DP World’ün Avrupa, Türkiye ve Körfez’i birbirine bağlayan entegre lojistik koridoru, yalnızca deniz yoluyla yaklaşık 55 gün süren transit sürelerini 22 ila 29 güne kadar indirirken, şirketlerin daha dayanıklı tedarik zincirleri oluşturmasına da katkı sağlıyor.
DP World, jeopolitik belirsizlikler ve geleneksel deniz taşımacılığı rotalarında yaşanan aksaklıklar nedeniyle şirketlerin tedarik zincirlerini çeşitlendirmeye yöneldiğini açıkladı. Bu kapsamda Körfez pazarlarına taşınan yüklerin giderek daha büyük bir bölümünün Türkiye üzerinden gerçekleştirildiği belirtildi. Söz konusu gelişme, Türkiye’nin Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasındaki stratejik ticaret ve lojistik merkezi konumunu daha da güçlendiriyor.
İstanbul’da düzenlenen 5. Türkiye Denizcilik Zirvesi’nde konuşan DP World Parklar ve Ekonomik Bölgeler Küresel Operasyon Direktörü Abdulla Al Hashmi, şirketlerin geleneksel deniz taşımacılığı rotalarını destekleyecek alternatif ticaret koridorlarına yöneldiğini söyledi.
Son dönemde deniz taşımacılığı güzergâhlarında yaşanan aksamaların, çeşitlendirilmiş tedarik zincirlerinin önemini artırdığını belirten Al Hashmi, şirketlerin transit sürelerini kısaltmak ve operasyonel dayanıklılıklarını güçlendirmek amacıyla deniz ve kara taşımacılığını daha fazla entegre ettiğini ifade etti.
Al Hashmi, Türkiye üzerinden taşınan yük hacminde önemli bir artış gözlemlediklerini belirterek, “Şirketlerin Körfez pazarlarına ürün sevkiyatında Türkiye’yi geçiş koridoru olarak tercih etmesiyle birlikte yük hacmi önemli ölçüde artıyor. Bu eğilim birçok farklı sektörü kapsıyor ve çift yönlü ilerliyor. Avrupa’dan Körfez’e yapılan taşımaların yanı sıra Uzak Doğu’dan Türkiye üzerinden Körfez’e ulaşan yük akışı da hız kazanıyor.” dedi.
DP World, otomotiv, tüketim ürünleri ve endüstriyel üretim sektörlerinde faaliyet gösteren müşterilerine Türkiye’yi Körfez pazarlarına açılan stratejik bir geçiş noktası olarak kullanan entegre lojistik çözümler sunuyor.
Şirketin deniz ve kara taşımacılığını birleştiren multimodal koridoru sayesinde Avrupa ile Körfez arasındaki transit süresi, yalnızca deniz yoluyla yaklaşık 55 gün sürerken 22 ila 29 güne kadar düşürülebiliyor. Böylece özellikle zaman açısından hassas yükler için daha hızlı, güvenilir ve dayanıklı bir lojistik alternatifi oluşturuluyor.
Türkiye stratejik bir lojistik merkezine dönüşüyor
Türkiye’nin stratejik coğrafi konumunun, limanlar, kara yolu taşımacılığı, demiryolu bağlantıları ve lojistik altyapıya yönelik yatırımlarla desteklendiğini belirten Al Hashmi, bu gelişmelerin ülkenin bölgedeki önemli ticaret geçiş noktalarından biri olma konumunu güçlendirdiğini söyledi.
Al Hashmi, “Türkiye artık yalnızca bir transit ülke değil. Avrupa, Asya ve Körfez’i birbirine bağlayan stratejik bir lojistik merkezine dönüşüyor. Şirketler tedarik zincirlerini yeniden yapılandırırken Türkiye, küresel ticaret açısından çok daha kritik bir geçiş noktası olma potansiyeli taşıyor.” ifadelerini kullandı.
DP World, Türkiye genelindeki liman operasyonları, yük taşımacılığı, kontrat lojistiği ve multimodal taşımacılık faaliyetlerini tek bir uçtan uca tedarik zinciri çözümü altında birleştiren entegre bir lojistik ekosistemi kurmayı hedefliyor.
Türkiye’ye 600 milyon doların üzerinde yatırım
DP World, bugüne kadar Türkiye’ye 600 milyon doların üzerinde yatırım yaparak ülkenin en entegre lojistik platformlarından birini oluşturdu.
Şirketin 2024 yılında hayata geçirdiği DP World Evyap yapılanması kapsamında Yarımca ve Körfez terminalleri tek çatı altında birleştirildi. Bu adımla Doğu Marmara’nın en büyük, Türkiye’nin ise ikinci büyük liman operasyonu oluşturuldu.
Birleşme sayesinde liman kapasitesi artırılırken Türkiye’nin bölgesel ve küresel pazarlara olan bağlantısı da önemli ölçüde güçlendirildi.
DP World ayrıca terminalini kendi yatırımıyla Türkiye’nin ulusal demiryolu ağına bağlayan ilk özel liman işletmecisi oldu. Bu bağlantı, Türkiye’nin Bakü-Tiflis-Kars koridoru ve geniş İpek Yolu ağı üzerinden erişimini artırdı.
DP World Evyap, doğrudan otoyol bağlantısı ve İstanbul-Ankara demiryolu hattı aracılığıyla Türkiye’nin sanayi bölgelerini küresel pazarlara bağlıyor. Gerçekleştirilen yatırımlar, daha hızlı yurt içi dağıtımı destekleyen, tedarik zincirlerinin dayanıklılığını artıran ve Türkiye’nin uluslararası ticarette rekabetçi bir geçiş merkezi olma konumunu güçlendiren entegre bir lojistik ağ oluşturuyor.
DP World entegre lojistik ağını genişletecek
Al Hashmi, küresel ticarette yaşanan dönüşümü desteklemek amacıyla DP World’ün Türkiye genelindeki lojistik ağını genişletmeye devam edeceğini söyledi.
Şirketin liman operasyonları, yük taşımacılığı, kontrat lojistiği ve multimodal taşımacılığı kesintisiz bir uçtan uca tedarik zinciri çözümü altında bir araya getirmeyi sürdüreceğini belirten Al Hashmi, şunları kaydetti:
“Aksamaların yaşandığı bir dünyada bağlantısallık rekabet avantajıdır. Belirsizliklerin arttığı bir ortamda entegrasyon güçtür. Her geçen gün daha karmaşık hâle gelen küresel ticarette Türkiye, ticaret akışlarının merkezinde daha güçlü bir konuma yükselme fırsatına sahip. DP World olarak bu hedefi desteklemek için buradayız.”


