Doğuş Teknoloji, yapay zekayı işe alımdan yetenek gelişimine, performans yönetiminden kariyer planlamasına kadar uzanan insan kaynakları süreçlerinin merkezinde konumlandırıyor. Yapay zeka destekli araçlar ve ajanlar sayesinde yüksek hacimli verileri daha hızlı ve etkin biçimde analiz eden şirket, bir yandan gelecekte ihtiyaç duyacağı yetkinlikleri öngörürken diğer yandan çalışanlarına daha kişiselleştirilmiş gelişim ve kariyer fırsatları sunmayı hedefliyor. Bu yaklaşımın temelinde ise teknolojinin analiz ve hız kapasitesiyle insanın deneyimini, sezgisini ve karar verme becerisini bir araya getiren hibrit bir çalışma modeli bulunuyor.

Yapay zeka, iş dünyasında yalnızca teknolojik altyapıları ve operasyonları dönüştürmekle kalmıyor; aynı zamanda iş yapış biçimlerini, rolleri ve bu roller için ihtiyaç duyulan yetkinlikleri de yeniden şekillendiriyor. Bu dönüşüm, insan kaynaklarının sorumluluk alanını da genişletiyor. Kurumlar artık yalnızca mevcut yetenek ihtiyaçlarını karşılamaya değil, gelecekte hangi yetkinliklere ihtiyaç duyacaklarını öngörmeye ve çalışanlarını bu değişime hazırlamaya da odaklanıyor.

Doğuş Teknoloji de yetenek stratejisini bu perspektifle geliştiriyor. Şirket, yapay zekadan yalnızca süreçleri hızlandıran bir teknoloji olarak değil; mevcut ve gelecekteki yetkinlik ihtiyaçlarını daha doğru analiz eden, çalışanların gelişimini destekleyen ve kariyer yolculuklarını kişiselleştiren bir araç olarak yararlanıyor.

22 Binin Üzerinde Başvuru Yapay Zeka ile Değerlendirildi

Bu yaklaşımın işe alım süreçlerindeki önemli örneklerinden biri, şirketin genç yetenek programı Geleceğe Giriş 2026 oldu. Program kapsamında 22 binin üzerinde başvurunun değerlendirilmesi ve yönetilmesi sürecinde yapay zeka tabanlı video mülakat çözümleri ile aday arama ajanlarından yararlanıldı. Böylece yüksek sayıdaki aday başvurusu daha hızlı, sistematik ve etkin bir şekilde analiz edilirken, görüşme süreçleri planlanan süreden yüzde 30 daha kısa sürede tamamlandı.

Yapay zekanın büyük miktardaki veriyi analiz ederek adayları önceliklendirebilmesi, işe alım ekiplerinin üzerindeki operasyonel yükün azalmasına katkı sağlıyor. Böylece ekipler, insan değerlendirmesinin kritik olduğu noktalara ve daha stratejik kararlara daha fazla zaman ayırabiliyor. Teknoloji süreci destekleyen önemli bir güç olarak konumlanırken, nihai değerlendirme ve karar verme sorumluluğu insanda kalıyor.

Yapay Zeka Destekli Yetenek Yönetimi İşe Alımla Sınırlı Kalmıyor

5. Bursa Turizm Zirvesi 8 Eylül’de Kapılarını Açıyor
5. Bursa Turizm Zirvesi 8 Eylül’de Kapılarını Açıyor
İçeriği Görüntüle

Doğuş Teknoloji, işe alım süreçlerinde edindiği yapay zeka deneyimini çalışan gelişimi ve kariyer yönetimi alanlarına da taşıyor. Şirket, çalışanlarını değerlendirirken yalnızca mevcut görev ve sorumluluklarına değil; sahip oldukları yetkinliklere, gelişim ihtiyaçlarına ve gelecekte üstlenebilecekleri rollere de odaklanıyor.

Bu yaklaşımın temel amacı, çalışanların gelişim ve kariyer planlarını şirketin önümüzdeki iki-üç yıllık dönemde ihtiyaç duyacağı yetkinliklerle daha güçlü biçimde eşleştirmek. Yapay zeka destekli ajanlar; mevcut yetkinliklerin analiz edilmesinden gelecekte önem kazanacak becerilerin belirlenmesine, kişiye özel gelişim alanlarının oluşturulmasından kariyer fırsatlarının şekillendirilmesine kadar sürecin farklı aşamalarında kullanılıyor.

“Kariyer Planlamasını Bugünkü Roller Üzerinden Değil, Geleceğin Yetkinlikleri Üzerinden Şekillendiriyoruz”

Doğuş Teknoloji Yetenek ve Kültürden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nağme Babalık, şirketin yapay zeka ve yetenek yönetimi yaklaşımını şu sözlerle anlatıyor:

“Geleceğin organizasyonlarını yalnızca bugünün iş tanımları ve rollerinden yola çıkarak yönetmek mümkün değil. Önümüzdeki dönemde pozisyonlardan ziyade yetkinlikleri ve potansiyeli, mevcut deneyimden çok öğrenme çevikliğini daha fazla konuşacağız. Bu nedenle odağımızı yalnızca bugünün yetenek ihtiyaçlarıyla sınırlamıyor; yapay zekanın hangi rolleri dönüştüreceğini, hangi yetkinliklerin ön plana çıkacağını ve çalışma arkadaşlarımızı bu değişime nasıl hazırlayabileceğimizi de değerlendiriyoruz.

Yapay zeka destekli ajanlardan yararlanarak bugün sahip olduğumuz ve gelecekte ihtiyaç duyacağımız yetkinlikleri daha net biçimde ortaya koyuyor, çalışanlarımız için daha kişiselleştirilmiş gelişim ve kariyer planları tasarlıyoruz. Bu planları oluştururken yalnızca çalışanın mevcut rolüne odaklanmıyor; önümüzdeki iki-üç yıl içerisinde organizasyonumuzun ihtiyaç duyacağı yetkinlikleri de sürecin önemli bir girdisi olarak ele alıyoruz.

Yapay zeka okuryazarlığı, şirketimiz açısından temel yetkinliklerden biri haline geldi. Yapay zeka yalnızca teknik ekiplerin değil; insan kaynaklarından finansa, pazarlamadan satışa kadar tüm fonksiyonların çalışma biçimini dönüştürüyor. Bu dönüşümde bizim için önemli olan; iş süreçlerini yeniden tasarlarken doğru soruyu sorabilmek, gerekli bağlamı oluşturabilmek ve yapay zekanın ortaya çıkardığı sonuçları doğru değerlendirebilmek.

Bu nedenle tüm çalışma arkadaşlarımızdan yalnızca yeni yapay zeka araçlarını kullanmalarını değil, karşılaştıkları problemi doğru tanımlamalarını ve yapay zeka desteğiyle elde ettikleri çıktıyı somut iş sonuçlarına dönüştürebilmelerini bekliyoruz. AI native dönemde teknik uzmanlık önemini koruyacak; ancak tek başına yeterli olmayacak. Teknik bilgi ve uzmanlığını işin bağlamıyla birleştirebilen profesyoneller, geleceğin yeteneklerini oluşturacak.

Rekabet avantajı, teknolojiyle güçlenen hibrit yetkinlikleri organizasyon genelinde geliştirebilen kurumların olacak. Biz de bu anlayış doğrultusunda, insan ve teknolojinin birlikte daha yüksek değer ürettiği yeni bir çalışma modelini hayata geçiriyoruz.”