Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Öyle kuvvetleneceğiz ki, dünyada hiç kimse mazlumlara ve Türk milletine zarar vermeyi aklının ucundan dahi geçiremeyecek. Bu caydırıcılık seviyesine Türkiye olarak, Türk milleti olarak mutlaka erişeceğiz." dedi.
Yurt dışında eğitim gören nitelikli genç mühendisleri Türkiye’nin önde gelen savunma sanayi şirketleriyle buluşturan Türkiye Stajları Programı kapsamında, 2026 yılında 11 ülkeden 109 stajyer kabul edildi.
Programın 2026 yılı faaliyetleri, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) yerleşkesinde düzenlenen ‘Türkiye Stajları Vizyon Söyleşileri’ programıyla tanıtıldı.
Programa, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, TÜBİTAK Başkanı Orhan Aydın, mühendis ve bilim insanı Ergün Kırlıkovalı ve stajyerler katıldı.
Kacır, burada yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:
DÜNYAYA VAAZ EDİLEN TÜM KABULLERİN TERS YÜZ OLMAKTA OLDUĞU BİR DÖNEMİ YAŞIYORUZ: Yerleşik kabullerin büyük ölçüde terk edildiği, özellikle son 80 yıldır artık küreselleşmede nihai adres olarak tarif edilen ve küreselleşmenin öncüsü ülkeler tarafından dünyaya vaaz edilen tüm kabullerin ters yüz olmakta olduğu bir dönemi yaşıyoruz. Artık küreselleşme rüzgârı eskisi gibi esmiyor. Serbest ticaret kuralları eskisi gibi işlemiyor. Teknoloji paylaşımı eskisi kadar desteklenmiyor. Böyle bir dönemde her ülke için en önemli mesele, kendi ihtiyaçlarını kendi imkânlarıyla karşılayabilme, kuvvetli bir öz yeterlilik düzeyine sahip olabilme. İşte, Türkiye olarak bu döneme özellikle 2000'li yıllardan itibaren Cumhurbaşkanımız Saygıdeğer Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde en güçlü şekilde hazırlandık.
TÜRKİYE 11 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE YILLIK SAVUNMA SANAYİİ İHRACATINA SAHİP: Türkiye’nin Millî Teknoloji Hamlesi’ni gerçekleştirmesi, kritik teknolojileri kendi imkân ve kabiliyetleriyle geliştiren, üreten ve rekabetçi şekilde dünyaya sunabilen bir ülke olabilmesi adına muazzam bir altyapı ve ekosistem inşa ettik. Türkiye bundan 20 yıl kadar önce yılda ancak 1,2 milyar dolar araştırma geliştirme harcaması yapabilen bir ülkeyken şimdi yılda 20 milyar doların üzerinde Ar-G faaliyeti yürüten, o yıllarda ancak 29 bin kişilik bir Ar-Ge insan kaynağına sahip iken şimdi 310 binin üzerinde Ar-Ge insan kaynağı, yani çok güçlü bir insan kıymeti, beşerî sermayesi edinilmiş olan, o yıllarda sadece 2 teknoparkında 56 şirketin araştırma, geliştirme, inovasyon yaptığı bir ülkeyken şimdi 115 teknoparkında 13 binden fazla girişimin Ar-Ge ve inovasyonla katma değer ürettiği, o yıllarda yılda sadece 414 patent başvurusu yapılan bir ülkeyken şimdi yılda 11 binden fazla patent başvurusu yapılan, o yıllarda sadece 240 milyon dolar savunma sanayisi ihracatı yaparken şimdi 11 milyar doların üzerinde yıllık savunma sanayi ihracatına sahip, artık dünyanın en büyük savunma sanayii firmaları arasında çok sayıda kurumu, müessesesi, firması bulunan, sadece kendi ihtiyaçlarını karşılamakla yetinmeyen, dostlarının, müttefiklerinin, kardeşlerinin ihtiyaçlarına cevap verebilen, dünyada savunma sanayisinde elde ettiği kazanımlarla harp paradigmalarını değiştiren sistemleri geliştirebilen, üretebilen bir ülke haline geldi. Bu kuvvet, işte bugünün fırtınalı döneminde Türk milletini tarihi yürüyüşünde hedeflerine, kızıl elmasına, Türkiye Yüzyılı'na taşıyacak kuvvet oldu.
