İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye mücevher sanayisi için kritik bir fırsatın kapıda olduğunu belirterek, Körfez’den çıkan firmaların Singapur ve Hong Kong yerine Türkiye’ye yönlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Avdagiç, işlenmemiş altın ithalatındaki kota uygulamasının sektör açısından acilen gözden geçirilmesi ve kaldırılmasının elzem olduğunu ifade etti.
Avdagiç, yazılı açıklamasında Türkiye’nin fiziki altın alım, satım ve üretiminde stratejik bir merkez olduğunu hatırlattı. Ancak Ağustos 2023’te uygulamaya konan işlenmemiş altın ithalat kotasının, mücevher üreticisinin ciddi kayıplar yaşamasına neden olduğunu belirtti. Bu durum, son üç yıldır Türkiye’nin mücevher üretim kapasitesinin Dubai başta olmak üzere civar ülkelere kaymasına yol açtı. Avdagiç, söz konusu kaybın, Türkiye’nin sektördeki bölgesel liderlik konumunu zayıflattığını da ekledi.
Bölgesel Fırsatlar ve Stratejik Hamleler
Başkan Avdagiç, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik girişimlerinin Körfez ülkelerini de etkilediğini ve bu jeopolitik gelişmelerin Türk mücevher üreticisinin lehine bir dönemeç oluşturduğunu belirtti. “Türkiye mücevher sanayisinde bölgesinde tekrar lider ülke olma fırsatıyla karşı karşıya” diyen Avdagiç, bu kritik fırsatın iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Avdagiç, işlenmemiş altın ithalatındaki kota tedbirinin yeniden ele alınması ve kaldırılmasının sektör için hayati önem taşıdığını vurguladı. “Bunun için tam da doğru zamandayız. Eğer bu imkânı iyi değerlendirirsek, Türkiye mücevher sanayisi, bölgesinde yeniden lider konuma yükselebilir” dedi.
Körfez’den ayrılan veya ayrılmak zorunda kalan firmaları Türkiye’ye çekmek için hızlı, proaktif ve sonuç odaklı adımlar atılması gerektiğini belirten Avdagiç, hükümetten bu konuda ivedi bir değerlendirme beklediklerini ifade etti. Düzenlemeler hızla hayata geçirilirse, kaybedilen müşterilerin geri kazanılacağını ve yeni müşterilerle sektör ihracatının önemli ölçüde artacağını söyledi.
Avdagiç, Türkiye’nin altın ticaretinde ve mücevher üretiminde bölgesel bir cazibe merkezi olduğunu, doğru politikalar ve hızlı hamlelerle bu avantajın hem üretici hem ihracatçı açısından maksimum faydaya dönüştürülebileceğini sözlerine ekledi.




