğini Hazine ve Maliye Bakanlığımızla sık sık dile getiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Fuar ve tanıtım desteklerinde son dönemde yapılan düzenlemelerin süreci hızlandırdığını belirten Karaca, stratejik fuarlarda en üst seviyeden teşvik alınabildiğini ifade etti.

Hızlı kargo düzenlemesi: Sadece ticaret değil, sağlık meselesi

Hızlı kargo yoluyla yurt dışından gelen ürünlerde uygulanan 30 ve 150 avroluk limitlerin kaldırılmasını sektör açısından kritik bir adım olarak değerlendiren Karaca, “Bu karar sektörümüz açısından son derece önemli. Çünkü konu sadece ticaret değil, aynı zamanda insan sağlığı. Biz ürünlerimizi üretirken fiziksel ve kimyasal testlerden geçiriyoruz. Ancak son yıllarda dünyanın herhangi bir yerinden, hiçbir denetime tabi olmadan ülkemize giren ürünler söz konusuydu. Ticaret Bakanlığımız bu riski net şekilde gördü ve çok doğru bir adım attı.”

2026'da enflasyon ve faizde aşağı yönlü eğilim bekleniyor

Sanayici ve ihracatçının daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Karaca, 2026 yılına ilişkin temkinli bir iyimserlik taşıdıklarını belirterek, “Bugün üretim yapmak da, sanayici olmak da oldukça zor. Bunun temel nedeni yüksek enflasyon ve faiz. 2026 yılında bu iki başlıkta aşağı yönlü bir eğilim bekliyoruz. Bu da sektörümüz açısından önemli bir rahatlama anlamına gelecek.”

Yeni yıl fuar politikalarına da değinen Güven Karaca, yurt dışı ve yurt içi organizasyonların netleştiğini söyledi:
“Önümüzdeki hafta Garda Bags Fuarı’na gidiyoruz. Ardından MICAM Milano, Şubat ayında Lineapelle, Mart ayında ise APLF Hong Kong fuarları var. Özellikle tabakhane sektörümüz için 2026’nın gidişatı bu fuarlardaki temaslarla şekillenecek.”

Yurt içi fuarlarda ise mevcut organizasyonların desteklenmeye devam edeceğini belirten Karaca, yeni bir fuar planlarının bulunmadığını sözlerine ekledi.

Toplantı, sektörün mevcut sorunlarının ve gelecek vizyonunun bütüncül bir çerçevede ele alındığı güçlü mesajlarla sona erdi.