Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC 2026) Tanıtım Resepsiyonu'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin uzay alanındaki vizyonunu ve Antalya'nın ev sahipliği yapacağı kongrenin küresel iş birliği açısından taşıdığı önemi anlattı. Kacır, IAC 2026'nın bilimsel ve endüstriyel ortaklıkları güçlendirecek, uluslararası diyaloğu geliştirecek ve dünyanın dört bir yanından uzay ekosistemini aynı platformda buluşturacak tarihi bir organizasyon olacağını söyledi.
Konuşmasında Türkiye'nin uzay yolculuğunu tarihi ve bilimsel bir perspektifle değerlendiren Kacır, insanlığın büyük atılımlarının her zaman merak duygusuyla başladığını belirtti. Anadolu'nun yüzyıllar boyunca astronomi alanında önemli isimler yetiştirdiğini hatırlatan Kacır, bugün Türkiye'nin de bu mirası Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuyla geleceğe taşıdığını ifade etti.
Uzay teknolojilerinin artık yalnızca keşif faaliyetlerinin değil, sağlık, haberleşme, üretim ve birçok sektörde yenilikçi çözümlerin temelini oluşturduğunu belirten Kacır, küresel uzay ekonomisinin 600 milyar doları aşan büyüklüğe ulaştığını, 2035 yılına kadar ise yaklaşık 1,8 trilyon dolarlık hacme ulaşmasının beklendiğini söyledi. Türkiye'nin bu dönüşümü önemli bir fırsat olarak gördüğünü dile getiren Kacır, bilimsel kapasitenin geliştirilmesi, nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi ve uzayın barışçıl kullanımına katkı sağlanmasının temel öncelikler arasında yer aldığını vurguladı.
Türkiye'nin son 20 yılda uydu teknolojilerinde önemli bir yetkinlik kazandığını ifade eden Kacır, BİLSAT ile başlayan yolculuğun RASAT, GÖKTÜRK-2, İMECE ve tamamen yerli imkanlarla geliştirilen ilk haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A ile yeni bir seviyeye ulaştığını söyledi. Ancak hedeflerinin yalnızca uydu üretimiyle sınırlı olmadığını belirten Kacır, Türkiye'nin uzayda sürdürülebilir varlık gösteren ülkeler arasında yer almayı amaçladığını kaydetti.

Bu hedef doğrultusunda 2018 yılında Türkiye Uzay Ajansı'nın kurulduğunu, 2021 yılında açıklanan Milli Uzay Programı'nın ise uzun vadeli yol haritasını oluşturduğunu belirten Kacır, ilk Türk astronotu Alper Gezeravcı'nın Uluslararası Uzay İstasyonu'nda 13 bilimsel deney gerçekleştirdiğini, ikinci astronot Tuva Cihangir Atasever'in ise yörünge altı araştırma uçuşunda 7 deney yürüttüğünü hatırlattı. Bu görevlerin gençlere ilham verdiğini belirten Kacır, Türkiye'nin insanlı uzay görevleri için kritik teknolojiler geliştiren ülkeler arasında yer almayı hedeflediğini söyledi.
Uzay çalışmalarında uluslararası iş birliğinin vazgeçilmez olduğunun altını çizen Kacır, hiçbir ülkenin uzayın sunduğu fırsatları tek başına değerlendiremeyeceğini belirterek, ortaklıkların ve bilgi paylaşımının uzay çalışmalarının temelini oluşturduğunu ifade etti.
Kacır, Antalya'nın 5-9 Ekim 2026 tarihlerinde ev sahipliği yapacağı 77. Uluslararası Uzay Kongresi'nin Türkiye'nin küresel uzay ekosistemine daha güçlü katkı sunma vizyonunun önemli bir göstergesi olduğunu söyledi. Türkiye'nin son dönemde NATO Zirvesi ve COP31 gibi uluslararası organizasyonlara da ev sahipliği yaptığını hatırlatan Kacır, IAC 2026'nın da bilimsel diplomasi açısından önemli bir kilometre taşı olacağını dile getirdi.
