Çin’in en büyük ekonomik merkezi olan Guangdong Eyaleti’ni Türkiye üzerinden Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’ya bağlayacak yeni lojistik koridorda, ilk kez haftada iki gün düzenli tarifeli blok tren seferleri gerçekleştirilecek.

İstanbul merkezli Pasifik ISR Demiryolu Lojistik ve Ticaret A.Ş. ile Çin’in Guangzhou kentinde faaliyet gösteren Guangzhou Communications Investment International Train Operation Management Co., Ltd., bugün İstanbul’da stratejik iş birliği anlaşmasına imza attı. İki şirket, Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Çin’i Türkiye’ye, Türkiye üzerinden ise Avrupa, Orta Doğu, Birleşik Krallık ve Afrika’ya bağlayacak uluslararası bir lojistik ağ oluşturmayı hedefliyor.
Anlaşmanın öne çıkan başlıklarından biri, söz konusu hatta ilk kez haftada iki kez düzenli tarifeli blok tren seferlerinin hayata geçirilecek olması. Belirli gün ve saatlerde hareket edecek trenler sayesinde ihracatçılar daha öngörülebilir transit sürelerinden ve düzenli taşıma kapasitesinden faydalanabilecek.
Pasifik ISR Yönetim Kurulu Başkanı Cem Kanioğulları ile Guangzhou Communications Investment International Train Operation Management Co., Ltd. Genel Müdür Yardımcısı Wu Qing tarafından imzalanan mutabakat kapsamında, Guangzhou’dan Türkiye’ye hareket edecek ilk test treninin Temmuz 2026’da yola çıkması planlanıyor.
Türkiye, Koridorun Merkezinde Yer Alacak
Taraflar, Türkiye’yi bölgesel bir lojistik üs haline getirmeyi amaçlayan iş birliği kapsamında Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’yı kapsayan, standart güzergâhlar, transit takvimleri ve fiyatlandırma sistemleri üzerine kurulu entegre bir kara ve deniz taşımacılığı ağı geliştirecek.
Koridorun temelini oluşturan Orta Koridor, Asya’daki üretim merkezlerini Türkiye üzerinden Avrupa, Birleşik Krallık, Orta Doğu ve Afrika pazarlarına bağlayan önemli bir ticaret hattı olarak öne çıkıyor. Bu yapı sayesinde Türkiye yalnızca bir geçiş noktası olmaktan çıkarak bölgesel lojistik operasyonların merkezi konumuna yükselecek. Aynı zamanda Türk ihracatçıları için yeni pazarlara daha hızlı erişim imkânı sağlanırken, ülkenin küresel tedarik zincirindeki rolünün de güçlenmesi hedefleniyor.
İş birliği kapsamında taraflar, Çin-Avrupa Demiryolu Ekspresi üzerindeki operasyon planlamasını, yük takip süreçlerini ve gümrük koordinasyonunu birlikte geliştirecek. Ayrıca özel tren organizasyonları, sınır ötesi e-ticaret taşımaları ve soğuk zincir lojistiğine yönelik yeni hizmet modelleri de hayata geçirilecek.
Koridorun Çin Tarafında Guangdong Gücü Bulunuyor
Yeni lojistik hattının Çin’deki çıkış noktası, ülkenin ekonomik açıdan en güçlü bölgesi olan Guangdong Eyaleti olacak. Yaklaşık 14,58 trilyon yuanlık ekonomik büyüklüğüyle 2025 yılında da Çin’in en büyük eyalet ekonomisi unvanını koruyan Guangdong, ülkenin toplam dış ticaretinin beşte birinden fazlasını gerçekleştiriyor. Ayrıca Çin’de üretilen akıllı telefonların yaklaşık yüzde 40’ı bu bölgede üretiliyor.
Yeni koridor, Guangdong’un önde gelen şehirleri Shenzhen, Guangzhou, Zhuhai ve Yangjiang’ı doğrudan Türkiye’ye bağlayacak.
