Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı M. Erdal Eren, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ı (OVP) inşaat sektörü açısından değerlendirdi.
OVP’de kamu yatırımlarının ekonomik ve sosyal fayda esas alınarak önceliklendirilmesinin sektör açısından önemli olduğunu belirten Eren, kamu yatırım programındaki rasyonelleştirme sürecinin kaynakların daha etkin kullanılması bakımından anlaşılır olduğunu ifade etti.
Ancak düşük ilerleme oranına sahip, durdurulmuş ya da yeterli ödenek sağlanamadığı için sağlıklı şekilde sürdürülemeyen projeler konusunda beklentilerinin devam ettiğini vurgulayan Eren, “Bu tür projelerde müteahhitlerimize tasfiye hakkı tanınmasına yönelik beklentimizi koruyoruz” dedi.
Kademeli yatırım artışı yeni fırsatlar yaratacak
OVP’de 2027 yılından itibaren kamu ve özel sabit sermaye yatırımlarında kademeli bir artış öngörülmesini olumlu değerlendiren TMB Başkanı Eren, ulaştırma, demiryolu, lojistik koridorlar, enerji ve yenilenebilir enerji alanlarında planlanan yatırımların inşaat sektörü için yeni iş fırsatları oluşturacağını kaydetti.
Eren, kamu ihale mevzuatının uluslararası normlarla uyumlu, dijitalleşmeyi, yenilikçiliği ve sürdürülebilirliği destekleyen bir anlayış doğrultusunda güncellenmesinin de sektör açısından büyük önem taşıdığını belirtti. TMB olarak bu sürece görüş ve katkı sunmaya hazır olduklarını ifade etti.
“Rekabette finansman kapasitesi belirleyici hale geliyor”
Yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin yüksek katma değerli ihracat kapsamında desteklenmesine de dikkat çeken Eren, OVP’de yer alan ihracat finansmanının geliştirilmesi, finansman maliyetlerinin azaltılması ve Türk Eximbank’ın kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik hedefleri son derece değerli bulduklarını söyledi.
Türk müteahhitlerinin uluslararası pazarlarda daha fazla proje üstlenebilmesi için finansman imkanlarının daha da geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Eren, “Eximbank’ın özellikle alıcı kredileri, proje finansmanı ile garanti ve sigorta mekanizmalarının kapsam ve kapasitesinin güçlendirilmesine ihtiyaç duyuyoruz. Günümüzde uluslararası müteahhitlik sektöründe rekabet yalnızca teknik yeterlilik ve fiyat üzerinden şekillenmiyor. Projelere finansman sağlayabilme kapasitesi de rekabette belirleyici bir unsur haline geliyor. Bu nedenle güçlü ve rekabetçi finansman imkanlarının, sektörümüzün yeni pazarlardaki başarısında önemli bir rol oynayacağına inanıyoruz” dedi.



