Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin teknoloji girişimciliği alanındaki potansiyelini uluslararası yatırımcılarla buluşturmayı hedeflediklerini belirterek küresel girişim sermayesi fonlarını ve teknoloji liderlerini Türkiye’de uzun vadeli ortaklıklar kurmaya davet etti. Kacır, “Küresel girişim sermayesi fonlarını ve teknoloji liderlerini Türkiye’nin girişimcilik potansiyeline yatırım yapmaya, uzun vadeli ortaklıklar kurmaya ve küresel düzeyde rekabetçi yeni nesil teknoloji şirketlerinin yarattığı değeri paylaşmaya davet ediyoruz.” dedi.
Küresel teknoloji ve yatırım dünyasının temsilcileri ile Türkiye’nin önde gelen girişimcilerini ve yapay zekâ alanındaki yeteneklerini bir araya getiren GO! GLOBAL Türkiye 2026 Zirvesi, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) Dijital Çalışma Grubu ve Endeavor Türkiye iş birliğinde İstanbul’da düzenlendi. Zirveye katılan Bakan Kacır, Türkiye’nin teknoloji, inovasyon ve girişimcilik alanlarında uluslararası ölçekte daha güçlü bir konuma ulaşmasına yönelik çalışmaları anlattı.
Türkiye’nin teknoloji ve girişimcilik ekosistemi büyüyor
Küresel ölçekte teknolojik dönüşümün rekabet dinamiklerini yeniden şekillendirdiğine dikkat çeken Kacır, girişimlerin yenilikçi fikirleri ekonomik değere dönüştürmede önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Türkiye’nin teknoloji, girişimcilik ve yatırım alanlarında küresel bir merkez hâline gelmesini hedeflediklerini belirten Kacır, son yıllarda araştırma ve geliştirme yatırımlarında kaydedilen ilerlemeye işaret etti.
Türkiye’nin yıllık AR-GE harcamalarının son 20 yılda 1,2 milyar dolardan yaklaşık 20 milyar dolara yükseldiğini aktaran Kacır, AR-GE harcamalarının millî gelir içindeki payının da yüzde 0,5’ten yüzde 1,46’ya çıktığını ifade etti.
Yapay zekâ, biyoteknoloji, yarı iletkenler ve kuantum teknolojilerindeki gelişmelerin küresel değer zincirlerini dönüştürdüğünü vurgulayan Kacır, Türkiye genelinde 115 teknoparkta 13 binden fazla teknoloji şirketinin faaliyet gösterdiğini bildirdi. Ülkede 1.700’ü aşkın AR-GE ve tasarım merkezinin bulunduğunu belirten Kacır, savunma ve havacılık sanayisinde geliştirilen sistemlerle Türkiye’nin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırdığını ve dünyanın en büyük 11. savunma çözümleri ihracatçısı konumunda olduğunu kaydetti.
Turcorn hedefi 2030’a kadar 100 milyar dolar
Türkiye’nin teknoloji vizyonunun önemli örneklerinden biri olarak Togg’u gösteren Kacır, bugüne kadar 120 binden fazla aracın yollara çıktığını söyledi. TEKNOFEST ve DENEYAP Teknoloji Atölyeleri gibi girişimlerle gençlerin teknoloji alanındaki yetkinliklerinin geliştirildiğini belirten Kacır, BiGG Programı aracılığıyla yaklaşık 2.700 teknoloji girişiminin kurulmasına katkı sağlandığını ifade etti.
Türkiye’de teknoloji girişimlerine yönelik yatırımların da önemli ölçüde arttığını vurgulayan Kacır, 2011-2015 döneminde 280 milyon dolar seviyesinde olan yatırım tutarının son beş yılda 5,7 milyar doları aştığını bildirdi. Türkiye’nin 2019 yılında henüz bir unicorn şirketi bulunmadığını hatırlatan Kacır, bugün milyar dolarlık değerlemeye ulaşan sekiz teknoloji şirketinin bulunduğunu belirtti.
Bu başarının mevcut potansiyelin yalnızca bir göstergesi olduğunu dile getiren Kacır, 2030 yılına kadar Türkiye’de 100 bin girişimin kurulmasını teşvik etmeyi ve Turcorn olarak adlandırılan şirketlerin toplam değerlemesini 100 milyar dolara yükseltmeyi hedeflediklerini açıkladı.
Bu doğrultuda, büyüme potansiyeli taşıyan teknoloji şirketlerine kapsamlı destek sunmak amacıyla Turcorn 100 Programı’nın hayata geçirildiğini belirten Kacır, programa katılan 43 şirketin uluslararası yatırımcılara erişim, stratejik ortaklıklar geliştirme, mentörlük alma ve küresel pazarlara açılma fırsatlarından yararlandığını kaydetti.

Türkiye, uluslararası teknoloji yeteneklerine kapılarını açıyor
Türkiye’nin teknoloji ekosistemini uluslararası yetenekler açısından da güçlendirmeyi amaçladıklarını belirten Kacır, Türkiye TechVisa Programı sayesinde nitelikli teknoloji profesyonellerinin iki hafta gibi kısa bir sürede çalışma izni alabildiğini söyledi.