Bu şehirlerin de yer aldığı Guangdong-Hong Kong-Makao Büyük Körfez Bölgesi’nin ekonomik büyüklüğü 2025 yılında 15 trilyon yuanı aşarak dünyanın önde gelen ekonomik merkezleri arasında yer aldı. Kurulacak yeni hat, yüksek katma değerli üretim kapasitesine sahip bu bölgeyi Türkiye’ye ve Türkiye üzerinden üç kıtaya bağlayacak.
Yapılan değerlendirmelerde, imzalanan mutabakatın yalnızca yeni bir demiryolu bağlantısı değil, aynı zamanda uzun vadeli bir lojistik vizyonun parçası olduğu vurgulandı. Çin’in ekonomik lokomotifi konumundaki Guangdong’un Türkiye üzerinden üç kıtayla doğrudan bağlantı kuracağı ifade edildi.
Temel hedefin, Türkiye’yi yüklerin sadece geçtiği bir ülke olmaktan çıkarıp depolama, işleme, dağıtım ve yönetim süreçlerinin gerçekleştirildiği bölgesel bir lojistik ve üretim merkezi haline getirmek olduğu belirtildi. Bu dönüşüm sayesinde hem Türk ihracatçılarına yeni pazarlara erişim fırsatları sunulacağı hem de Türkiye’nin küresel lojistik ağındaki etkinliğinin artırılacağı kaydedildi.
Taraflar, iş birliğinin karşılıklı fayda, eşitlik ve sürdürülebilirlik esasları üzerine kurulduğunu vurguladı.
Amaçlarının tek seferlik yük taşımalarından ziyade düzenli kalkış saatlerine, istikrarlı transit sürelerine ve koordineli fiyatlandırmaya sahip sürdürülebilir blok tren operasyonları oluşturmak olduğu ifade edildi. Koridorun uzun vadeli başarısının çift yönlü yük akışına bağlı olduğuna dikkat çekilirken, Çin’den Türkiye’ye gelen yüklerin yanı sıra Türkiye, Avrupa, Birleşik Krallık, Orta Doğu ve Afrika’dan Çin’e yönelik yük hacminin de artırılmasının hedeflendiği belirtildi.
Demiryolu taşımacılığının bu sistemin omurgasını oluşturduğu, ancak hizmet ağının bununla sınırlı kalmayacağı ifade edildi. Pasifik ISR’nin Türkiye merkezli demiryolu-denizyolu ve demiryolu-karayolu çözümleriyle yükleri Avrupa, Birleşik Krallık, Orta Doğu ve Afrika’daki limanlar ile lojistik merkezlere ulaştıracağı belirtildi. Bunun yanı sıra şirketin yurt dışı depoları, konteyner sahaları, dağıtım merkezleri, e-ticaret depoları, serbest bölge projeleri ve sanayi bölgelerine yönelik çözümleri de kapsayan geniş kapsamlı bir lojistik altyapıyı yöneteceği aktarıldı.
Wu Qing: “Daha Güçlü ve Sürdürülebilir Bir Koridor Kuracağız”
Guangzhou Communications Investment International Train Operation Management Co., Ltd. Genel Müdür Yardımcısı Wu Qing, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Bugün İstanbul’da Pasifik ISR Demiryolu Lojistik ve Ticaret A.Ş. ile Stratejik İş Birliği Anlaşması’nı imzalamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu ortaklık, Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Çin ile Türkiye arasındaki lojistik bağların güçlendirilmesi açısından önemli bir adım niteliği taşıyor. Önümüzdeki süreçte Çin-Avrupa Demiryolu Ekspresi ve kombine taşımacılık alanlarında ortak çalışmalar yürüterek daha güçlü, verimli ve sürdürülebilir bir lojistik koridoru oluşturmayı hedefliyoruz. Pasifik ISR’nin bölgesel deneyimi ile şirketimizin uzmanlığını bir araya getirerek yeni ticaret fırsatları yaratacağımıza ve her iki taraf için de değer üreten projelere imza atacağımıza inanıyoruz. İş birliğimizin başarılı sonuçlar doğurmasını temenni ediyoruz.”



