Yüksek faiz ve enflasyonun ihracatçının rekabet gücünü ciddi biçimde zayıflattığını vurgulayan İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Güven Karaca, artan maliyetler nedeniyle sektörün küresel pazarlarda zorlandığını söyledi. Karaca, “Bugün ihracatçılar olarak yalnızca ürünlerimizi değil, faiz ve enflasyonu da ihraç etmeye çalışıyoruz. Ürünlerimiz dünya pazarlarında talep görüyor ancak yüksek maliyetler rekabet gücümüzü törpülüyor” dedi.
Üretim maliyetlerinin rakip ülkelere kıyasla daha hızlı arttığına dikkat çeken Karaca, bu durumun fiyat tutturmayı zorlaştırdığını ve ihracatta kayıplara yol açtığını ifade etti. Karaca, “Dolar yılbaşından yıl sonuna kadar TL karşısında yüzde 21,4 değer kazanırken, enflasyon yüzde 30,9 olarak gerçekleşti. Bu tablo, bizi Asya ülkeleri ve hatta Avrupa’daki rakiplerimizden daha pahalı hale getirerek rekabetçiliğimizi düşürdü” diye konuştu.
Türkiye İhracatı Artarken Deri Sektörü Geriledi
Türkiye ihracatı 2025 yılını yüzde 4,5 artışla 273,4 milyar dolar seviyesinde tamamladı. Yıl boyunca 26 ihracatçı sektörün 18’i artış kaydederken, 8 sektör yılı düşüşle kapattı. İhracatta kilogram başına ortalama birim fiyat 1,54 dolar olarak gerçekleşti.
Deri ve deri mamulleri sektörünün ihracatı ise 2025 yılında yüzde 5,3 gerileyerek 1,44 milyar dolar oldu. İDMİB Yönetim Kurulu Başkanı Güven Karaca’nın ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda sektörün 2025 performansı değerlendirilirken, 2026 yılına ilişkin hedefler de paylaşıldı.
Kilogram Başına 13,9 Dolarla En Değerli Dördüncü Sektör
Toplantıya Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Halil Gündoğdu, TASD Başkanı Berke İçten, SSD Başkanı Turhan Akyüz, TDSD Başkanı Burak Uyguner, TDKD Başkanı Cengiz Sarıgül, OGSD Başkanı Ali Yavuz Boynukısa, AYSAD Başkanı Sait Salıcı, TÜRDEV Başkanı Emel Güven Bardız ve TASEV Başkanı Yılmaz Polat da katıldı.
Toplantıda konuşan Güven Karaca, hedef pazarlardaki yüksek enflasyon ve faiz oranlarının tüketim alışkanlıklarını değiştirdiğini belirterek, “Pazarlarımızın daraldığı ve son derece zorlu geçen 2025 yılında sektörümüz ihracatta yüzde 5,3 düşüş yaşadı. Buna rağmen kilogram başına ortalama ihracat birim fiyatımız 13,9 dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu rakamla sektörümüz, mücevher, savunma ve havacılık ile hazır giyim ve konfeksiyonun ardından en değerli dördüncü sektör konumuna ulaştı” dedi.
Alt Ürün Gruplarında Farklı Performanslar
Karaca, alt ürün gruplarına ilişkin ihracat verilerini de paylaşarak, ayakkabı ihracatının yüzde 11,7 düşüşle 774,8 milyon dolar, saraciye ihracatının yüzde 3,1 artışla 247,4 milyon dolar, deri ve kürk konfeksiyon ihracatının yüzde 17,2 artışla 226,6 milyon dolar, mamul deri ve kürk ihracatının ise yüzde 9 düşüşle 195 milyon dolar olarak gerçekleştiğini söyledi. Karaca, 2026 yılına daha temkinli ancak umutlu baktıklarını belirterek, maliyet baskılarının azalması ve küresel talebin toparlanması halinde sektörün yeniden ivme kazanabileceğini ifade etti.
Deri Sektöründe Dış Ticaret Dengesi Hızla Bozuldu
Deri ve deri mamulleri sektöründe dış ticaret dengesinin son yıllarda hızla negatife döndüğünü belirten İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Güven Karaca, çarpıcı veriler paylaştı. Karaca, sektörün 2021 yılında 566 milyon dolar, 2022 yılında ise 241 milyon dolar dış ticaret fazlası verdiğini hatırlatarak, “Sonraki yıllarda denge tersine döndü. 2023 yılında 551 milyon dolar dış ticaret açığı verdik. 2024 yılını ise 1,1 milyar doların üzerinde dış ticaret açığıyla kapattık. 2025 yılında da Ocak–Kasım dönemi itibarıyla dış ticaret açığı 1 milyar doların üzerine çıktı” dedi.
