Hannover Fairs Turkey tarafından 10–13 Haziran 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek WIN EURASIA 2026, otomasyon, robotik ve dijital fabrika teknolojileri odağında Türk makine sektörünün küresel değer zincirindeki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. Altı salonda toplam 55 bin metrekarelik alanda gerçekleştirilecek fuarda yüzlerce firma, otomasyon sistemlerinden yapay zekâ destekli üretim çözümlerine ve dijital fabrika teknolojilerine kadar birçok yeniliği sergileyecek. Organizasyon, Türk makine sektörünün yalnızca ürün değil; bilgi, süreç ve performans ihraç eden yeni rekabet modelini uluslararası ziyaretçilere gösterecek önemli bir platform olacak.

Hannover Fairs Turkey organizasyonuyla bu yıl 32’nci kez düzenlenecek olan WIN EURASIA, “Otomasyonla Daha İleriye” mottosuyla gerçekleştirilecek. Fuar, sanayide rekabetin artık yalnızca ürün satışıyla sınırlı olmadığını; verimlilik, enerji etkinliği, bakım ihtiyacı ve veri üretme kapasitesi gibi kriterlerle şekillendiğini ortaya koyuyor. Türk makine üreticileri, müşteri ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştirme ve sistem entegrasyonu konusundaki deneyimleri sayesinde otomasyon temelli dönüşümle küresel pazarlarda daha yüksek katma değerli bir konuma ilerliyor. Bu yaklaşım, sektörün küresel rekabette güçlü kalmasını ve ihracat performansını korumasını sağlıyor.

2025 yılı sektör için önemli bir sınav oldu

Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) Başkanı Kutlu Karavelioğlu, Türk makine sektörünün 2025 yılını ihracat pazarlarını koruyarak geride bıraktığını belirterek, küresel talepteki dalgalanmalara ve yurt içindeki sıkılaşma politikalarına rağmen ihracatın artıda tutulduğunu ifade etti. Karavelioğlu, büyüme rakamlarının ortalamanın gerisinde kaldığını ancak sektörün süreci en az kayıpla atlattığını söyledi.

Karavelioğlu, üretimde yaşanan yavaşlama ve kapasite kullanım oranlarındaki düşüşe dikkat çekerek, “2025 yılı makine sektörünün hem güçlü yönlerini hem de kırılgan alanlarını ortaya koyan önemli bir eşik oldu” değerlendirmesinde bulundu.

İhracat odaklı finansman modeli gerekli

Karavelioğlu, yüksek finansman maliyetleri ve güçlü TL’nin makine ihracatçıları üzerinde baskı yarattığını belirterek, makine sanayisinin yerli katma değeri yüksek ve uzun vadeli yatırım gerektiren bir sektör olduğunu ifade etti. Bu nedenle yatırım ve ihracat odaklı özel finansman modellerine ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

Alıcı kredileri, uzun vadeli yatırım finansmanı ve teknoloji dönüşümünü destekleyen mekanizmaların önemine dikkat çeken Karavelioğlu, aksi durumda kısa vadede ithalatın avantajlı hale gelebileceğini, orta vadede ise üretim ve teknoloji yetkinliğinin zayıflayabileceğini söyledi. Ticaret Bakanlığı tarafından duyurulan Türk Eximbank Alıcı Kredileri Programı’nın, kısa vadeli finansman araçlarını da kapsayacak şekilde genişletilmesinin ihracatın güvence altına alınmasına katkı sağladığını ifade etti.

Avrupa üretim ekosisteminin tamamlayıcı parçası

Karavelioğlu, 2026 yılına sadece büyüme rakamları açısından değil, küresel değer zincirindeki yeniden yapılanma perspektifiyle baktıklarını belirterek Avrupa sanayisindeki dönüşüme dikkat çekti. Avrupa’da artan enerji maliyetleri, iş gücü yapısı ve yeni uyum gereklilikleri nedeniyle üretim yapısının değiştiğini ifade eden Karavelioğlu, Türkiye’nin bu dönüşümün doğal tamamlayıcılarından biri olmayı hedeflediğini söyledi.

Coğrafi yakınlık, tedarik güvenliği ve mühendislik altyapısı sayesinde Türkiye’nin Avrupa üretim ekosisteminin önemli bir parçası haline gelebileceğini belirten Karavelioğlu, bu entegrasyonu teknoloji, yazılım ve sürdürülebilirlik alanlarında daha da derinleştirmeyi amaçladıklarını dile getirdi. WIN EURASIA’nın ise otomasyon, dijitalleşme ve sürdürülebilir üretim çözümleriyle Türk makine sektörünün küresel değer zincirindeki yerini daha görünür kılacağını ifade etti.

RePlast Eurasia üçüncü kez kapılarını açmaya hazırlanıyor
RePlast Eurasia üçüncü kez kapılarını açmaya hazırlanıyor
İçeriği Görüntüle

Makine sektörü çözüm ve hizmet ihracatçısına dönüşüyor

Karavelioğlu, sektörde rekabetin artık yalnızca ürün satışına dayanmadığını, çözüm üretmeye dayalı yeni bir modele yöneldiğini belirtti. Küresel yatırımcıların yeni tesis kurmak yerine mevcut üretim hatlarını daha verimli ve esnek hale getirmeye odaklandığını ifade eden Karavelioğlu, bu eğilimin otomasyon ve veri tabanlı üretim çözümlerine olan talebi artırdığını söyledi.

Makine üreticilerinin artık yalnızca donanım sağlayıcısı değil, aynı zamanda sistem entegratörü ve çözüm ortağı rolünü üstlendiğini belirten Karavelioğlu, makine, yazılım, sensör, kontrol sistemleri ve servis hizmetlerinin birlikte sunulduğu yeni modelin ihracatın niteliğini dönüştürdüğünü vurguladı. Böylece makine sektörünün yalnızca ürün değil; bilgi, süreç ve performans da ihraç eden bir yapıya dönüştüğünü ifade etti.

WIN EURASIA sanayinin dönüşümüne yön veriyor

Hannover Fairs Turkey WIN EURASIA Proje Yöneticisi Sena Mengül ise fuarın bu yıl “Otomasyonla Daha İleriye” mottosuyla düzenleneceğini belirterek otomasyonun artık endüstrinin tüm katmanlarını dönüştüren bir güç haline geldiğini söyledi.

Mengül, fuar kapsamında Kaynak Uygulama Alanı, Endüstriyel Yapay Zekâ Alanı, Güç Aktarım Alanı, Endüstriyel IoT Özel Alanı ve 5G Arena gibi deneyim alanlarının ziyaretçilere sunulacağını ifade etti. Bu alanlarda sektör profesyonelleri, yeni teknolojilerin üretim süreçlerine nasıl değer kattığını doğrudan deneyimleme fırsatı bulacak.

WIN EURASIA’nın yatırım kararlarını destekleyen, bilgi paylaşımını artıran ve iş birliklerini güçlendiren bir platform olduğunu belirten Mengül, fuarın Türkiye’nin üretim kapasitesini daha ileri bir seviyeye taşıma yolculuğunda önemli bir rol üstlendiğini sözlerine ekledi.