YTB ÇOK ÖNEMLİ PROGRAMLARI HAYATA GEÇİRDİ: Tabii bu dönemde dünyanın dört bir tarafında farklı vesilelerle bulunan, kimisi bir nesil, kimisi iki, üç nesil öncesinden o coğrafyalara, o ülkelere göç etmiş ama ülkesiyle ve milletiyle bağını koparmayan, teknik tabiriyle diasporamızla, yani dünyanın dört bir yanındaki kardeşlerimizle bağlarımızı da güçlendirdik ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığımız bu bağın tahkim edilmesinde, en güçlü şekilde sürdürülmesinde ve özellikle sizler gibi pırıl pırıl genç insan kıymetimizin ülkemizle münasebetinin kuvvetlendirilmesinde çok önemli programları, projeleri hayata geçire geldi. Ben bu vesileyle Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığımızın değerli Başkanı Abdulhadi Bey'e ve tüm ekibine huzurlarınızda teşekkür ediyorum.
DÜNYANIN BAŞKA HİÇBİR YERİNDE GÖREMEYECEĞİNİZ BİR İNANCI, BİR RUHU DA GÖRDÜNÜZ: Sizler iştirak ettiğiniz staj programında Türkiye'nin iftihar kaynağı müesseselerini çok daha yakından tanıdınız. Dünyanın en gelişmiş radar sistemlerini, dünyanın en gelişmiş hava savunma sistemlerini, dünyanın en gelişmiş elektro-optik sistemlerini ASELSAN'da gördünüz. En ileri teknolojilerle donatılmış havacılık platformlarını, uçakları, helikopterleri, insansız hava araçlarını Türk Havacılık ve Uzay Sanayii'nde gözlemlediniz. En ileri füze sistemlerini, seyir füzelerini, balistik füzeleri ROKETSAN'da gördünüz. Dünyanın en gelişmiş simülasyon sistemlerini HAVELSAN'da gördünüz. Millî Fırkateynimizin tüm unsurlarını STM'de gördünüz. Ama inanıyorum ki staj programına katıldığınız bu kurumlarda sadece bu sistemleri ve teknolojileri değil, dünyanın başka hiçbir yerinde göremeyeceğiniz bir inancı, bir ruhu da gördünüz. İşte sizlerin de sahip çıkacağına inandığımız Türkiye Yüzyılı hedeflerine tarihin en şerefli milleti olan Türk milletini taşımak üzere duyduğumuz bu heyecan artarak devam edecek ve sizler de bundan sonraki kariyerinizde ister Türkiye'de olun ister dünyanın herhangi bir köşesinde bu heyecana, bu imana, bu inanca, bu coşkuya en güçlü şekilde sahip çıkacaksınız. Ben sizlerin simanızda, bakışlarınızda bu inancı görüyorum.
TÜRKİYE'NİN NASIL DOSTLARINA GÜVEN, HASIMLARINA ENDİŞE VERECEK İŞLERE İMZA ATTIĞINI BİZZAT GÖRME İMKÂNINIZ OLDU: Bu vesileyle Millî Teknoloji Hamlesi'nde Türkiye'nin nereden nereye geldiğini çok yakından deneyimlediniz. Burada bilim insanlarımızın, araştırmacılarımızın, mühendislerimizin, teknisyenlerimizin neler başarabildiklerini, Türkiye'nin nasıl dostlarına güven, hasımlarına endişe verecek işlere imza attığını bizzat görme imkânınız oldu. Ama daha yapacak çok işimiz var. Evet, büyük başarılara bugüne kadar imza attık. Ama Türkiye Yüzyılı asıl şimdi başlıyor. Hep birlikte bugünkünden çok daha ileri hedeflere Türk milletini taşıyacağız. Füzelerimizin menzillerini uzatacağız. Hızlarını artıracağız. Kızılelma'mızla, KAAN'ımızla mührümüzü gökyüzüne vuracağız. Siber güvenlikte, siber sistemlerde, kuantum teknolojilerinde, elektronik harp sistemlerinde bugünkünden çok daha ileri teknolojileri haiz sistemleri, ürünleri sizlerin emeğiyle, sizlerin gayretiyle geliştireceğiz. Yapay zekâda Türkiye'nin kendi imkân ve kabiliyetlerini geliştirmesini, yerli, millî, özgün projeleri hayata geçirmesini mümkün kılacağız. Bütün bunlarla birlikte Türkiye'yi çok daha aydınlık yarınlara sizlerin alın teriyle, akıl teriyle hep birlikte taşıyacağız.
