Türkiye’nin teknoloji ve inovasyon merkezlerinden İTÜ ARI Teknokent, stratejik partneri InnotalentPlus ile birlikte Dual-Use Studio İstanbul’u ve İTÜ Çekirdek Dual-Use Hızlandırma Programı’nı düzenlenen lansman etkinliğiyle duyurdu. Yeni program; sivil sanayi ile savunma, havacılık ve uzay ekosistemlerini planlı, sürdürülebilir ve sonuç odaklı bir model altında bir araya getirmeyi amaçlıyor.
İleri mühendislik, otonom sistemler, yapay zekâ, siber güvenlik, sensör teknolojileri, malzeme bilimleri ve uzay çözümleri gibi stratejik alanlara odaklanan program; çift kullanım (dual-use) potansiyeli taşıyan teknolojilerin küresel ölçekte konumlandırılmasını ve ölçeklenebilir iş modellerine dönüştürülmesini hedefliyor.

Ekosistemleri Buluşturan Yapı
Dual-Use Studio İstanbul ve İTÜ Çekirdek Dual-Use Hızlandırma Programı; akademi, girişimci, sanayi ve kamu paydaşlarını aynı ekosistem içerisinde buluşturuyor. Bu model sayesinde geliştirilen teknolojilerin doğru pazar, uygun iş modeli ve stratejik iş birlikleriyle hem savunma hem de sivil alanlarda büyümesi amaçlanıyor.
Program, erken ve büyüme aşamasındaki girişimlere odaklanarak ikili kullanım potansiyelini pazara taşıyacak kapsamlı bir destek mekanizması sunuyor. Girişimler; dual-use potansiyel analizi, PoC geliştirme süreçleri, kurum–startup eşleşmeleri, yatırımcı ilişkileri, regülasyon ve uyum stratejileri ile pazara giriş planları gibi başlıklarda destek alacak.
Programa kabul edilen girişimler, İTÜ ARI Teknokent’in güçlü girişimcilik altyapısı ile akademik ve endüstriyel paydaş ağından yararlanarak yıl sonunda yatırımcılar ve sektör temsilcileriyle bir araya gelme fırsatı elde edecek.
“Köklerimizde İkili Kullanım Var”
Açılış konuşmasını yapan İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Attila Dikbaş, dual-use yaklaşımının köklü bir mühendislik geleneğine dayandığını vurguladı. Dikbaş, İTÜ’nün tarihsel kökenlerine atıfta bulunarak, hem sivil hem askerî kapasite üretme kültürünün geçmişten bugüne taşındığını ifade etti.
İTÜ Çekirdek ile girişimleri yatırımcılar ve büyük kurumlarla buluşturan sistemli bir yapı kurduklarını belirten Dikbaş, “Bu deneyimi şimdi ikili kullanım perspektifiyle daha ileri taşıyoruz. Dual-Use Studio İstanbul ile teknolojilerin potansiyelini analiz eden, doğru pazar konumlandırması yapan ve PoC süreçlerini yapılandıran bütüncül bir model oluşturuyoruz.” dedi.
Dayanıklılık ve Küresel Rekabet
Koluman Holding Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Kaan Saltık, küresel jeopolitik gelişmeler, artan savunma harcamaları ve tedarik zinciri risklerinin teknoloji stratejilerini yeniden şekillendirdiğini belirtti. Dual-use yaklaşımının sürdürülebilir bir Ar-Ge modeli oluşturduğunu ve tedarik zinciri dayanıklılığını güçlendirdiğini ifade eden Saltık, NATO DIANA yapısının bu modeli merkezine aldığını ve Türkiye’nin bu ağda aktif rol üstlendiğini söyledi.
Makine Kimya Enstitüsü Genel Müdürü ve SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İlhami Keleş ise savunma sanayinde yerlilik oranının artmasının stratejik bağımsızlık açısından kritik önem taşıdığını vurguladı. Dual-use teknolojilerin iç pazarda ölçek oluşturduğunu ve ihracat potansiyelini artırdığını belirten Keleş, sanayi–startup iş birliklerinin hızlandırılması gerektiğine dikkat çekti.
Emekli Korgeneral Alpaslan Erdoğan da sahada doğrulanmış teknolojilerin önemine işaret ederek, gerçek operasyon senaryolarında test edilen çözümlerin hem savunma kapasitesini güçlendirdiğini hem de sivil pazarda ekonomik değer yarattığını ifade etti.

Stratejik Köprü ve Küresel Entegrasyon
InnotalentPlus Kurucusu Güven Karaöz, Dual-Use Studio İstanbul’un sivil ve savunma ekosistemleri arasında stratejik bir köprü görevi üstlendiğini belirterek teknolojilerin pazar, regülasyon ve ölçeklenme boyutlarıyla entegre biçimde ele alındığını söyledi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı DIANA Program Koordinatörü Ayşe Aydın Selvi ise NATO DIANA programının dual-use inovasyonu hızlandırma misyonuna değinerek Türkiye’nin bu ağ içindeki konumunun güçlendiğini ve uluslararası iş birliklerinin arttığını ifade etti. Küresel rekabet için standartlara uyum ve sertifikasyon süreçlerinin belirleyici olduğunun altını çizdi.
“Sahadan Gerçek Deneyimler” Paneli
Etkinlik kapsamında düzenlenen panelde akademi, girişimcilik ve savunma sanayii temsilcileri bir araya geldi. Panelde; savunma için geliştirilen ileri teknolojilerin sivil pazarda nasıl ölçeklendiği, sertifikasyon ve ihracat kontrol süreçlerinin tasarım aşamasında nasıl ele alınması gerektiği ve yatırımcıların dual-use girişimlere hangi kriterlerle yaklaştığı gibi başlıklar ele alındı.
Dual-Use Studio İstanbul ve İTÜ Çekirdek Dual-Use Hızlandırma Programı, Türkiye’nin teknoloji üretim kapasitesini güçlendirmeyi ve çift kullanım potansiyeline sahip girişimleri küresel ölçekte rekabetçi bir konuma taşımayı hedefliyor.




