Türkiye’nin demir ve demir dışı metaller (DDŞ) sektöründe Orta Asya’ya yönelik ihracat atağında Özbekistan dikkat çekici bir ivme kazanmış durumda. İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği’nin (İDDMİB) analizlerine göre, Türkiye’nin Özbekistan’a DDŞ ihracatı 2025 yılında yüzde 22,6 artarak 82,3 milyon dolara yükseldi. Altyapı, inşaat sistemleri, elektrifikasyon ve sanayi yatırımlarında hızlı bir büyüme sürecine giren Özbekistan, Türk teknik hırdavat ve metal sektörü için Orta Asya’nın en stratejik pazarlarından biri haline geldi. İDDMİB Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tecdelioğlu, “Özbekistan artık sadece ihracat yaptığımız bir ülke değil. Orta Asya’ya açılan güçlü bir üretim, dağıtım ve ticaret merkezi konumuna geldi. Türk firmaları bu pazarda kalıcı olmayı hedefliyor.” ifadelerini kullandı.
İDDMİB’in çalışmasında Türkiye ile Özbekistan arasındaki ekonomik ilişkilerin son yıllarda istikrarlı biçimde güçlendiği, 2025 itibarıyla toplam ticaret hacminin 3,09 milyar dolara ulaştığı belirtildi. Türkiye aynı dönemde Özbekistan’a 2,05 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirirken, 1,01 milyar dolarlık dış ticaret fazlası elde etti. DDŞ sektörünün toplam ihracat içindeki payı yaklaşık yüzde 4 seviyesinde olmasına rağmen, Özbekistan özelinde üç kritik nedenle öne çıktığı vurgulandı.
Buna göre, DDŞ sektörü Özbekistan’daki altyapı, inşaat ve elektrifikasyon projelerinin doğrudan tedarik zincirinde yer alıyor ve bu projelerin gelecek dönemde sektörel talebi yapısal olarak artırması bekleniyor. İkincisi, 2024-2025 döneminde sektörde yüzde 22,6’lık bir toparlanma yaşanırken, diğer ticaret alanlarında görülen yüzde 7,9’luk daralmaya karşı pozitif bir ayrışma sergiliyor. Üçüncüsü ise Türkiye’nin güçlü olduğu üretim alanlarıyla örtüşmesi ve mevcut kapasiteyle hızla değerlendirilebilecek pazar boşlukları sunması olarak ifade ediliyor.
“ÖZBEKİSTAN BÖLGENİN EN HIZLI BÜYÜYEN TEKNİK HIRDAVAT PAZARI”
İDDMİB Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tecdelioğlu, Özbekistan’ın son yıllarda teknik hırdavat ve yapı sistemleri alanında güçlü bir büyüme performansı sergilediğini belirterek, “Dünya teknik hırdavat pazarı genel olarak durağan bir seyir izlerken, Özbekistan bölgede oldukça hızlı bir büyüme gösteriyor. Altyapı projeleri, konut yatırımları, sanayi tesisleri ve elektrifikasyon çalışmaları bu büyümeyi destekliyor. Türk firmaları için burada önemli bir potansiyel var. Özbekistan artık yalnızca ürün sattığımız bir pazar değil, Orta Asya’ya açılan stratejik bir merkezdir. Bu nedenle çalışmalarımızı uzun vadeli bir bakış açısıyla sürdürüyoruz.” dedi.
