Çağdaş sanatın önde gelen isimlerinden Azade Köker’in bağlar, kırılganlık ve dönüşüm kavramlarını merkezine alan kişisel sergisi “Stolon”, 8 Eylül–14 Kasım 2026 tarihleri arasında Zilberman Berlin’de ziyaretçilerini ağırlıyor. Sanatçının izleyiciyle ilk kez buluşacak yeni çalışmalarından oluşan sergide Köker, kâğıt, tel ve ışığı bir araya getirerek oluşturduğu büyük ölçekli enstalasyonlarla insan, doğa ve toplumsal ilişkiler arasındaki görünür ve görünmez bağları mercek altına alıyor.
Tarihsel ve mitolojik referansları güncel meselelerle harmanlayan Köker, “Stolon” kapsamında ilişkilerin nasıl oluştuğunu, zaman içinde nasıl değişerek farklı yönlere doğru yayıldığını ve bu ilişkiler üzerinden nelerin aktarıldığını sorguluyor.
Sergiye adını veren “stolon” kavramı, botanikte ana bitkiden ayrılarak toprak yüzeyinde yatay biçimde ilerleyen ve düğüm noktalarında yeni kökler ve gövdeler meydana getiren dalı ifade ediyor. Yeni bitki kendi yaşamını sürdürebilecek seviyeye gelene dek onu besleyen stolon, bu noktadan sonra görevini tamamlıyor. Doğada mercanların meydana getirdiği ağlarda da benzer yapıların görülmesi, kavramı Köker’in sanat pratiğinde paylaşım, yayılma ve yaşamın devamlılığına dair güçlü bir metafora dönüştürüyor.
Köker, sergide bağların doğasında bulunan çelişkiyi de öne çıkarıyor. Birbirine bağlayan yapılar bir taraftan destek ve dayanışma yaratırken, diğer taraftan tutan, sınırlandıran ve yön veren mekanizmalara dönüşebiliyor. Sanatçı bu ikili durumu, ağların yalnızca düğüm ve kesişim noktalarından değil, bu noktaların arasında oluşan boşluklardan da meydana geldiği düşüncesi üzerinden ele alıyor.
Elliyi aşkın yıllık sanat pratiği boyunca kendini tanımlama, cinsiyet, emek, toplumsal ilişkiler ve insan yaşamının doğayla kurduğu iç içe ilişki gibi konulara tekrar tekrar odaklanan Köker’in malzeme anlayışı da zaman içinde önemli bir değişim geçiriyor. Sanatçının erken dönem çalışmalarındaki ağır terrakota heykellerden günümüzde kullandığı hafif ve geçirgen kâğıt yüzeylere uzanan bu dönüşüm, beden, hafıza ve kırılganlık üzerine yürüttüğü araştırmaların izlerini de taşıyor.
1990’lardan bu yana kâğıdı çalışmalarının merkezine alan Köker, bu malzemeyi geçirgen ve kırılgan bir deri olarak değerlendiriyor. Buruşmuş ve katlanmış yüzeyler üretim sürecinin izlerini korurken, bedenin yerini giderek izleyicinin kendi çağrışımlarıyla tamamlayabileceği hafif ve şeffaf kabuklar alıyor.
Serginin dikkat çeken çalışmalarından biri olan “Schwankende Säulen / Sallanan Sütunlar” ise bu yaklaşımı somutlaştırıyor. 2025–2026 tarihli yerleştirme, tel ve epoksiyle biçimlendirilmiş 13 kâğıt sütundan oluşuyor. Eser, kırılganlık hissi veren yapıların birlikte var olma ve birbirlerine destek olma biçimlerini sorgularken, dayanışma ile bağımlılık arasındaki sınırları da düşündürüyor.
Azade Köker’in “Stolon” sergisi, 8 Eylül–14 Kasım 2026 tarihleri arasında Zilberman Berlin, Goethestr. 82, 10623 Berlin adresinde ziyaret edilebilir.




