Ambalaj sektörünün küresel ölçekteki en önemli organizasyonlarından biri olarak kabul edilen Interpack Fuarı, Almanya’nın Düsseldorf kentinde kapılarını ziyaretçilere açtı. Üç yılda bir düzenlenen ve bu yıl 150 binden fazla ziyaretçiyi ağırlaması beklenen fuarda Türkiye, 286 firmayla en yüksek katılım sağlayan dördüncü ülke olarak öne çıktı.
Ambalaj Sanayicileri Derneği Başkanı Zeki Sarıbekir, Türk ambalaj sektörünün küresel ölçekteki yükselişini sürdürdüğünü belirterek, Türkiye’nin kalite, üretim gücü ve hizmet anlayışıyla dünya ambalaj pazarında güçlü bir konuma ulaştığını ifade etti.
Fuarda plastik, metal, kağıt ve dolum teknolojileri başta olmak üzere geniş ürün gruplarında yer alan Türk firmalarının yoğun ilgi gördüğünü söyleyen Sarıbekir, 286 Türk firmasının 82’sinin ASD üyesi olduğunu kaydetti.
Küresel ekonomik yavaşlama ve bölgesel savaşlara rağmen fuardaki hareketliliğin dikkat çekici olduğunu belirten Sarıbekir, “Fuarda adım atacak yer yok. Bu tablo, sektörün geleceğe yatırım yapmaya devam ettiğini ve üretim iştahının sürdüğünü gösteriyor.” dedi.
Dünya ekonomisindeki mevcut durgunluğun geçici olduğunu düşündüğünü dile getiren Sarıbekir, savaşların sona ermesiyle birlikte üretim, sanayi ve inşaat sektörlerinde yeniden güçlü bir büyüme sürecinin başlayacağını ifade etti. Mevcut dönemi “ayı piyasası” olarak tanımlayan Sarıbekir, önümüzdeki süreçte küresel ekonominin yeniden “boğa piyasasına” döneceğine inandığını söyledi.
Türkiye’nin ihracatta en büyük pazarının Avrupa olduğuna dikkat çeken Sarıbekir, lojistik avantajın Türkiye’nin en önemli güçlerinden biri olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin Avrupa üretim zincirinin vazgeçilmez parçalarından biri olması gerektiğini kaydetti.
AMBALAJ SEKTÖRÜ KRİZDEN ÇIKIŞ SİNYALİ VERİYOR
Türkiye ambalaj sektörünün geçen yıl 7,3 milyar dolar ihracat gerçekleştirdiğini ve 4,2 milyar dolarlık ithalata karşı önemli bir cari fazla verdiğini hatırlatan Zeki Sarıbekir, yılın ilk çeyreğinde ihracatta yüzde 2 büyüme yakalandığını açıkladı. “Krizi ilk ambalajcı hisseder,
çünkü siparişler hemen kesilir. Ama aynı şekilde çıkışı da ilk ambalajcı hisseder.” diyen Zeki Sarıbekir, “Siparişlerde yeniden hareketlilik görüyoruz. Bu da ekonomide toparlanma işaretlerinin başladığını gösteriyor.” değerlendirmesinde bulundu.
2026 yılı sonunda ambalaj ihracatının 8 milyar dolara yaklaşmasını beklediklerini ifade eden Sarıbekir, sektörün 2030 için belirlediği 10 milyar dolarlık ihracat hedefinin daha erken yakalanabileceğini söyledi.
‘TÜRKİYE MADE IN EUROPE’UN İÇİNDE OLMALI’
Avrupa’ya yakınlığın Türk ambalaj sektörünün en büyük avantajlarından biri olduğuna dikkat çeken Zeki Sarıbekir, lojistik hızın rekabette belirleyici hale geldiğini söyledi.
“Bir tır, Türkiye’den Avrupa’nın herhangi bir noktasına birkaç günde ulaşabiliyor. Çin’in bunu konteynerlerle haftalar içinde yapabildiği düşünülürse, Türkiye’nin lojistik avantajı çok büyük.” diyen Zeki Sarıbekir, Türkiye’nin Avrupa üretim zincirinin ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini vurguladı.
