Sakarya’nın Sapanca ilçesinde 9–12 Eylül 2026 tarihlerinde düzenlenen PSB Anatolia 2026, peyzaj mimarlığının iklim eylemindeki rolünün ele alındığı mesleki buluşmalara ev sahipliği yaptı. Fuarın destekçileri arasında yer alan TMMOB Peyzaj Mimarları Odası, başta COP31 odaklı oturum olmak üzere gerçekleştirdiği etkinliklerle mesleğin bilgi birikimi ve uzmanlığını gündeme taşıdı. Fuar kapsamında düzenlenen 5. PMOGenç Tasarım ve Uygulama Öğrenci Yarışması ise 15 üniversiteden 90 öğrenciyi bir araya getirdi. Oda Genel Başkanı Özay Yerlikaya, peyzaj mimarlığının kentlerin yaşam kalitesini ve dayanıklılığını doğrudan etkileyen bir alan olduğuna dikkat çekti.
PSB Anatolia Uluslararası Peyzaj, Süs Bitkileri, Bahçe Sanatları ve Ekipmanları Fuarı; üreticilerden sektör temsilcilerine, yerel yönetimlerden akademisyenlere, peyzaj mimarlarından öğrencilere kadar sektörün farklı paydaşlarını Sapanca’da buluşturdu. Fuarın paydaşlarından TMMOB Peyzaj Mimarları Odası da düzenlediği konferanslar ve öğrencilere yönelik çalışmalarıyla mesleki bilgi, deneyim ve uygulama süreçlerinin paylaşılmasına katkı sağladı.
PEYZAJ MİMARLIĞI İKLİM HEDEFLERİNİ YAŞAM ALANLARINA TAŞIYOR

Peyzaj mimarlığının iklim değişikliğiyle mücadelede üstlendiği role dikkat çeken TMMOB Peyzaj Mimarları Odası Genel Başkanı Özay Yerlikaya, iklim krizinin etkilerinin doğrudan yaşam alanlarında hissedildiğini belirtti.
Yerlikaya, “İklim eylemi mekânda gerçekleşir. Aşırı sıcaklıkları sokaklarda ve meydanlarda, taşkınları kentlerde ve havzalarda, kuraklığı toprakta ve peyzajda yaşıyoruz. Bu nedenle çözümü de mekânda üretmek zorundayız. Peyzaj mimarlığı, ekolojik planlama ve tasarım bilgisiyle iklim hedeflerini yaşam alanlarında uygulanabilir çözümlere dönüştüren temel meslek alanlarından biridir” dedi.
Peyzaj mimarlığının yalnızca estetik düzenlemelerle sınırlı olmadığını vurgulayan Yerlikaya, yağmur suyu yönetimi, kentsel ısı etkisinin azaltılması, toprağın korunması ve ekolojik bağlantıların güçlendirilmesinin planlama ve tasarım kararlarıyla doğrudan ilişkili olduğunu ifade etti. Yerlikaya, peyzaj mimarlığı alanındaki bilgi ve uzmanlığın iklim uyumuna yönelik planlama süreçleri ile kamu politikalarında daha etkin biçimde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
COP31 YOLUNDA EKOLOJİK PLANLAMA VE DİRENÇLİ KENTLER ELE ALINDI

Oda’nın konferans programı, “COP31 Yolunda EPD-Net: Ekolojik Planlama, Yeşil Altyapı ve Dirençli Kentler” başlıklı oturumla başladı. Dr. Nihan Yegin Yarayan’ın moderatörlüğündeki oturumda Prof. Dr. Alper Çabuk ve Dr. Ahmet Cemil Tepe yer aldı. Oturumda, iklim politikalarının mekânsal planlama ve peyzaj tasarımıyla ilişkisi değerlendirildi.
Ekolojik planlama, yeşil ve mavi altyapı sistemleri, doğa temelli çözümler ve su yönetimi başlıkları üzerinden peyzaj mimarlığının iklim dirençli yaşam alanlarının oluşturulmasına katkısı ele alındı. İklim hedeflerinin sahada uygulanabilmesi için mesleki uzmanlık ve disiplinler arası iş birliğinin önemi vurgulandı.
DİJİTAL İNOVASYONDAN DOĞAL BİTKİ KULLANIMINA
Fuar süresince Oda tarafından gerçekleştirilen diğer oturumlarda da peyzaj mimarlığının farklı çalışma alanları ele alındı. BIM teknolojisi ve e-PYS üzerinden dijital inovasyonun mesleki süreçlere etkisi değerlendirilirken, Ulusal Peyzaj Mimarlığı Ödülleri kapsamında ödüle layık görülen projeler tasarımcıları tarafından aktarıldı.
Kent peyzajında kullanılabilecek doğal bitkilere yönelik oturumda ise bitkisel tasarım ve uygulama açısından önemli bir kaynak niteliği taşıyan doğal bitki rehberi tanıtıldı. Fuar, bu etkinliklerle sektörün farklı bileşenlerini bir araya getirmenin yanı sıra mesleki gelişmelerin, tasarım yaklaşımlarının ve uygulama deneyimlerinin paylaşılmasına da zemin hazırladı.
15 ÜNİVERSİTEDEN 90 ÖĞRENCİ TASARIMLARINI UYGULAMAYA TAŞIDI

Fuar kapsamında düzenlenen 5. PMOGenç Tasarım ve Uygulama Öğrenci Yarışması, 15 üniversiteden 90 peyzaj mimarlığı öğrencisini bir araya getirdi. Öğrenciler, geliştirdikleri tasarım fikirlerini uygulamaya geçirirken bitki, toprak, malzeme ve uygulama süreçlerini sahada deneyimleme fırsatı buldu.
Farklı üniversitelerden öğrencileri ortak bir üretim ortamında buluşturan yarışma, teorik eğitimde edinilen bilgilerin uygulama alanında sınanmasına ve öğrenciler arasında mesleki deneyim paylaşımının gelişmesine katkı sağladı.
Gençlerin mesleki gelişiminin desteklenmesinin önemine değinen Yerlikaya, iklim krizinin etkileriyle karşı karşıya kalan kentlerin geleceğinde bugünün öğrencilerinin önemli sorumluluklar üstleneceğini belirtti. Yerlikaya, genç meslektaş adaylarının eğitim süreçlerinde sektör, uygulama alanı ve farklı üniversitelerden öğrencilerle bir araya gelmesini önemsediklerini ifade ederek, Sapanca’daki yarışmanın öğrencilerin fikirlerini gerçek bir uygulama ortamında test etmelerine ve mesleğin toplumsal ve ekolojik sorumluluklarını deneyimlemelerine olanak sağladığını söyledi.





