Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı’nın 31’inci Oturumu’nun (COP31) Antalya’da düzenlenecek olması, kent turizmi açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Küresel ölçekte büyük ilgi gören konferansın, Antalya’da turizmi çeşitlendirmesi ve sezonu uzatması bekleniyor.
Geçtiğimiz yıl 17 milyon 122 bin 548 yabancı ziyaretçiyle tarihinin en yüksek turist sayısına ulaşan Antalya, yalnızca deniz-kum-güneş turizmiyle değil; diplomasi, bilim, kongre ve çevre politikaları alanlarında da uluslararası bir merkez haline geliyor.
Antalya, Küresel Organizasyonların Merkezi Oluyor
Kent, 2026 yılında düzenlenecek 5. Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026) ve 77. Uluslararası Uzay Kongresi’nin yanı sıra, 9-20 Kasım tarihleri arasında COP31’e ev sahipliği yapacak. Antalya EXPO Fuar Alanı’nda gerçekleştirilecek konferansta, 196 ülkeden binlerce katılımcı iklim değişikliğiyle mücadele için bir araya gelecek. Aynı dönemde çok sayıda etkinliğin düzenlenecek olması, Antalya’nın altyapı kapasitesi ve organizasyon tecrübesini de bir kez daha ortaya koyacak.
Sezonun Durgun Döneminde Turizme Canlılık
İklim değişikliği, sera gazı azaltım hedefleri, sürdürülebilirlik ve çevre politikalarının ele alınacağı COP31’in, turizm yoğunluğunun görece azaldığı bir döneme denk gelmesi dikkat çekiyor. Bu yönüyle konferansın, kongre turizmini canlandırarak sezonu uzatacağı ve farklı turizm segmentlerini harekete geçireceği öngörülüyor.

“COP31, Türkiye’nin Uluslararası Konumunu Güçlendiriyor”
Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, COP31’in Antalya ve Türkiye açısından son derece stratejik bir organizasyon olduğunu vurguladı. Antalya’nın her yıl milyonlarca yabancı turisti ağırladığını belirten Kavaloğlu, bu yıl da 17 milyonun üzerinde ziyaretçi hedeflediklerini ifade etti.
“Bu Kongreyi Türkiye’ye Almak Kolay Olmadı”
COP31’in dünyanın en büyük organizasyonları arasında yer aldığına dikkat çeken Kavaloğlu, sürecin önemini şu sözlerle anlattı: “Dubai’de düzenlenen COP28’de konuşmacı olarak ülkemizi temsil ettim. Bakü’deki COP29, Turizm Resort Kongresi’ne denk gelmişti. COP30 ise Brezilya’da yapıldı. Türkiye olarak Avustralya ve Almanya ile birlikte aday ülkelerden biriydik. Yapılan ciddi çalışmalar sonucunda COP31’i ülkemize almayı başardık. Cumhurbaşkanımızın, Kültür ve Turizm Bakanımızın ve özellikle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum’un katkıları çok büyük.”
Kavaloğlu, konferansa çok sayıda ülkenin devlet başkanları ve üst düzey temsilcilerinin katılacağını, bunun da Antalya’nın küresel görünürlüğünü artıracağını dile getirdi.
EXPO Alanı Yeniden Aktif Kullanılacak
Kongre turizminin turizmi çeşitlendiren en önemli alanlardan biri olduğuna işaret eden Kavaloğlu, COP31 sayesinde uzun süredir atıl durumda olan Antalya EXPO Alanı’nın yeniden aktif şekilde kullanılacak olmasının da önemli bir kazanım olduğunu belirtti.
COP31’in yalnızca tek bir sezonu değil, gelecekte yapılacak artçı toplantılarla Antalya’ya kalıcı katkılar sunacağını vurgulayan Kavaloğlu, “Dünyanın en büyük kongrelerinden biri Antalya’da düzenleniyor. Bu tür organizasyonlar turizm açısından çok güçlü bir pazarlama faaliyetidir. Antalya ve İstanbul, Türkiye turizminin lokomotif şehirleri. Turizm milli bir sektör. Hava yollarından havalimanlarına, otellerden tüm paydaşlara kadar senkronize şekilde bu sistemi desteklememiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.


