Tekstil teknolojileri alanının en önemli küresel organizasyonlarından biri olan ITM 2026 Fuarı, 59 ülkeden 1.000’in üzerinde firma ve temsilciliğin katılımıyla kapılarını açtı. Yaklaşık 100 ülkeden gelen binlerce sektör profesyonelini ağırlayan fuar, ilk gününden itibaren yoğun ziyaretçi ilgisiyle dikkat çekti. Sergilenen yenilikçi teknolojiler, kurulan iş bağlantıları ve yüksek uluslararası katılım, ITM 2026’nın tekstil sektörünün küresel buluşma noktası olma konumunu bir kez daha ortaya koydu.
Fuarda değerlendirmelerde bulunan TETSİAD Başkanı Murat Şahinler, hem ITM 2026’nın sektöre sağladığı katkıları hem de Türk tekstil sektörünün geleceğine ilişkin öngörülerini paylaştı.
“79 ülkeden katılımcının yer aldığı bir organizasyon sektörümüz adına gurur kaynağı”
ITM 2026’nın uluslararası niteliğine dikkat çeken Şahinler, fuarın yalnızca Türkiye için değil, küresel tekstil teknolojileri sektörü için de önemli bir buluşma noktası olduğunu vurguladı. Şahinler, “76 ülkeden katılımcı firma burada yer alıyor. Türkiye’de düzenlenen bir organizasyonda bu kadar geniş uluslararası katılımın sağlanması sektörümüz adına son derece gurur verici. Bu tablo, ITM’nin dünya tekstil teknolojileri sektöründeki güçlü konumunu açıkça ortaya koyuyor” dedi.
“Türk makine sanayisi küresel ölçekte kendini kanıtlamış durumda”
Fuar alanında sergilenen teknolojilerin sektörün geleceğine ışık tuttuğunu belirten Şahinler, Türk makine üreticilerinin uluslararası rekabette önemli bir noktaya ulaştığını ifade etti. Şahinler, “Fuarda özellikle tekstil makineleri teknolojileri ön plana çıkıyor. Türk firmalarının geliştirdiği yenilikçi ürünleri görmek son derece memnuniyet verici. Türk makine sanayisi bugün dünya pazarlarında kendisini kanıtlamış durumda. ITM de bu başarının en güçlü vitrinlerinden biri olmayı sürdürüyor” diye konuştu.
“Mısır’a kaydığı tartışmaları sektörün gerçek potansiyelini gölgeliyor”
Son yıllarda sıkça gündeme gelen üretimin Mısır’a kayması tartışmalarını da değerlendiren Şahinler, Türkiye’nin sahip olduğu bilgi birikimi ve üretim altyapısının en önemli avantaj olduğunu söyledi. “Mısır’da işçilik maliyetleri daha düşük olabilir ancak üretim kültürü, teknik bilgi ve sanayi altyapısı açısından Türkiye ile aynı seviyede bir yapıdan söz etmek mümkün değil. Son dönemde Mısır’a yatırım yapan bazı firmaların yatırımlarını yeniden değerlendirmeye başladığını görüyoruz. Bu durum, yalnızca maliyet avantajının sürdürülebilir başarı için yeterli olmadığını gösteriyor” ifadelerini kullandı.
“Sorunlara değil, çözüm ve fırsatlara odaklanmalıyız”
Tekstil sektörünün karşı karşıya olduğu maliyet baskılarının farkında olduklarını belirten Şahinler, sektörün geleceğinin yüksek katma değerli üretimden geçtiğini vurguladı. Şahinler, “Elbette maliyet artışları ve enflasyonla mücadele gibi önemli başlıklar gündemimizde yer alıyor. Ancak sürekli bu sorunlara odaklanmak yerine mevcut koşullarda daha iyisini nasıl yapabileceğimizi konuşmamız gerekiyor. Rekabet gücümüzü artıracak olan unsur teknoloji, inovasyon ve katma değerli üretimdir” dedi.
“Teknik tekstillerden teknolojik tekstillere geçiş hızlanmalı”
Türk tekstil sektörünün güçlü üretim kapasitesine sahip olduğunu belirten Şahinler, yeni dönemde yüksek teknoloji içeren ürünlerin öneminin daha da artacağını söyledi: “Bugün artık yalnızca teknik tekstillerden değil, teknolojik tekstillerden söz ediyoruz. Kapasitelerimizi daha verimli kullanmak ve küresel pazarlarda daha güçlü konuma gelmek için inovatif ve yüksek teknoloji içeren ürünlere yönelmek zorundayız” değerlendirmesinde bulundu.