Zeki Sarıbekir, “Türkiye mutlaka ‘Made in Europe’ anlayışının içinde yer almalı. Avrupa’nın üretim üssü olduğumuzu hissettirmemiz gerekiyor. Ayrıca Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nda da Türkiye’nin Avrupa ile entegre bir yapıya dahil olması ihracatımıza ciddi ivme kazandıracaktır.” dedi. Zeki Sarıbekir, şöyle devam etti:
"Bir yanda Made in Europe'a girip aynı zamanda Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'na dahil olsak ve karbon sınırı Türkiye'den sonra başlasa, o zaman bu vergiyi de vermeyeceğimiz için Türkiye'nin ihracatı artar. Bu Türkiye için çok pozitif olur. O zaman sadece ambalaj ihracatı değil, Türkiye'nin genel ihracatı da artar."
YENİ DÖNEMİN ODAĞI HAFİF AMBALAJ, DİJİTALLEŞME VE YAPAY ZEKÂ
Interpack’te öne çıkan trendlere de değinen Zeki Sarıbekir, sektörün artık daha az ham madde kullanılan, daha hafif ama daha dayanıklı ambalajlara yöneldiğini söyledi.
“Eskiden 50 gram olan bir şişe bugün 20 gram seviyelerine indi. Daha az malzeme kullanılıyor ama dayanıklılık korunuyor.” diyen Zeki Sarıbekir, dijital baskı teknolojileri, robotik sistemler, kamerayla çalışan kalite kontrol mekanizmaları ve yapay zekâ destekli üretim sistemlerinin fuarın öne çıkan başlıkları arasında olduğunu belirtti. Zeki Sarıbekir, “Üretim hızları artıyor, maliyetler düşüyor ve otomasyon her geçen gün daha fazla yaygınlaşıyor. Önümüzdeki dönemde dijitalleşme ve yapay zekâ ambalaj sektörünü çok daha fazla şekillendirecek.” ifadelerini kullandı.
‘TÜRKİYE KENDİ ATIĞINI GERİ DÖNÜŞTÜRMELİ’
Geri dönüşüm konusunda da değerlendirmelerde bulunan Zeki Sarıbekir, Türkiye’nin uzun vadede atık ithalatını azaltması gerektiğini söyledi. Zeki Sarıbekir, şöyle devam etti:
“Türkiye’ye atık ithalatı yasaklanmalı ama hemen yasaklansın demiyorum. Mesela Çin de ithalat yapıyordu ama zaman içinde bunu yüzde 20'lere kadar indirdiler. Çin'in başardığını
Türkiye de başarabilir. Biz kendi atığımızı gömerken dışarıdan atık ithal ediyoruz. Belediyeler, Çevre Bakanlığı ve sektörün ortak çalışmasıyla yerli geri dönüşüm sisteminin ve toplama mekanizmalarının güçlendirilmesi gerekiyor. Türkiye kendi atığını geri döndürebilmeli ve biz de ASD olarak her türlü desteği vermeye hazırız.”
TÜRKİYE AMBALAJDA DÜNYADA GÜÇLÜ KONUMDA
Türkiye’nin ambalaj sektöründe küresel ölçekte güçlü bir konumda bulunduğunu belirten Zeki Sarıbekir, Avrupa standartlarına uyumun sektörü geliştirdiğini söyledi. Kişi başı ambalaj tüketiminin Türkiye’de 320 dolar seviyesini aştığını belirten Zeki Sarıbekir, marketleşme, e-ticaret ve ihracat artışının ambalaj tüketimini büyüttüğünü ifade etti.
Dünya ambalaj sektörünün büyüklüğünün yaklaşık 1 trilyon dolar seviyesinde olduğunu hatırlatan Zeki Sarıbekir, Türkiye’nin yaklaşık 30 milyar dolarlık iç pazarıyla küresel ölçekte önemli bir üretim merkezi haline geldiğini sözlerine ekledi.
Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) Hakkında
Türkiye'deki önemli ambalaj sanayicilerini bünyesinde bir araya getiren ASD, 1992 yılında 39 ambalaj üreticisi tarafından kuruldu. Mayıs 2026 itibarıyla 264 üyesi bulunan ASD’nin amacı; Türkiye ambalaj sanayinin gelişmesine katkıda bulunmak, sektöre kimlik kazandırmak, ulusal ve uluslararası platformlarda sektörün temsil edilmesini sağlamak, üyeleri arasında birlik beraberlik ve dayanışmayı sağlamak, güçlendirmek ve daimi kılmaktır.



