Havacılık ve savunma sanayisinde rekabet, motor, elektronik ve yazılım sistemlerinin yanı sıra hafiflik, yüksek mukavemet ve dayanıklılık sunan ileri kompozit malzemeler üzerinden de şekilleniyor. Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatında kaydettiği büyüme, stratejik öneme sahip bu alandaki üretim kapasitesini ve teknoloji yatırımlarını daha da önemli hale getiriyor. Küresel kompozit pazarının 112,4 milyar dolarlık büyüklüğünden 2026 yılında 120,6 milyar dolara, 2033’te ise 212,1 milyar dolara ulaşması öngörülüyor. Türkiye kompozit sektörünün ihracatı 2024 itibarıyla 2 milyar doların üzerine çıkarken, sektörün önümüzdeki beş yıl içerisinde 7 milyar dolarlık pazar büyüklüğüne erişmesi hedefleniyor.
Dünya genelinde savunma harcamalarının artması ve ileri teknoloji alanlarına yönelik yatırımların hız kazanması, kompozit malzemeleri sanayinin stratejik öncelikleri arasına taşıyor. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) verilerine göre, küresel askerî harcamalar 2025 yılında reel olarak yüzde 2,9 artış göstererek 2,887 trilyon dolara ulaştı. Son 10 yıllık dönemde yüzde 41 büyüme kaydeden askerî harcamalar, savunma sistemlerinin geliştirilmesine ve bu sistemlerin üretiminde kullanılan ileri malzemelere duyulan ihtiyacı da artırıyor. Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatı ise 2025’te bir önceki yıla kıyasla yüzde 48 yükselerek 10,054 milyar dolar seviyesine çıktı. Türkiye savunma sanayisi; 3 bin 500’den fazla firma, 1.400’ü aşkın proje, 100 bine yaklaşan doğrudan istihdam ve 20 milyar doların üzerinde ciro büyüklüğüyle kapsamlı bir üretim ekosistemi haline geldi.
Bu gelişimde önemli bir yere sahip olan kompozit malzemeler, düşük ağırlıklarına rağmen yüksek mukavemet sunmaları, korozyona karşı dirençleri ve farklı tasarımlara uyarlanabilmeleri sayesinde geleneksel metal malzemelerin yerini giderek daha fazla alıyor. Özellikle havacılık uygulamalarında, insansız hava araçlarında ve savunma platformlarında kullanılan kompozitler, performansın artırılması ve ağırlığın azaltılması açısından kritik avantajlar sağlıyor. Grand View Research tahminleri, 112,4 milyar dolar büyüklüğündeki dünya kompozit pazarının 2026’da 120,6 milyar dolara, 2033 yılına gelindiğinde ise 212,1 milyar dolara ulaşacağını gösteriyor. Küresel pazarın 2026-2033 döneminde yıllık ortalama yüzde 8,4 büyümesi bekleniyor.
Türkiye Kompozit Sektörünün İhracatı 2 Milyar Doları Aştı
Türkiye, kompozit malzemeleri yalnızca kullanan değil, aynı zamanda bu malzemeleri tasarlayan, geliştiren ve üreten ülkeler arasında yer alma hedefi doğrultusunda ilerliyor. Yerli mühendislik kapasitesinin gelişimini gösteren örneklerden biri, TUSAŞ’ın Airbus A350 uçağı için kompozit kanatçıkların tasarımını ve üretimini üstlenmesi oldu. Bu tür projeler, Türkiye’nin ileri malzeme teknolojilerindeki bilgi birikimini ve uluslararası havacılık projelerinde üstlenebildiği sorumlulukları ortaya koyuyor.
Türkiye kompozit sektörünün ihracatı 2024 yılı itibarıyla 2 milyar doların üzerine çıkarken, önümüzdeki beş yıl içinde sektörün 7 milyar dolarlık pazar büyüklüğüne ulaşması amaçlanıyor. Bu hedefe ulaşılmasında yerli üretim kapasitesinin geliştirilmesi, Ar-Ge çalışmalarının yaygınlaştırılması ve uluslararası pazarlarda rekabet gücünün artırılması belirleyici rol oynuyor.