Yüksek üretim maliyetlerinin sektörü dış pazarlarda rekabet edemez hale getirdiğini vurgulayan Karaca, “2025 yılında maliyet baskıları nedeniyle ihracat kaybı yaşadık. Ülkemizin gururu olan yerli markalarımızın dahi ithalata yönelmesi, firmalarımızın kâr edememesi ve satış hedeflerini tutturamaması sonucunda üretim kapasitelerimiz düşüş gösterdi” diye konuştu.
Rekabet Gücü Zayıfladı, Türkiye Daha Pahalı Hale Geldi
Ekonomi politikaları ve dezenflasyon sürecinin tamamlanmasıyla birlikte sektörün yeniden güçlü yıllarına döneceğine inandıklarını ifade eden Güven Karaca, mevcut para ve sıkılaşma politikalarının reel sektörü derinden etkilediğini söyledi. Karaca, “Dezenflasyon süreci sanayide belirgin bir soğumaya yol açarken, tüketimde beklenen yavaşlama gerçekleşmedi. TÜFE ve ÜFE arasındaki makas açıldı. Bu tüketim talebi ise sektörümüz özelinde büyük ölçüde ithalatla karşılandı” değerlendirmesinde bulundu.
Kur ve enflasyon verilerinin rekabet gücünü zayıflattığını vurgulayan Karaca, “Dolar yılbaşından yıl sonuna kadar TL karşısında yüzde 21,6 değer kazanırken, enflasyon yüzde 30,9 olarak gerçekleşti. Bu durum bizi Asya ülkeleri ve hatta Avrupa’daki rakiplerimizden daha pahalı hale getirdi. İhracatçılar olarak yalnızca ürünlerimizi değil, faiz ve enflasyonu da ihraç etmeye çalışıyoruz. Ürünlerimiz talep görüyor ancak bu maliyetleri satmakta zorlanıyoruz” dedi.
Emek Yoğun Sektörlere Verilecek Destekler Kritik
2025 yılında faizlerin son derece yüksek olmasına rağmen sektörün ciddi bir finansal kaza yaşamadığını belirten Karaca, deri ve deri mamulleri sektörünün güçlü bir finansal dayanıklılık gösterdiğini söyledi. Karaca, “Yedi milli katılım ve onlarca bireysel fuara katılan, Amerika’dan Asya’ya, Afrika’dan Avrupa’ya kadar B2B organizasyonlarını sürdüren sektörümüz, küresel pazarlardan aldığı payı artırmak için sahada olmaya devam edecek” dedi.
2026 yılına girerken alınan bazı kararları olumlu bulduklarını dile getiren Karaca, “İthalatta korunma önlemleri ile emek yoğun sektörlere yönelik destekleri önemsiyoruz. Ekonomik etkisi sınırlı olsa da psikolojik etkisinin yüksek olacağını düşünüyoruz. Dezenflasyon sürecinin başladığını görüyor ve kalıcı olmasını umuyoruz. Buna paralel olarak faiz oranlarının gerilemesiyle üretim ve yatırımda finansmana erişim maliyetinin düşmesini çok önemsiyoruz” ifadelerini kullandı.
Üretilen Her 4 Deri Ceketten 1’i ABD’ye İhraç Ediliyor
Deri ve deri mamulleri sektörünün ana pazarlarına da değinen Güven Karaca, Amerika’nın sektör açısından stratejik önem taşıdığını vurguladı. Karaca, dünyada en büyük deri ve kürk ithalatçısı olan ABD’ye, Türkiye’de üretilen her dört deri ceketten birinin ihraç edildiğini söyledi.
Pazar dağılımına ilişkin verileri paylaşan Karaca, “AB ülkeleri toplam ihracatımızın yüzde 40,7’siyle ilk sırada yer alıyor. Orta Doğu ülkeleri yüzde 12 ile ikinci, eski Doğu Bloku ülkeleri yüzde 11,7 ile üçüncü, Amerika ülkeleri yüzde 8,4 ile dördüncü, Afrika ülkeleri ise yüzde 7,6 ile beşinci sırada bulunuyor” dedi.
Ülke bazında ihracat sıralamasına da değinen Karaca, Almanya’nın yüzde 8,2 payla ilk sırada yer aldığını, İtalya’nın yüzde 7,2 ile ikinci, Irak’ın yüzde 7,1 ile üçüncü, ABD’nin ise yüzde 6,8 payla dördüncü sırada bulunduğunu sözlerine ekledi.


