İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, ekonomide uygulanan politikaların yalnızca talebi sınırlamaya değil, üretim kapasitesini korumaya da yöneldiğini belirterek yeni dönemin “sıkı para, seçici kredi ve üretim desteği” ekseninde şekillendiğini söyledi.

İTO’nun eylül ayı Meclis toplantısında konuşan Avdagiç, küresel ekonomideki gelişmeler, Türkiye’deki enflasyon görünümü, üretim kapasitesi, enerji maliyetleri ve yeni Orta Vadeli Program’a ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“Üretim Kapasitesinin Korunması Önemli Bir Hedef”
Türkiye’nin dezenflasyon sürecini sürdürürken aynı zamanda ekonomik büyüme ve üretim kapasitesini korumaya yönelik adımlar attığını belirten Avdagiç, ekonomi yönetiminin yaklaşımında önemli bir değişim yaşandığını ifade etti.

Avdagiç, Merkez Bankası’nın yüzde 37 seviyesindeki politika faizi ve kredi büyümesine yönelik makroihtiyati düzenlemelerin finansal koşulları sıkı tutmaya devam ettiğini belirterek, buna karşılık üretim kapasitesinin korunmasına yönelik desteklerin de giderek daha fazla önem kazandığını söyledi.

İTO Başkanı, ekonomi yönetiminin verdiği mesajın desteklerin miktarı kadar önemli olduğunu vurgulayarak, üretim kapasitesinin korunmasının artık dezenflasyon hedefi kadar önemli bir politika başlığı haline geldiğini kaydetti.

Küresel Büyümede Yapay Zekâ Vurgusu
Küresel ekonomideki gelişmelerin ortak bir eğilime işaret ettiğini belirten Avdagiç, büyüme ivmesini yakalayan ülkelerin yapay zekâ yatırımlarına ağırlık verdiğine dikkat çekti.

Üniversitelere de çağrıda bulunan Avdagiç, eğitim müfredatlarının yapay zekâ teknolojilerindeki dönüşüme uyumlu hale getirilmesi gerektiğini söyledi.

Yalnızca yapay zekâ alanında uzman yetiştirmenin yeterli olmayacağını belirten Avdagiç, farklı sektörlerde çalışan beyaz ve mavi yakalıların da yapay zekâ araçlarının kullanımı konusunda yetkinlik kazanmasının önem taşıdığını ifade etti.

Burkay: TEKNOSAB KOBİ OSB, Bursa’daki KOBİ’lerin Rekabet Gücünü Artıracak
Burkay: TEKNOSAB KOBİ OSB, Bursa’daki KOBİ’lerin Rekabet Gücünü Artıracak
İçeriği Görüntüle

“Dezenflasyon Süreci Zorlu Bir Dönemden Geçiyor”
Türkiye’de enflasyonun gerilemesine rağmen küresel maliyet baskılarının süreci zorlaştırdığını belirten Avdagiç, ağustos ayında tüketici enflasyonunun aylık yüzde 1,84, yıllık ise yüzde 31,51 olarak gerçekleştiğini hatırlattı.

Enerji fiyatlarındaki artışın dezenflasyon açısından önemli bir sınama oluşturduğunu belirten Avdagiç, Türkiye ekonomisinin bir taraftan fiyat istikrarını sağlamaya çalışırken diğer taraftan üretim ve büyüme kapasitesini koruması gerektiğini söyledi.

Petrol Fiyatları Ekonomiyi Çok Yönlü Etkiliyor
Petrol fiyatlarının Türkiye açısından kritik bir değişken haline geldiğini belirten Avdagiç, fiyatların 90-100 dolar bandında kalmasının enflasyon, cari açık ve para politikası üzerinde aynı anda baskı oluşturabileceğine dikkat çekti.

Petrol fiyatlarındaki kalıcı yükselişin akaryakıt ve ulaşım giderlerinin yanı sıra üretim maliyetlerini de artıracağını belirten Avdagiç, artan enerji maliyetlerinin mal ve hizmet fiyatlarına yansımasının kaçınılmaz olduğunu ifade etti.

Enerji ithalatındaki yükselişin cari denge üzerinde de baskı oluşturacağını belirten Avdagiç, bu nedenle petrol fiyatlarının Türkiye ekonomisi açısından yalnızca bir emtia fiyatı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

YTAK ve İhracat Finansmanındaki Artışa Destek
Ekonomi yönetiminin üretim ve ihracatı desteklemek amacıyla attığı adımları da değerlendiren Avdagiç, Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) kaynak limitinin 750 milyar liraya çıkarılmasını olumlu karşıladıklarını belirtti.

KOSGEB’in istihdam koruma desteğinin imalat sektörünün tamamına genişletilmesini, işletmelere daha uzun vadeli ve uygun koşullu finansman imkanlarının sunulmasını ve Eximbank’ın ihracat finansmanı hedefinin 59 milyar dolara yükseltilmesini önemli adımlar olarak değerlendirdi.

Avdagiç, enerji maliyetlerine sürekli sübvansiyon sağlamak yerine enerji verimliliğine yönelik yatırımların finansmanının artırılması gerektiğini de belirterek, yatırım, teknoloji, ihracat, Ar-Ge ve istihdam kapasitesini artıran işletmelerin önceliklendirilmesi gerektiğini vurguladı.

“Başarı Fiyat İstikrarı, Üretim ve Rekabet Gücüyle Ölçülecek”
Ekonomi politikalarının başarısının yalnızca enflasyon oranları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Avdagiç, fiyat istikrarı, üretim kapasitesi ve rekabet gücünün birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

Avdagiç, Türkiye’nin dezenflasyon hedefinden taviz vermeden üretim ve büyüme kapasitesini yeniden güçlendirmesinin önümüzdeki dönemin temel öncelikleri arasında yer alacağını ifade etti.

Yeni OVP İçin “Olumlu” Değerlendirmesi
İTO Başkanı Avdagiç, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’a ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Programda yer alan temel hedef ve politika tercihlerinin üretim ekonomisinin korunması ve yeni yatırımların desteklenmesi açısından önem taşıdığını belirten Avdagiç, iş dünyasının finansmana erişiminin kolaylaştırılmasını olumlu karşıladıklarını söyledi.

Verimlilik ve teknoloji odaklı yatırımların teşvik edilmesi, enerji, hammadde, iş gücü, makine ve lojistik maliyetlerinin azaltılması, kaynakların daha etkin kullanılması ve nitelikli iş gücünün geliştirilmesine yönelik hedeflerin de reel sektör açısından önemli olduğunu belirten Avdagiç, ihracat kapasitesinin artırılması ve yeni pazarlara erişimin desteklenmesinin Türkiye ekonomisinin rekabet gücüne katkı sağlayacağını ifade etti.