Türk çelik sanayisinin küresel ölçekteki önemli temsilcilerinden Çelik İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Dalbeler, ABD’nin New York kentinde düzenlenen Global Steel Dynamics Forum’da yaptığı değerlendirmelerde, Türk çelik sektörünün değişen küresel dengeler karşısındaki dayanıklılığına ve uyum gücüne dikkat çekti.
World Steel Dynamics (WSD) ve Association for Iron & Steel Technology (AIST) iş birliğiyle gerçekleştirilen Global Steel Dynamics Forum, geçtiğimiz günlerde ABD’nin New York kentinde düzenlendi. Çelik sektöründeki güncel gelişmelerin, kritik dinamiklerin ve stratejik beklentilerin ele alındığı foruma, Türk çelik sektörünü ve Çelik İhracatçıları Birliği’ni temsilen Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Dalbeler ile Şube Müdürü Uygar Tatar katıldı.
Küresel çelik sektörünün önde gelen isimlerini bir araya getiren “Küresel Çelik Perspektifleri” oturumunda, ÇİB Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Dalbeler panelist olarak yer aldı. Küresel ekonomide yaşanan hızlı değişimlerin Türk sanayisi için yeni olmadığını belirten Dalbeler, Türkiye’nin uzun yıllardır zorlu ve değişken koşullarda faaliyet gösterdiğini söyledi. Bu durumu, “Sisli bir gecede farlarınız olmadan araç kullandığınızı düşünün. Bir süre sonra gözleriniz buna alışır.” sözleriyle anlatan Dalbeler, Türk sanayisinin belirsizliklerle yaşamayı öğrendiğini ve bu sayede değişen koşullara hızlı uyum sağladığını vurguladı.
Türkiye’nin uluslararası sistemdeki rolünün yalnızca coğrafi konumla açıklanamayacağını ifade eden Dalbeler, ülkenin Doğu ile Batı, Asya ile Avrupa arasında bir köprü olmanın ötesinde; stratejik bir enerji koridoru, güçlü bir lojistik merkezi ve bölgesel diplomasinin önemli aktörlerinden biri olduğunu belirtti. Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın tarih boyunca yüksek dinamizm ve sürekli değişim barındırdığını kaydeden Dalbeler, bunun Türk sanayisinin reflekslerini güçlendirdiğini söyledi. Dalbeler, bu dinamik ortamın daha hızlı karar alma, daha çevik hareket etme ve fırsatları erken görme becerisi kazandırdığını belirterek, Türk çelik sektörünün en önemli avantajlarından birinin bu adaptasyon kabiliyeti olduğunu ifade etti.
Türk çelik sektörünün yıllardır farklı küresel krizlerle mücadele ederek büyümeyi sürdürdüğünü vurgulayan Dalbeler, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Karadeniz havzasından gelen yoğun çelik arzı başta olmak üzere pek çok zorlu sürecin başarıyla aşıldığını söyledi. Dalbeler, sektörün karşılaştığı her zorluktan yeni yetkinlikler kazanarak çıktığını belirterek, koşullar her zaman avantajlı olmasa da büyümeye devam ettiklerini ve bunun sektörün dayanıklılığını açıkça ortaya koyduğunu dile getirdi.
Çelik sektörünün geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Dalbeler, çeliğin yalnızca ekonomik açıdan değil, stratejik ve toplumsal açıdan da vazgeçilmez bir alan olduğunu söyledi. Çelik sektörünün tarih boyunca ülkeler arasındaki iş birliğini ve ekonomik entegrasyonu desteklediğine dikkat çeken Dalbeler, Avrupa Birliği’nin temellerinin de çelik sektöründe kurulan ortaklıklarla atıldığını hatırlattı. Küresel ticaretin ülkeler arasındaki ilişkileri güçlendiren en önemli araçlardan biri olduğunu ifade eden Dalbeler, artan korumacılık eğilimlerine rağmen uluslararası iş birliğinin sürdürülmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Farklılıklar olsa da ortak zeminde buluşulabilecek pek çok alan bulunduğunu belirten Dalbeler, çelik sektörünün gelecekte de ülkeler arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlenmesine katkı sağlamayı sürdüreceğini ifade etti.
