ZUCHEX sahasında bir kez daha gördüm ki bir fuarı güçlü kılan, organizatörün küresel ölçekteki büyüklüğü veya tabelası değil; sektörüyle kurduğu bağ, katılımcıya sunduğu değer ve sahaya koyduğu gerçek emektir.
Haftanın bir diğer önemli organizasyonu ZUCHEX 2026 oldu. Ev ve mutfak eşyaları sektörünün uluslararası ölçekteki önemli ticaret platformlarından biri olan fuar, Tüyap İstanbul Fuar ve Kongre Merkezi’nde 36’ncı kez kapılarını açtı.
100 bin metrekarelik alanda ve 12 salonda düzenlenen ZUCHEX; 15 ülkeden katılımcıyı, 1.500’den fazla markayı ve 120’yi aşkın ülkeden 30 binin üzerinde profesyonel ziyaretçiyi buluşturmayı hedefliyor. Hosted Buyer Programı kapsamında 72 ülkeden VIP satın almacının İstanbul’a getirilmesi de Türk üreticilerinin yeni ihracat bağlantıları kurması açısından önemli bir fırsat oluşturuyor.
Bunların hepsi değerli rakamlar. Ancak ZUCHEX’te rakamların ötesinde, özellikle dikkatimi çeken başka bir tablo vardı: Züccaciyeciler Derneğinin ve ZÜCDER Başkanı Burak Önder’in fuara gösterdiği büyük sahiplenme.
Burak Önder’in fuarın başarısı için gece gündüz demeden çalıştığını sahada açıkça gördük. Sektörü bir araya getirmek, kamu kurumlarının ilgisini organizasyona yöneltmek, fuarın bilinirliğini artırmak ve güçlü bir açılış gerçekleştirmek için ciddi bir emek ortaya koydu.
Ticaret Bakanımızın, TİM Başkanımızın, bakan yardımcılarının ve sektörün önde gelen sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin açılışa katılması tesadüf değildi. Fuarın hem siyasi irade ve kamu yönetimi hem de sivil toplum düzeyinde gördüğü yoğun ilginin arkasında ZÜCDER’in ve Başkan Burak Önder’in kurduğu güçlü iletişim bulunuyordu.
ZUCHEX’te sektörünü temsil eden, fuarına inanan ve organizasyonun başarısını kendi sorumluluğu olarak gören güçlü bir STK başkanı vardı.
Uzun zamandır dile getirdiğim bir düşünce var:
Güçlü STK, güçlü organizatör, güçlü fuar…
ZUCHEX’te denklemin güçlü STK tarafını net biçimde gördüm. Peki aynı gücü ve sahiplenmeyi organizatör tarafında gördük mü?
Peki Organizatör Ne Yaptı?
ZUCHEX, Informa Markets tarafından düzenleniyor.
Informa Markets; Asya, Avrupa, Orta Doğu, Afrika, Kuzey Amerika ve Güney Amerika’da etkinlikler gerçekleştiren, dünyanın farklı coğrafyalarında güçlü bir organizasyon ağına sahip küresel bir şirket. Böylesine büyük bir markanın Türkiye’de düzenlediği fuarlara da uluslararası tecrübesini, ziyaretçi ağını, pazarlama kabiliyetini ve küresel gücünü eksiksiz biçimde yansıtması beklenir.
Ancak ZUCHEX sahasında gördüğüm kadarıyla organizatörün ortaya koyduğu performans, ZÜCDER’in ve Burak Önder’in gösterdiği yoğun çabanın gerisinde kaldı.
Bir STK, sektör adına fuarın bütün yükünü taşırken organizatörün yalnızca alanı hazırlayan ve ticari süreci yöneten bir yapı görüntüsü vermesi yeterli değildir.
Çünkü organizatörlük yalnızca metrekare satmak değildir. Organizatörlük; sektörün ihtiyaçlarını anlamak, doğru ziyaretçiyi fuara getirmek, katılımcının yatırımını korumak, etkili tanıtım yapmak, yeni pazarlar oluşturmak ve düzenlenen fuarı her yıl daha ileriye taşımaktır.
Katılımcı firma yalnızca stant kirası ödemiyor. Aylar öncesinden hazırlanıyor; üretim, tasarım, personel, lojistik, konaklama ve tanıtım için ciddi bütçeler ayırıyor. Fuar boyunca işini, zamanını ve emeğini ortaya koyuyor. Bütün bunları yeni müşterilere ulaşmak, ihracat yapmak ve şirketini büyütmek için gerçekleştiriyor.
Organizatörün temel sorumluluğu da bu yatırımın karşılığını oluşturabilecek nitelikli bir ticaret ortamı hazırlamaktır.
Türkiye’deki Fuarlar Neden Kan Kaybediyor?
Informa Markets’in etkinlikleri dünyanın farklı kıtalarına yayılıyor. Küresel ölçekte böylesine geniş bir ağa ve güçlü bir marka değerine sahip olan şirketin Türkiye’deki bazı fuarlarının neden kan kaybettiğini gerçekten öğrenmek istiyorum.
Sorun Türkiye’nin üretim gücü mü?
Hayır.
Sorun Türk sanayicisinin dünyaya açılma isteğinin azalması mı?
Hayır.
Sorun sektörün fuara sahip çıkmaması mı?
ZUCHEX’te gördüğümüz tablo bunun da doğru olmadığını gösteriyor. ZÜCDER ve Başkan Burak Önder fuara bütün güçleriyle sahip çıkıyor.
Öyleyse organizatörün Türkiye’deki yönetim anlayışını, sektörlerle kurduğu ilişkiyi ve katılımcılara sunduğu değeri yeniden değerlendirmesi gerekiyor.
Küresel marka olmak, eleştirilerin üzerinde olmak anlamına gelmez. Tam tersine, marka büyüdükçe sorumluluğu da büyür.
Bir organizatör kendisini dev aynasında görmeye başlar, yerel sektörün sesini dinlemez ve Türkiye’deki sanayicinin beklentilerinden uzaklaşırsa zamanla ülkenin fuarcılığına zarar vermeye başlar.
Bu kabul edilebilir bir durum değildir.
ZUCHEX’e yönelik bu değerlendirmem fuarın veya sektörün gücünü küçümsemek için değil; tam tersine, bu güçlü yapının daha iyi bir organizatörlük anlayışını hak ettiğini vurgulamak içindir.
Türk ev ve mutfak eşyaları sektörü güçlüdür. ZÜCDER güçlüdür. Başkan Burak Önder’in gayreti ve sektöre yönelik sahiplenmesi ortadadır.
Şimdi organizatörün de aynı güç, heyecan ve sorumlulukla sahada olması gerekiyor.