Kacır ayrıca, Atatürk Havalimanı’nın eski terminal binalarının Terminal İstanbul markası altında dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezlerinden birine dönüştürüldüğünü ifade etti. Bu adımların, Türkiye’nin girişimcilik ekosistemini geliştirme ve uluslararası teknoloji şirketleri için cazip bir ortam oluşturma hedefinin parçası olduğunu vurguladı.
HIT-30 kapsamında yapay zekâ ve veri merkezi yatırımlarına destek
Türkiye’nin öncü teknolojilerdeki kapasitesini artırmak için girişimcilik ekosisteminden daha etkin yararlanacaklarını belirten Kacır, yapay zekânın öncelikli yatırım alanları arasında yer aldığını dile getirdi. Türkiye’nin yapay zekâ teknolojilerinin geliştirildiği, yaygın biçimde uygulandığı ve küresel pazarlara sunulduğu bir ülke olmasını istediklerini kaydetti.
Türkiye’nin sanayi altyapısının otonom sistemler, endüstriyel robotik ve akıllı üretim gibi yapay zekâ uygulamaları için önemli avantajlar sunduğunu ifade eden Kacır, 2026-2030 dönemini kapsayan Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı’nın 16 öncelikli eylem içerdiğini açıkladı.
Plan doğrultusunda iki yıl içinde 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin uygulama profesyoneli yetiştirilmesinin, ayrıca 5 milyon vatandaşa yapay zekâ okuryazarlığı eğitimi verilmesinin hedeflendiğini belirten Kacır, 2030 yılına kadar Türkiye’nin kurulu veri merkezi kapasitesinin en az 1 gigavata çıkarılmasının amaçlandığını söyledi. Bu hedef doğrultusunda en az 10 milyar dolarlık yatırımın harekete geçirilmesinin planlandığını aktaran Kacır, HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı kapsamında veri merkezi ve yapay zekâ yatırımları için 3 milyar dolarlık kamu desteği ayrıldığını bildirdi.
Türkiye, küresel yatırımcılar için fırsatlar sunuyor
Türkiye’nin stratejik konumu, ekonomik büyümesi, geniş iç pazarı ve nitelikli insan kaynağıyla uluslararası yatırımcılar açısından önemli fırsatlar barındırdığını belirten Kacır, ülke ekonomisinin son 20 yılda yıllık ortalama yüzde 5’in üzerinde büyüdüğünü ifade etti.
Türkiye’nin 86 milyonu aşan nüfusu ve yaklaşık 23 milyon ilk, orta ve yükseköğretim öğrencisiyle geniş bir insan kaynağına sahip olduğunu vurgulayan Kacır, enerji altyapısındaki gelişmelere de değindi. Geçen yıl elektrik üretim kapasitesine yaklaşık 8 gigavatlık ilave yapıldığını belirten Kacır, önümüzdeki 10 yılda her yıl 8 ila 10 gigavat yenilenebilir enerji kapasitesinin devreye alınmasının hedeflendiğini söyledi.
Dijital kamu hizmetlerinin yaygınlığına dikkat çeken Kacır, e-Devlet Kapısı’nın 9.400’den fazla hizmetle yaklaşık 70 milyon kayıtlı kullanıcıya ulaştığını kaydetti. Türkiye’nin ticari araç, otobüs, ev aletleri, çelik ve güneş paneli üretiminde Avrupa’nın önde gelen ülkeleri arasında bulunduğunu belirten Kacır, güçlü ve çeşitlendirilmiş sanayi altyapısının teknoloji şirketlerine yeni ürünler geliştirme, test etme ve pazara sunma konusunda önemli olanaklar sağladığını ifade etti.
Küresel girişim sermayesi fonlarına Türkiye daveti
Türkiye’nin girişimcilik ve yatırım ortamını geliştirmeye yönelik çalışmaların devam edeceğini belirten Kacır, mayıs ayında girişim sermayesi fonlarına 300 milyon dolarlık ilave kamu kaynağı tahsis edildiğini açıkladı. Özel sektör katkılarıyla birlikte toplamda 750 milyon doların üzerinde finansmanın harekete geçirilmesinin beklendiğini ifade eden Kacır, bu kaynağın inovasyona, ticari başarıya ve uluslararası rekabet gücüne katkı sağlamasının hedeflendiğini söyledi.
Türkiye’nin girişimleri yatırımcılarla buluşturmaya, sanayi ile girişimciler arasındaki iş birliklerini geliştirmeye ve uluslararası ortaklıkların önünü açmaya devam edeceğini vurgulayan Kacır, küresel teknoloji liderlerine ve yatırımcılara şu sözlerle seslendi:
“Burada iddialı girişimciler, kabiliyetli sanayi ortakları, büyüyen bir inovasyon ekosistemi ve yatırımlarınızı ve uzun vadeli başarınızı kolaylaştırmaya kararlı bir hükümet bulacaksınız. Ben ve ekibim her adımda sizi desteklemeye hazırız.”