“Avrupa’daki 100 milyar dolarlık üretim Türkiye için önemli fırsatlar barındırıyor”
Küresel pazardaki fırsatlara dikkat çeken Şahinler, Avrupa’nın tekstil üretim hacminin Türk sanayicileri açısından önemli bir potansiyel oluşturduğunu söyledi: “Avrupa’da yaklaşık 100 milyar dolarlık bir tekstil üretimi bulunuyor. Türkiye’nin tekstil ve hazır giyim ihracatı ise 27-28 milyar dolar seviyesinde. Bu tablo, önümüzde değerlendirilmesi gereken büyük bir potansiyel olduğunu gösteriyor. Avrupa’daki üretimin çok daha iyisini yapabilecek bilgi birikimi ve kapasiteye sahibiz” dedi.
Yüksek katma değerli ürünlere odaklanılması gerektiğini vurgulayan Şahinler, “Yalnızca airbag kumaşı pazarının büyüklüğü yaklaşık 3,8 milyar dolar seviyesinde. Bunun gibi birçok özel ürün grubunda önemli fırsatlar bulunuyor. Sektörümüzün bu alanlara yönelmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Türkiye, hammaddeden nihai ürüne kadar tüm süreci yönetebilen sayılı ülkeler arasında”
Türkiye’nin entegre üretim gücünün en önemli avantajlardan biri olduğunu belirten Şahinler, sektörün geleceğine ilişkin iyimser mesajlar verdi. “Türkiye’de tekstilin sona ereceğine inanmıyorum. Dünyada hammaddeden başlayarak nihai ürüne kadar tüm üretim süreçlerini yönetebilen çok az ülke bulunuyor. Türkiye bu ülkelerden biri. Çin ve Hindistan ile birlikte dünyanın en güçlü tekstil üretim altyapılarından birine sahibiz. Bu nedenle Türk tekstil sektörünün geleceği konusunda son derece umutluyum” dedi.
“HomeTex’te memnuniyet oranı yüzde 95’in üzerine çıktı”
Konuşmasında HomeTex Fuarı’na da değinen Şahinler, organizasyonun beklentilerin üzerinde sonuçlar verdiğini belirtti. “Hometex için çok yoğun bir hazırlık süreci yürüttük. KFA Fuarcılık, yönetim kurulumuz, fuar komitemiz ve katılımcı firmalarımızın katkılarıyla son derece başarılı bir organizasyon gerçekleştirdik” diyen Şahinler, fuarın ticari çıktılarının da oldukça güçlü olduğunu ifade etti.
Yaklaşık 180 yabancı firma ve 250’ye yakın profesyonel satın almacının B2B programları kapsamında ağırlandığını belirten Şahinler, “Katılımcılarımızla birebir yaptığımız görüşmelerde memnuniyet oranının yüzde 95’in üzerinde olduğunu gördük. Birçok firma, fuardan beklentilerinin üzerinde sonuçlar elde ettiklerini ifade etti” dedi.
“Gelecek yılın hazırlıklarına şimdiden başladık”
HomeTex’in tamamlanmasının ardından yeni dönem çalışmalarına vakit kaybetmeden başladıklarını belirten Şahinler, önümüzdeki yıl için daha iddialı hedefler belirlediklerini söyledi. “Hometex tamamlandıktan hemen sonra gelecek yılın hazırlık sürecini başlattık. Önümüzdeki organizasyonda en az 350 yabancı firma ve 500’ün üzerinde profesyonel satın almacıyı ağırlamayı hedefliyoruz” diyen Şahinler, bu yıl fuara yaklaşık 600 firmanın katıldığını ve ziyaretçi sayısının 80 ila 90 bin arasında gerçekleştiğini kaydetti.
“Türk tekstil sektörünün geleceğine güveniyoruz”
Sözlerini sektörün geleceğine ilişkin değerlendirmelerle tamamlayan Şahinler, üretim gücü, inovasyon kapasitesi ve uluslararası tecrübesiyle Türk tekstil sektörünün küresel rekabette güçlü konumunu koruyacağını vurguladı. Şahinler, “Türk tekstil sanayisinin geleceğine güveniyoruz. Üretmeye, yatırım yapmaya ve yenilikçi çözümler geliştirmeye devam ettiğimiz sürece sektörümüz çok daha güçlü bir noktaya ulaşacaktır” dedi.