Kompozit sektöründe rekabetin yeni boyutu ise yalnızca malzemelerin hafifliği ve dayanıklılığıyla sınırlı kalmıyor. Termoplastik kompozitler, otomasyon teknolojileri, yüksek hızlı üretim yöntemleri ve geri dönüştürülebilir reçineler, hem üretim maliyetlerinin düşürülmesi hem de çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması bakımından giderek daha fazla önem kazanıyor. Bunun yanında, kullanım ömrünü tamamlayan uçak parçalarının ve rüzgâr türbini kanatlarının yeniden değerlendirilmesi de araştırma ve geliştirme çalışmalarının öne çıkan başlıkları arasında bulunuyor.
Savunma ve havacılıktan enerjiye, otomotivden altyapı uygulamalarına kadar geniş bir kullanım alanına sahip olan kompozit teknolojileri, Türkiye’nin yüksek katma değerli üretim ve ihracat hedefleri açısından stratejik büyüme alanlarından biri olarak değerlendiriliyor. Üretim süreçlerinin geliştirilmesi, yenilikçi malzemelerin ticarileştirilmesi ve farklı sektörler arasındaki iş birliklerinin güçlendirilmesi, bu alandaki büyümenin sürdürülebilirliği açısından önem taşıyor.
Kompozit Sektörünün Buluşma Noktası TURKCOMPOSITE 2026 Olacak
Türkiye’de giderek genişleyen ileri malzeme ve kompozit teknolojileri ekosistemi, 21-23 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek TURKCOMPOSITE 2026-Uluslararası Kompozit Fuarı’nda bir araya gelecek. CNG Expo ile Kompozit Sanayicileri Derneği (KSD) iş birliğinde düzenlenecek fuar, kompozit sektörünün farklı alanlarında faaliyet gösteren şirketleri, teknoloji geliştiricilerini, üreticileri ve profesyonel ziyaretçileri aynı platformda buluşturmayı hedefliyor.
Hammaddelerden reçine ve elyaf teknolojilerine, yarı mamullerden nihai kompozit parçalara, üretim makinelerinden otomasyon sistemlerine, test teknolojilerinden geri dönüşüm çözümlerine kadar sektörün tüm değer zincirini kapsayan organizasyon, Türkiye’nin kompozit alanındaki üretim ve mühendislik yetkinliklerinin uluslararası ölçekte tanıtılmasına katkı sunmayı amaçlıyor.
Türkiye savunma ve havacılık sanayisinin önde gelen kuruluşları arasında yer alan BAYKAR, HAVELSAN, ROKETSAN ve TUSAŞ da TURKCOMPOSITE 2026’nın katılımcıları arasında bulunuyor. Fuarın, kompozit üreticileriyle birlikte bu teknolojilerden yararlanan havacılık, savunma, otomotiv, enerji, inşaat, raylı sistemler, denizcilik ve endüstriyel üretim sektörlerini de bir araya getirmesi bekleniyor. Böylece satın alma profesyonelleri, mühendisler ve karar vericiler arasında yeni iş bağlantılarının kurulması ve sektörel iş birliklerinin geliştirilmesi için uygun bir ortam oluşturulması hedefleniyor.
B-2 ve F-35 Projelerindeki Çalışmalarıyla Tanınan Türk Bilim İnsanı Fuarda Konuşacak
TURKCOMPOSITE 2026’nın ana konuşmacıları arasında, Integrated Polymer Industries, Inc.’in kurucusu ve başkanı Ergün Kırlıkovalı da yer alıyor. Kırlıkovalı, B-2 Spirit ve F-35 gibi askerî hava platformlarında kullanılan özel polimer ve kaplama çözümlerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalarıyla tanınıyor.
Kırlıkovalı, fuarın ilk günü olan 21 Ekim’de gerçekleştireceği “Altın Üçüzler: Yaratıcılık, İnovasyon, Girişimcilik” başlıklı sunumunda, bilimsel araştırma ve geliştirme çalışmalarından inovasyona, girişimcilikten teknoloji geliştirme süreçlerine uzanan deneyimlerini katılımcılarla paylaşacak. Sunumun, ileri malzeme teknolojileri alanında çalışan profesyonellerin yanı sıra yenilikçi fikirlerini ticarileştirmek isteyen girişimciler için de önemli bir buluşma noktası oluşturması bekleniyor.