İNSANLIK YARARINA GELİŞTİRİLEN TEKNOLOJİNİN KIYMETLİ OLDUĞUNUN BİLİNCİNDEYİZ: Bu programa iştirak eden ve bu heyecanı bizlerle paylaşan tüm genç arkadaşlarımızdan edindikleri deneyimi mutlaka öncelikle aileleriyle, varsa kardeşleriyle, sonra mutlaka arkadaşlarıyla, dostlarıyla, sadece bizim vatandaşlarımızla değil, dost ve kardeş ülkelerimizin vatandaşlarıyla paylaşmalarını bekliyorum. Çünkü bizim çok güçlü bir aile olmaya ihtiyacımız var. Dünyada kötülük maalesef müşahede ediyoruz ki olağan gücüyle insanlığın üzerine geliyor. Maalesef bugünün dünyasında görüyoruz ki sadece teknoloji geliştirebilmek aslında insanlık için fayda getirmeyebiliyor. İnsanlık adalete ve merhamete hasret. Ve bizler ancak insanlık yararına geliştirilen teknolojinin kıymetli olduğunun bilincindeyiz. Dolayısıyla bu aileyi kuvvetlendirmek, bağlarımızı güçlendirmek adına bu tecrübeyi mutlaka bulunduğunuz ülkelerde hocalarınızla, öğrenci arkadaşlarınızla ve etrafınızdaki tüm dostlarınızla paylaşmanızı bekliyoruz. Türkiye'nin bu yolculuğu sadece Türk milleti için değil, adalete, merhamete hasret dünyanın dört bir yanındaki masumlar için, mazlumlar için, mahzunlar için umut ışığının yükselmesini Anadolu'dan, bu coğrafyadan, Türkiye topraklarından bekleyen herkes için büyük bir kıymet taşıyor.
HİÇ KİMSE TÜRK MİLLETİNE ZARAR VERMEYİ AKLININ UCUNDAN DAHİ GEÇİREMEYECEK: Bizler sizlerle ve bütün dostlarımızla bağlarımızı kuvvetlendirerek bu yolculukta çok daha güçlü olacağız. Öyle kuvvetleneceğiz ki dünyada hiç kimse mazlumlara ve Türk milletine zarar vermeyi aklının ucundan dahi geçiremeyecek. Bu seviyeye, bu caydırıcılık seviyesine Türkiye olarak, Türk milleti olarak mutlaka erişeceğiz. Bunun için dur durak bilmeksizin, gece gündüz çalışmaya, koşmaya devam edeceğiz. Sizler de bizim yanı başımızda bu yükü omuzlayan ve i çok farklı vesilelerle eminim ki dünyanın farklı coğrafyalarına gitmiş ailelerin evlatları olarak şimdi yüzünüzü Türkiye'ye dönmeye ve bu hedefe bizimle birlikte yürümeye devam edeceksiniz.
TÜRK MÜHENDİS VE BİLİM İNSANI ERGÜN KIRLIKOVALI’YA TEŞEKKÜR: Ben bu programa teşrif eden çok değerli bilim insanı ve girişimci Ergün Kırlıkovalı beye huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Kendisi mutlaka hayat hikâyesini sizler daha yakından öğreneceksiniz. İmkânsız zannedilenleri bir Türk’ün nasıl gerçeğe dönüştürebileceğini, adeta sıfırdan bir başarı hikâyesinin emekle gayretle, inançla nasıl yazılabileceğini gösteren müşahhas bir örnek. Sizler de inanıyorum ki Ergün bey gibi bulunduğunuz yerlerde her türlü engeli aşmayı bilecek, her türlü zorlukla mücadele etme inancına her daim sahip çıkacak ve sizlerde bizim iftihar kaynağımız olacak nice başarıya imza atacaksınız.


