Akışkan gücü sektörünün çatı kuruluşu AKDER, Hannover Fairs Turkey organizasyonuyla 10-13 Haziran 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek WIN EURASIA 2026’da sektörün dönüşümünü ve yeni dönem beklentilerini gündeme taşımaya hazırlanıyor. Hidrolik ve pnömatik sistemlerde dijitalleşme, verimlilik ve sürdürülebilirlik odağında geliştirilen çözümler fuarda öne çıkarken; akıllı sistemler, IoT entegrasyonu ve enerji verimli ürünler geniş bir yelpazede sergilenecek.
Hidrolik ve pnömatik sektörü, 2024’te olduğu gibi 2025 yılında da hammadde maliyetlerindeki artış ve küresel ekonomik dalgalanmaların etkisi altında kaldı. Ancak bu zorlu koşullara rağmen sektör, teknoloji odaklı yatırımlarını sürdürerek dönüşüm sürecini hız kesmeden devam ettirdi. 2025 yılı, sektör açısından dijital dönüşüm ve verimlilik odağının güç kazandığı bir dönem olarak öne çıktı. Akıllı sistemler, modüler ürünler ve sürdürülebilirlik trendi doğrultusunda sektör, geleceğin endüstriyel ihtiyaçlarına uyum sağlamaya yönelik önemli adımlar attı.
Bu dönüşümün en somut örnekleri, WIN EURASIA 2026’da ziyaretçilerle buluşacak. Fuarda; verimlilik, yapay zekâ, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme temaları ön plana çıkacak. Akıllı sensörler ve IoT teknolojileriyle entegre çalışan, otomasyon sistemleriyle uyumlu akıllı hidrolik çözümler ile çevre dostu ve enerji verimliliği sağlayan pnömatik sistemler, dikkat çeken ürün grupları arasında yer alacak. Makine sanayi ve yan kollarına yönelik teknolojilerin geniş bir perspektifte sergileneceği fuar, sektör profesyonellerine yenilikleri yakından takip etme, iş ağlarını genişletme ve yeni iş birlikleri geliştirme fırsatı sunacak.
WIN EURASIA sektörün en güçlü buluşma noktası
WIN EURASIA’nın sektör için kritik bir platform olduğunu vurgulayan AKDER Yönetim Kurulu Başkanı Mark Minasyan, fuarın sunduğu fırsatları şu sözlerle değerlendirdi:
“Fuarda en yeni otomasyon ve akışkan teknolojileri, sensörler, akıllı üretim çözümleri, enerji verimliliği ürünleri ve mekanik bileşenler bir araya geliyor. Katılımcılar, uluslararası firmalar, satın alma heyetleri ve potansiyel müşterilerle doğrudan temas kurma imkânı buluyor.”
Minasyan, fuarın sadece ürün sergileme alanı değil, aynı zamanda bilgi paylaşım platformu olduğuna da dikkat çekerek şunları söyledi:
“Aynı zamanda otomasyon, dijital dönüşüm ve sürdürülebilir üretim gibi başlıklarda seminerler ve teknoloji tanıtımları düzenleniyor. Hidrolik, pnömatik, elektrik-elektronik, robotik ve imalat teknolojilerinin birlikte sunulması, sektöre bütüncül bir bakış kazandırıyor.”
WIN EURASIA’nın sektördeki rolüne ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Minasyan, fuarın hem yeni oyuncular hem de mevcut firmalar açısından önemine vurgu yaptı:
“WIN EURASIA, yeni oyuncular için güçlü bir temas alanı yaratırken, mevcut firmalar için ilişkileri büyüten ve erişimi genişleten bir platform olmaya devam ediyor.”
Otomasyonun yükselişi rekabeti yeniden tanımlıyor
Sektörün fuara olan ilgisini değerlendiren Minasyan, “Sektörümüzün 60 yıla yaklaşan bir geçmişi var. Dernek üyelerimiz daha çok sektörün deneyimli firmalarından oluşuyor. Katılım ve ilgi tatmin edici seviyede. Üyemiz olmayan ama sektörde faaliyet gösteren yeni firmaların da fuara yöneldiğini görüyoruz” dedi. Fuarda otomasyonun öne çıkmasına değinen Minasyan, sözlerine şöyle devam etti: “Otomasyon, sektörleri daha verimli, hızlı ve güvenilir çözümler üretmeye zorluyor. Bu da hidrolik ve pnömatik sistemlerin daha dijital, daha akıllı ve daha bütünleşmiş yapılara evirilmesini beraberinde getiriyor. Yapay zekâ kullanımının artmasıyla birlikte uzaktan izleme, veri analitiği ve bakım süreçlerinde yeni bir dönem başladı. Tüm bunlar rekabetin tonunu da yukarı taşıyor. Sektör artık akıllı, enerji verimli, sensör destekli ve veri odaklı çözümlerle otomasyonla daha sıkı bir bağ kuruyor.”
2026’da siparişler ve talep yeniden güçlenecek
2025 yılında durgunlaşma ve belirsizlik yaşayan hidrolik ve pnömatik sektörü için 2026’da bir toparlanma beklentisi olduğunu söyleyen Minasyan, “Yeni siparişler ve teslimatlar 2026’da istikrar kazanarak genel talep eğilimlerini güçlendirecektir. Bunun sektörde büyümeye işaret eden ilk sinyallerden biri olduğunu düşünüyoruz. 2026’da özellikle tarım makineleri, inşaat ekipmanları, metal işleme ve endüstriyel otomasyon pazarlarında fırsatlar görmeye başladı. Bu alanlardaki toparlanma, hidrolik-pnömatik bileşenlerine talebi canlandırabilir. Savunma sanayi gibi yüksek teknoloji sektörlerinde yerli üretim ve yüksek katma değerli ürünler için ortaklık ve yerlileştirme stratejileri hedefleniyor” dedi. İleri teknoloji entegrasyonunun yüksek maliyetler nedeniyle özellikle KOBİ’ler için önemli bir dönüşüm sınavı olduğunu belirten Minasyan, “Enerji verimliliği ve çevresel sürdürülebilirlik talepleri artıyor; bu ise sistemlerin yeniden tasarım ve iyileştirilmesini zorunlu kılıyor. Maliyetlerin öneminin daha çok artığı bir dönemde sorun olarak görülse de içerisinde sektör açısından fırsat da barındırıyor” diye konuştu.
WIN EURASIA, yeni iş fırsatlarının kapısını aralayacak
WIN EURASIA’nın, akışkan gücü teknolojilerinin dönüşümünü en kapsamlı şekilde yansıtan platformlardan biri olmaya devam ettiğini belirten Hannover Fairs Turkey WIN EURASIA Proje Yöneticisi Sena Mengül ise, “Hidrolik ve pnömatik sistemlerde dijitalleşme, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik odaklı çözümler her geçen yıl daha fazla önem kazanıyor. AKDER üyelerinin fuardaki güçlü varlığı, sektörün hem teknolojik kapasitesini hem de küresel rekabet gücünü ortaya koyuyor. 2026’da özellikle tarım makineleri, inşaat ekipmanları ve endüstriyel otomasyon gibi alanlarda gözlenen toparlanmanın, sektöre olan talebi daha da artırmasını bekliyoruz. WIN EURASIA, sektörün yaşadığı dönüşümün ve yeni iş birliklerinin en önemli buluşma platformlarından biri olarak yeni iş fırsatlarının kapısını aralayacak” dedi.




