Türkiye Oyuncakçılar Derneği (TOYDER) organizasyonuyla düzenlenen Geleneksel İftar Programı, oyuncak ve promosyon sektörünün temsilcilerini bir araya getirdi. Programda, sektör paydaşları bir araya gelerek değerlendirmelerde bulundu ve önümüzdeki döneme ilişkin hedefler paylaşıldı.
TOYDER Başkanı Raşit Akar, iftar programında yaptığı konuşmada sektöre yönelik değerlendirmelerde bulundu, “Dördüncüsünü düzenlediğimiz iftar yemeğimize sektörümüzün tüm fertlerini, patronu, çalışanı, emektarı ayırmadan davet ederek yaklaşık 600 kişilik bir organizasyonu gerçekleştirdik. Bu birlik ve beraberliğin, Ramazan'ın manevi iklimiyle birleşmesi bize çok büyük güç verdi.”
Akar, sektör paydaşlarının bir arada olmasının önemine de değinerek, “Sektörümüzün tüm paydaşlarını bir arada görmek, çeşitli STK ve derneklerin başkanlarını aynı ortamda görmek ve onlarla yapacağımız iş birliklerinin altyapısını oluşturmak bizim için çok değerliydi.” dedi.
"Sektörün en büyük sorunu doğum oranlarının düşmesi"
Program sırasında sektörün güncel durumuna dair soruları yanıtlayan Raşit Akar, “Oyuncak sektöründe en büyük sorunlarımızdan biri bebek sayısının ve doğurganlık oranının düşmesi. 2014–2015 yıllarında yaklaşık 1,5 milyon olan doğum sayısı, günümüzde yaklaşık 980 bine kadar geriledi. Bu sektörümüz için olumlu bir veri değil; ülkemiz açısından da dikkat edilmesi gereken bir konu.”
Sektörün gelişimi için atılması gereken adımlara da değinen Akar, “Dernek olarak ve sektör olarak, oyuncakların nicelik ve nitelik açısından daha gelişmiş olması yönünde ilerliyoruz. Çocuklarımız artık çok daha özel ve kıymetli; bu nedenle üretilecek oyuncaklar da daha nitelikli ve katmerli olmalı.” ifadelerini kullandı.
"Gümrük ve İmalat Sorunları Sektörü Olumsuz Etkiliyor"
Sektörün önündeki zorlukları da açıklayan Akar, gümrük vergileri ve ithal parçaların maliyetlerine dikkat çekerek, “Bazı devlet prosedürleri ve gümrük uygulamaları karşımıza çıkıyor. Örneğin, uzaktan kumandalı arabalarla ilgili gümrük vergisi önce 8 bin dolarken, şu anda 15 bin dolara yükseldi. Bu da ürünün raf fiyatına yüzde 40–50 oranında yansıyor. Enflasyon baskısı ve insanların alım gücünün düşüklüğü ile birleştiğinde, sektörümüz açısından olumsuz bir hava oluşuyor.”
Akar, imalat süreçleriyle ilgili olarak, “Ayrıca, imalatçılar için katma değerli üretim yapmak amacıyla gerekli bazı parçaları Çin’den getirmemiz gerekiyor. Daha önce kapsam dışı belgelerle bu süreçleri yönetebiliyorduk; ancak yeni düzenlemelerle bu artık mümkün değil ve gümrük süreçleri, navlun fiyatları ciddi şekilde artıyor. İkinci el kalıpların yatırım teşvik belgesi kapsamında alınması da artık zorlaştı. Bu durumlar üretici açısından sektörümüzü oldukça zorlayan faktörler.” ifadelerini kullandı.
“Çocuklar oyunlarını yaşasın, büyükler barış ve paylaşım ile meşgul olsun”
Raşit Akar, oyuncakların çocukların gelişimindeki önemine dikkat çekerek, sektörün toplumsal rolüne vurgu yaptı:
“Dünya liderlerini düşünün; eğer çocuklar zamanında güzel ve paylaşımcı oyuncaklarla büyüseydi, bugünkü dünya daha farklı olurdu. Şu an yaşanan savaşlarda insanların canını hiçe sayan oyunlar oynanıyor. Biz diyoruz ki, çocuklar oyunlarını yaşasın, büyükler savaş ve çatışmayla değil; barış ve paylaşım ile meşgul olsun. İnsanların canı artık yanmasın; tüm dünyaya huzur ve barış gelsin. Ramazan’ın manevi ikliminde oyuncak sektörünü böyle bir perspektifle de ele almak istedim.”