Tecdelioğlu, Özbekistan’ın teknik hırdavat ithalatında geçmişte Türkiye’nin güçlü bir konuma sahip olduğunu ancak son yıllarda Çin, Kazakistan ve Rusya’nın agresif büyümesiyle birlikte pazar payında gerileme yaşandığını da ifade etti. “Biz bu pazarda fiyat rekabetiyle değil, kalite, sistem entegrasyonu, hızlı servis ve güvenilir iş ortaklığı modeliyle öne çıkmak istiyoruz. Türk firmalarının en büyük avantajı üretim gücü ve esnek yapısıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
İNŞAAT MALZEMELERİ VE YAPI SİSTEMLERİ ÖNE ÇIKIYOR
Rapora göre Özbekistan’a yapılan DDŞ ihracatında en büyük payı inşaat malzemeleri grubu oluşturuyor. Alüminyum profil ve yapı sistemleri, metal mobilyalar, iskele ekipmanları ve bina donanımları toplam ihracatın yaklaşık yüzde 45’ini oluştururken, ülkedeki altyapı ve inşaat yatırımlarının bu talebi doğrudan desteklediği belirtiliyor.
Son dönemde öne çıkan ürün gruplarından biri de alüminyum örme halat ve iletken sistemleri oldu. Türkiye’nin bu ürün grubunda Özbekistan’a ihracatı 2023’te yalnızca 75 dolar seviyesindeyken, 2025 yılında 6,63 milyon dolara ulaştı. Böylece Özbekistan, ilgili üründe Türkiye’nin en büyük üçüncü pazarı konumuna yükseldi.
“ÇİN İLE AYNI SAHADA AMA FARKLI BİR MODELLE REKABET EDİYORUZ”
Özbekistan pazarında Çin’in güçlü lojistik avantajına dikkat çeken Tecdelioğlu, Türk firmalarının ise farklı bir rekabet stratejisi izlediğini söyledi. “Çin’in coğrafi avantajı ve lojistik gücü önemli. Ancak Türk firmaları kalite, proje yönetimi, hızlı üretim ve kurumsal iş yapma kültürüyle ayrışıyor. Bizim hedefimiz sadece ürün satmak değil, büyük sanayi kuruluşlarının tedarik zincirlerine entegre olmaktır. Özbekistan’da kurulacak güçlü iş birlikleri, Türk firmalarına Kazakistan’dan Türkmenistan’a kadar geniş bir coğrafyada yeni fırsatlar yaratacaktır.” dedi.
İDDMİB’in saha çalışmalarında özellikle bölgenin önde gelen sanayi gruplarından AKFA Group ile yürütülen temasların stratejik önem taşıdığı belirtilirken, Türk firmalarının büyük ölçekli projelerde daha aktif rol almasının hedeflendiği ifade edildi.
GÜMRÜK AVANTAJI VE TÜRK DEVLETLERİ İŞ BİRLİĞİ ÖN PLANDA
Analizde, Özbekistan’ın uyguladığı gümrük tarifelerinin Türk ihracatçılar için önemli avantajlar sunduğu, Türkiye’den yapılan ihracatın büyük bölümünün düşük vergi dilimlerinden pazara giriş yaptığı kaydedildi. Demir-çelik, yapı sistemleri ve alüminyum ürünlerinde uygulanan yaklaşık yüzde 10 seviyesindeki tarifelerin Çin ile rekabeti dengeleyen bir yapı oluşturduğu belirtildi.
Ayrıca Türk Devletleri Teşkilatı kapsamında yürütülen ekonomik iş birliklerinin orta vadede sektörel ticareti daha da güçlendirmesinin beklendiği ifade edildi.
HEDEF 150 MİLYON DOLAR SEVİYESİNİ AŞMAK
İDDMİB’in stratejik projeksiyonuna göre, Özbekistan’a yönelik çalışmaların derinleştirilmesi ve yeni iş birliklerinin geliştirilmesiyle Türkiye’nin DDŞ ihracatının önümüzdeki dönemde 125-150 milyon dolar bandının üzerine çıkması hedefleniyor.
Çetin Tecdelioğlu son olarak, “Orta Asya önümüzdeki dönemde Türk metal sektörü için en önemli büyüme alanlarından biri olacak. Özbekistan bu dönüşümün merkezinde yer alıyor. Türk firmalarının üretim kapasitesi, kalite standardı ve proje deneyimiyle bölgede çok daha güçlü bir konuma geleceğine inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.