Canlı Üretimden Savunma Teknolojilerine Uzanan Altı Özel Alan
TURKCOMPOSITE 2026 kapsamında, sektörün farklı ihtiyaçlarına ve uygulama alanlarına odaklanan özel bölümler de ziyaretçilerin ilgisine sunulacak. Bu alanlar, kompozit teknolojilerinin yalnızca teorik ve ticari yönlerini değil, üretim süreçlerini, uygulama örneklerini ve yenilikçi ürünlerini de yakından inceleme fırsatı sağlayacak.
Demo Üretim Alanı’nda BOYTEK, LİTERATÜR KİMYA, NEVA COMPOSITES, OMNIFORM ve TİLA, üretim tekniklerini canlı uygulamalar aracılığıyla sergileyecek. Ziyaretçiler, bu bölümde kompozit üretiminde kullanılan farklı yöntemleri ve uygulama süreçlerini yerinde görme imkânı bulacak.
Composite Live alanı, BAYKAR, TUSAŞ, ROKETSAN ve HAVELSAN temsilcileriyle gerçekleştirilecek işletmeden işletmeye (B2B) görüşmelere odaklanacak. Bu platform aracılığıyla sektör firmaları ile savunma ve havacılık kuruluşları arasında doğrudan iletişim kurulması ve potansiyel iş fırsatlarının değerlendirilmesi amaçlanıyor.
Savunma Sanayii Sergi Alanı’nda hava araçları ve kompozit malzemelerin savunma uygulamalarındaki kullanımına ilişkin örnekler ön plana çıkacak. CTP Boru Üreticileri Birliği Alanı ise altyapı sektöründe kullanılan çözümlere odaklanacak. Girişimcilik ve yenilikçilik tarafında BTM Start-Up Village, gelişmekte olan girişimleri ve yeni fikirleri ziyaretçilerle buluşturacak. Composite Selects – Innovation Area’da ise kompozit malzemeler kullanılarak üretilen nihai ürünler sergilenecek.
Bu altı özel alan, fuarın üretim teknolojileri, savunma sanayisi, altyapı, girişimcilik ve yenilikçi ürünler gibi farklı başlıkları aynı çatı altında birleştiren kapsamlı yapısını destekleyecek.
25 Ülkeden 143 Firma ve 200’ün Üzerinde Marka Katılacak
TURKCOMPOSITE 2026, 14 bin metrekarelik bir alanda düzenlenecek. Organizasyona 25 ülkeden 143 katılımcı firmanın ve 200’ün üzerinde markanın katılması planlanıyor. Fuar süresince Doğu Avrupa, Balkanlar, Türk Cumhuriyetleri, Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkeleri, Orta Doğu ve Kuzey Afrika başta olmak üzere farklı bölgelerden 4 binden fazla profesyonel ziyaretçinin İstanbul’da ağırlanması bekleniyor.
Uluslararası katılımcı ve ziyaretçi profiliyle fuar, Türkiye’de faaliyet gösteren kompozit üreticilerinin yeni pazarlara ulaşması, uluslararası şirketlerle ticari ilişkilerini geliştirmesi ve sektördeki güncel teknolojileri yakından takip etmesi için önemli bir platform olmayı hedefliyor. Farklı coğrafyalardan gelecek sektör temsilcilerinin buluşması, üreticiler ile teknoloji kullanıcıları arasında yeni ticari bağlantıların kurulmasına da zemin hazırlayacak.
Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile İstanbul Fuar Merkezi’nin desteğiyle gerçekleştirilecek TURKCOMPOSITE 2026, uluslararası kompozit sektörünün önemli kuruluşlarının da desteğini alıyor. JEC World, EuCIA, AVK, ALMACO, Assocompositi ve Composites United ile uluslararası sektörel kuruluşların desteklediği organizasyon, Türkiye’nin kompozit teknolojilerindeki üretim gücünü, mühendislik birikimini ve yenilikçi çözümlerini küresel pazarlara tanıtmayı amaçlıyor.
Savunma ve havacılık sanayisindeki büyüme, ileri malzeme teknolojilerine yönelik yatırımlar ve sürdürülebilir üretim arayışları doğrultusunda kompozit sektörü, Türkiye’nin sanayi ve ihracat hedeflerinde giderek daha önemli bir konum kazanıyor. TURKCOMPOSITE 2026’nın, sektörün üreticilerini, teknoloji geliştiricilerini ve uluslararası iş ortaklarını bir araya getirerek bu gelişime katkı sağlaması bekleniyor.


