Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşabilmesi için sanayi ve üretimi merkeze alan bir kalkınma modelinin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. 2026 yılının ilk çeyrek büyüme verilerini değerlendiren İçten, imalat sanayisinin son yıllarda ciddi bir güç kaybı yaşadığına dikkat çekti.
İmalat sanayisinin uzun süredir daralma sürecinde olduğunu belirten İçten, ayakkabı sektörünün bu süreçten en fazla etkilenen alanların başında geldiğini ifade etti. 2023 yılından bu yana yüzlerce fabrika ve atölyenin faaliyetlerini sonlandırdığını kaydeden İçten, sektörde en az 100 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını söyledi.
Sanayi üretiminin ekonomik bağımsızlık ve ulusal güvenlik açısından stratejik bir öneme sahip olduğunun altını çizen İçten, “Biz her fabrikayı ülkemiz için bir kale olarak görüyoruz. Ancak son üç dört yılda ayakkabı sektörümüz yüzlerce kalesini kaybetti. Benzer tabloyu hazır giyim ve tekstil başta olmak üzere birçok üretim sektöründe de görüyoruz” dedi.
“Türkiye üretim konusunda kararını vermeli”
İlk çeyrekte açıklanan yüzde 2,5’lik büyüme oranına sanayi ve ihracatın negatif yönde katkı verdiğine dikkat çeken İçten, Türkiye’nin üretim ekonomisi konusunda net bir tercih yapmak zorunda olduğunu belirterek, “Artık ülke olarak şu soruya cevap vermemiz gerekiyor: İmalat sanayinde üretmeye devam etmek istiyor muyuz, istemiyor muyuz?” ifadelerini kullandı.
ABD ve Çin üretimi ulusal güvenlik meselesi olarak görüyor
Dünyanın önde gelen ekonomilerinin üretimi stratejik bir alan olarak değerlendirdiğini vurgulayan İçten, özellikle ABD ve Çin’in sanayi politikalarını ulusal güvenlik perspektifiyle şekillendirdiğini söyledi. Türkiye’de ise imalat sanayisinin her geçen yıl daha fazla güç kaybettiğini belirten İçten, küresel rekabet koşullarının da giderek ağırlaştığına işaret etti.
“Üretimi teşvik eden yeni modele ihtiyaç var”
Çin’deki üretim tesislerinin yılda 330-340 gün faaliyet gösterdiğini hatırlatan İçten, Türkiye’de bu sürenin yaklaşık 240 gün seviyesinde kaldığını belirterek, “Bizden yüzde 30-40 daha fazla çalışan bir ülkeyle rekabet ediyoruz. Bu nedenle üretimi teşvik eden, sanayiyi güçlendiren ve rekabetçiliği artıran yeni bir modele acilen ihtiyaç duyuyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
“Daha bütünsel bir yaklaşım gerekiyor”
Ayakkabı sektörü özelinde son dönemde alınan tedbirlerden memnuniyet duyduklarını da ifade eden İçten, Ticaret Bakanlığı’nın uygulamalarının sektöre önemli katkı sağladığını söyledi. Ancak mevcut koşullarda daha kapsamlı adımlara ihtiyaç olduğunu belirten İçten, çalışma mevzuatı başta olmak üzere üretim ekosistemini destekleyecek bütüncül politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.