Kongre hazırlıklarının başarıyla sürdüğünü belirten Kacır, IAC 2026'nın şimdiden rekor ilgi gördüğünü açıkladı. Bildiri çağrısına 108 ülkeden 8 bin 330'un üzerinde başvuru yapıldığını, bunun kongre tarihindeki en yüksek sayı olduğunu belirten Kacır, erken kayıt başvurularında da rekor seviyeye ulaşıldığını ifade etti. Antalya'da 100'den fazla ülkeden 10 bini aşkın katılımcının ağırlanmasının beklendiğini söyleyen Kacır, kongre boyunca teknik oturumlar, üst düzey görüşmeler, sergiler ve iş geliştirme toplantılarının gerçekleştirileceğini kaydetti.
Etkinlikte yer gözlemi, iklim izleme, afet yönetimi, uydu haberleşmesi, yapay zekâ, ticari uzay faaliyetleri, uzay keşfi ve uluslararası uzay yönetişimi gibi birçok başlığın ele alınacağını belirten Kacır, ayrıca IAF Bakanlar ve Parlamenterler Toplantısı'nın da küresel uzay politikalarının şekillendirilmesinde önemli rol oynayacağını söyledi.

Konuşmasının sonunda tüm uluslararası paydaşlara çağrıda bulunan Kacır, "IAC 2026, uluslararası diyaloğu güçlendirmek, bilimsel ve endüstriyel iş birliğini genişletmek ve dünyanın dört bir yanından paydaşları bir araya getirmek için eşsiz bir fırsat sunacak." dedi.
Türkiye'nin uzaydaki hedeflerinin yalnızca teknolojik gelişmeyle sınırlı olmadığını belirten Kacır, "Amacımız, uzayda sürdürülebilir bir varlık göstermek, ulusal hak ve menfaatlerimizi korumak ve uzayın barışçıl kullanımını tüm insanlığın yararına ilerletmektir." ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin IAC 2026'ya ev sahipliği yapmasının küresel uzay vizyonuyla örtüştüğünü vurgulayan Kacır, "IAC 2026'ya ev sahipliği yapmak, Türkiye'nin küresel uzay ekosistemine daha aktif katkıda bulunma vizyonuyla tam bir uyum içerisindedir." değerlendirmesinde bulundu.
Uluslararası katılım çağrısını yineleyen Kacır, "Ulusal uzay ajanslarını, üniversiteleri, araştırma kurumlarını ve özel sektör kuruluşlarını IAC 2026'ya katkıda bulunmaya davet ediyoruz. Sizleri Antalya'da ağırlamayı sabırsızlıkla bekliyoruz." diyerek konuşmasını tamamladı.
Resepsiyonda ayrıca TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, uzayın barışçıl kullanımının önemine dikkat çekerek IAC 2026'nın uzay diplomasisi açısından kritik bir platform olacağını ifade etti. Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Levent Gümrükçü, organizasyonun Türk dış politikasının uluslararası iş birliği vizyonuyla örtüştüğünü belirtti. IAF İcra Direktörü Christian Feichtinger ise Türkiye'nin küresel uzay alanındaki yükselen rolüne vurgu yaparak tüm ülkeleri Antalya'da düzenlenecek kongreye davet etti.
Türkiye Uzay Ajansı Başkanı Yusuf Kıraç, kongrenin kalıcı bilimsel ve teknolojik ortaklıkların kurulmasına katkı sağlayacağını ifade ederken, IAC 2026 Direktörü Emine Doğrukök de 108 ülkeden gelen 8 bin 330 bildiri başvurusuyla kongre tarihinin en yüksek başvuru sayısına ulaşıldığını belirterek Antalya'nın küresel uzay ekosisteminin buluşma noktası olacağını söyledi.



