Avrupa Birliği’nin stratejik sektörlerde Avrupa üretimini ve düşük karbonlu ürünleri desteklemeye yönelik Industrial Accelerator Act düzenlemesi, Türkiye açısından da kritik bir dönemi başlatıyor. Dışyönder Başkanı Dr. Hakan Çınar, Türkiye’nin Avrupa’nın üretim ekosisteminin dışında bırakılmasının AB’nin rekabet gücünü de zayıflatacağını belirterek “Made in Europe” yerine “Made with Europe” yaklaşımının benimsenmesi gerektiğini söyledi.

Avrupa Birliği, küresel sanayi rekabetinde gücünü artırmak amacıyla yeni bir sanayi politikası oluşturuyor. Avrupa Komisyonu’nun 4 Mart 2026’da açıkladığı Industrial Accelerator Act teklifi; kamu alımları ve destek mekanizmaları üzerinden Avrupa’da üretilen ve düşük karbonlu ürünleri teşvik etmeyi hedefliyor.

Çelik, alüminyum, çimento, otomotiv ve temiz teknolojiler başta olmak üzere stratejik sektörleri kapsayan düzenleme henüz yasama sürecini tamamlamış değil. Bu nedenle AB’nin kendi üretimini desteklerken mevcut uluslararası tedarik zincirlerini nasıl koruyacağı tartışılıyor.

Türkiye Avrupa üretiminin parçası
Dış Ticarete Yön Verenler Derneği (Dışyönder) Başkanı Dr. Hakan Çınar, Türkiye’nin yaklaşık 30 yıldır Gümrük Birliği kapsamında Avrupa sanayisiyle güçlü bir entegrasyon içinde olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin otomotiv, makine, beyaz eşya, tekstil, elektronik ve ara malı üretiminde Avrupa tedarik zincirlerinin önemli bir halkası olduğunu belirten Çınar, “Türkiye sıradan bir üçüncü ülke değildir. Türkiye bugün Avrupa’nın üretim ekosisteminin bir parçasıdır” dedi.

Ege’den 2 milyar dolarlık ihracat başarısı
Ege’den 2 milyar dolarlık ihracat başarısı
İçeriği Görüntüle

Çınar, Türkiye’nin Gümrük Birliği bulunan ülkeler kapsamında düzenlemede belirli koşullarda AB menşeli içeriğe eşdeğer kabul edilmesine yönelik yaklaşımın nihai metinde korunmasının önemine dikkat çekti.

“Avrupa’nın asıl meselesi Çin”
Dışyönder’e göre “Made in Europe” yaklaşımının arkasındaki temel nedenlerden biri, Çin’in elektrikli araç, batarya, güneş paneli, çelik ve makine gibi stratejik alanlarda artan üretim gücü.

Avrupa’nın sanayisini koruma hedefinin anlaşılabilir olduğunu belirten Çınar, ancak korumacı politikaların Avrupa’nın mevcut üretim ortaklarını dışlamaması gerektiğini söyledi.

Çınar, “Avrupa Çin’e karşı sanayi duvarı örerken Türkiye’yi o duvarın dışında bırakırsa, Çin’i değil kendi rekabet gücünü cezalandırır” ifadelerini kullandı.

“Made with Europe” önerisi
Dışyönder, Türkiye’nin Avrupa’nın yeni sanayi politikasına yaklaşımında yalnızca “Made in Europe” kapsamına alınma talebiyle sınırlı kalmaması gerektiğini savunuyor.

Dernek, bunun yerine “Made with Europe” yaklaşımının benimsenmesini öneriyor. Bu modelin, Avrupa’nın yalnızca kendi sınırları içinde üretime değil, güvenilir ve entegre olduğu ülkelerle birlikte üretim kapasitesine odaklanmasını öngördüğü belirtiliyor.

Çınar, “Biz Avrupa’nın alternatifi değiliz; Avrupa’nın üretim ortağıyız” diyerek Türkiye’nin Avrupa sanayisinin geleceğinde aktif bir rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye için diplomatik fırsat
Industrial Accelerator Act’in henüz yasama sürecinde olması, Türkiye açısından önemli bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Dışyönder, Türkiye’nin kamu kurumları, ihracatçı birlikleri, sanayi kuruluşları ve iş dünyası temsilcileriyle birlikte Brüksel nezdinde aktif bir çalışma yürütmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Çınar, Avrupa’nın yeni sanayi mimarisinin Türkiye olmadan eksik kalacağını belirterek, “Bugün tartışılan yalnızca menşe değil, yarının Avrupa sanayi mimarisidir. Türkiye’nin bu mimarinin dışında değil, merkezinde olması gerekir” dedi.