Bakan Kacır, Çinli mevkidaşı Yin Hejun ile teknoloji iş birliklerini görüştü
Bakan Kacır, Çinli mevkidaşı Yin Hejun ile teknoloji iş birliklerini görüştü
İçeriği Görüntüle

İstanbul’da hayata geçirilecek 15 bin kiralık sosyal konut projesinde başvuru süreci 14 Eylül’de başlayacak. İlk etapta 1.071 konut için hak sahipleri kura ile belirlenecek ve anahtar teslimlerinin ekim ayında yapılması planlanıyor. Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, piyasa koşullarının altında sunulacak kiralık konutların hem dar ve orta gelirli vatandaşların konuta erişimini kolaylaştırabileceğini hem de kira piyasasında dengeleyici bir etki oluşturabileceğini belirtti.

İstanbul’da yükselen kira maliyetleri karşısında vatandaşların konuta erişimini desteklemek amacıyla hayata geçirilecek 15 bin kiralık sosyal konut projesinde başvurular başlıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından daha önce duyurulan proje kapsamında başvurular 14 Eylül’den itibaren e-Devlet üzerinden yapılabilecek.

İlk aşamada 1.071 konutun hak sahiplerinin kura yöntemiyle belirlenmesi ve konutların ekim ayında teslim edilmesi hedefleniyor.

Proje, 81 ilde uygulamaya konulan 500 bin sosyal konut hamlesi kapsamında İstanbul’da yapılacak 100 bin satılık sosyal konuta ek olarak 15 bin konutun kiralık olarak vatandaşlara sunulmasını öngörüyor.

Kiralık sosyal konutlar 12 ilçede yapılacak

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum tarafından açıklanan proje kapsamında kiralık sosyal konutların İstanbul’un 12 ilçesinde hayata geçirilmesi planlanıyor.

Konutların yer alacağı ilçeler Ataşehir, Sancaktepe, Ümraniye, Üsküdar, Maltepe, Tuzla, Kartal, Başakşehir, Gaziosmanpaşa, Beyoğlu, Güngören ve Arnavutköy olarak açıklandı.

Projeden yararlanabilmek için başvuru sahibinin 18 yaşını doldurmuş Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması, en az bir yıldır İstanbul’da ikamet etmesi ve üzerine kayıtlı bir konut bulunmaması gerekiyor. Ayrıca aylık hane gelirinin 100 bin TL’nin altında olması şartı aranacak.

Konutların mülkiyeti TOKİ’de kalacak. Hak sahipleri kendilerine tahsis edilen konutlarda üç yıl süreyle oturabilecek. Bu sürenin sonunda konutların gerekli bakım ve kontrolleri yapılarak yeni hak sahiplerine tahsis edilmesi planlanıyor. Yeni hak sahipleri de kura yöntemiyle belirlenecek.

Kiralar 10 bin TL’den başlayacak

Projede farklı büyüklüklerdeki konutlar piyasa fiyatlarının altında kira bedelleriyle vatandaşlara sunulacak.

Açıklanan başlangıç fiyatlarına göre:

  • 1+1 konutlar: 10 bin TL
  • 2+1 konutlar: 12 bin TL
  • 3+1 konutlar: 15 bin TL
  • 4+1 konutlar: 18 bin TL

İlk etapta teslim edilecek 1.071 konutun anahtarlarının ekim ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla teslim edilmesi planlanıyor.

“Kiralık konut arzına doğrudan katkı sağlayacak”

Projeyi değerlendiren Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, kiralık sosyal konut modelinin Türkiye açısından yeni bir uygulama olduğunu belirtti.

Kamu tarafından doğrudan kiralık konut arzı oluşturulmasının önemli bir adım olduğunu ifade eden Özelmacıklı, özellikle İstanbul’da yüksek kiraların dar ve orta gelirli vatandaşların yanı sıra emekliler, kamu çalışanları ve kentsel dönüşüm nedeniyle evlerini boşaltmak zorunda kalan aileler üzerinde ciddi bir yük oluşturduğunu söyledi.

Özelmacıklı, piyasa rayiçlerinin altında belirlenecek kira bedellerinin vatandaşlara daha uygun maliyetli bir barınma imkânı sağlayacağını, uygulamanın gerçekleştirildiği bölgelerde özel kiralık konut piyasası üzerinde de zaman içerisinde dengeleyici bir etki oluşturabileceğini dile getirdi.

Başvuru kriterleri dikkatle takip edilmeli

Başvuru şartlarının sosyal konutların hedeflenen kesimlere ulaşması açısından önemli olduğunu belirten Özelmacıklı, gelir, ikamet ve konut sahipliği kriterlerinin bu noktada belirleyici olacağını ifade etti.

Başvuruların e-Devlet üzerinden yapılmasının erişilebilirlik açısından avantaj sağladığını belirten Özelmacıklı, yoğun talep beklenen projede kura süreci, ilçelere göre konut dağılımı, kontenjanlar, aidatlar ve ilerleyen dönemlerde uygulanacak kira artışlarının da vatandaşlar tarafından yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi.

Özelmacıklı ayrıca başvuru sürecinde vatandaşların yalnızca TOKİ ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamaları dikkate almaları gerektiği konusunda uyardı.

Kira bedelleri piyasanın altında kalıyor

Belirlenen kira bedellerinin İstanbul’daki mevcut piyasa koşullarıyla karşılaştırıldığında önemli bir avantaj sunduğunu belirten Özelmacıklı, özellikle gelirinin büyük bölümünü kira ödemesine ayıran haneler açısından projenin önemli bir destek oluşturabileceğini söyledi.

Kamu eliyle uygun fiyatlı kiralık konut arzının artırılmasının uzun vadede özel piyasadaki fiyatlama davranışlarını da etkileyebileceğini belirten Özelmacıklı, sosyal konut modelinin yalnızca hak sahiplerine değil, genel kira piyasasına da katkı sağlayabileceğini ifade etti.

Kentsel dönüşüm için de fırsat oluşturabilir

Kiralık sosyal konutların İstanbul’un kentsel dönüşüm sürecine de katkı sunabileceğini belirten Özelmacıklı, dönüşüm projelerinde vatandaşların en önemli sorunlarından birinin geçici süreyle uygun fiyatlı konut bulmak olduğunu söyledi.

Özelmacıklı, ilerleyen dönemlerde kentsel dönüşüm nedeniyle evini tahliye etmek zorunda kalan ve başka bir konutu bulunmayan vatandaşlara yönelik kontenjan oluşturulmasının, riskli yapıların daha hızlı boşaltılmasına ve dönüşüm süreçlerinin hızlanmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti.

“15 bin konut önemli ama tek başına yeterli değil”

İstanbul’da konut kiralarının yüksek seviyelere ulaştığına dikkat çeken Özelmacıklı, 15 bin kiralık sosyal konutun önemli bir başlangıç olduğunu ancak uzun vadede daha geniş bir kiralık sosyal konut stokuna ihtiyaç bulunduğunu söyledi.

Modelin ilk uygulamasından elde edilecek sonuçların gelecekteki konut politikaları açısından yol gösterici olacağını belirten Özelmacıklı, kiralık sosyal konut üretiminin her yıl artırılması ve İstanbul’un farklı ilçelerine dengeli şekilde yayılması gerektiğini vurguladı.

Özelmacıklı, satılık ve kiralık sosyal konut üretiminin birlikte sürdürülmesinin, özellikle büyükşehirlerde konuta erişimin kolaylaştırılması ve kira piyasasının dengelenmesi açısından kalıcı bir kamu politikası haline gelmesi gerektiğini kaydetti.