Küresel ekonomide dengelerin yeniden şekillendiği bir dönemde düzenlenen ACE BPSC 2026 Zirvesi, uluslararası iş dünyasının önde gelen temsilcilerini İstanbul’da bir araya getirdi. TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, 28 ülkeden yaklaşık 70 AmCham başkanının katıldığı organizasyonun Türkiye’nin yatırım fırsatlarını tanıtmak ve uluslararası ticari ilişkileri güçlendirmek açısından önem taşıdığını belirtti. Sanlı, Türkiye ile ABD arasındaki 100 milyar dolarlık ticaret hedefinin yanı sıra yeni tedarik zincirlerinin sunduğu fırsatlara da dikkat çekti.

ACE BPSC 2026 Zirvesi kapsamında düzenlenen gala programında konuşan TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, uluslararası katılımın genişliğine dikkat çekti. Sanlı, “28 ülkeden yaklaşık 70 AmCham başkanını ve ekiplerini ağırlıyoruz. AmCham Europe temsilcileri ve Amerikan ticaret odalarının başkanları burada bulunuyor. Ticaret Bakanımız Ömer Bolat ve Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır da etkinliğimize katılarak bizleri onurlandırdılar.” dedi.

Zirvenin dört gün boyunca paneller, çalıştaylar ve farklı katılımcı gruplarına yönelik etkinliklerle devam edeceğini belirten Sanlı, Türkiye’nin yatırım potansiyelinin ve ekonomik gelişiminin uluslararası temsilcilere aktarılacağını ifade etti.

Sanlı, program kapsamında önemli isimlerin katılımıyla paneller düzenleneceğini belirterek, “Konuklarımıza Türkiye'deki son gelişmeleri, ülkemizin yatırım açısından sunduğu fırsatları ve bugüne kadar kaydettiği ilerlemeyi aktarmayı amaçlıyoruz. Yaklaşık 11 etkinlik düzenliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye-ABD ticaretinde 100 milyar dolarlık hedef

Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin öncelikli gündem maddelerinden biri olduğunu vurgulayan Sanlı, iki ülke arasındaki ticaret hacmini artırmak için önemli fırsatlar bulunduğunu söyledi.

Türkiye’nin ABD’ye ihracatında TABA-AmCham üyelerinin etkin rol oynadığını belirten Sanlı, “Türkiye ile Amerika arasında 100 milyar dolarlık bir dış ticaret hedefimiz var. Amerika'da 600 üyemiz ve 15 temsilciliğimiz bulunuyor. Savunma sanayisi, tekstil ve kimya başta olmak üzere farklı sektörlerde faaliyet gösteren, Amerika Birleşik Devletleri'ne yatırım yapan önemli sanayicilerimiz var. TABA-AmCham, bu ilişkilerde bir köprü görevi görüyor.” dedi.

Marmara Fuarcılık Genel Müdürü Ferhat Bayram, "Türkiye Veri Merkezi Üssü Olma Potansiyeline Sahip"
Marmara Fuarcılık Genel Müdürü Ferhat Bayram, "Türkiye Veri Merkezi Üssü Olma Potansiyeline Sahip"
İçeriği Görüntüle

Yeni tedarik zincirleri Türk ihracatçıları için fırsat sunuyor

Küresel ticarette korumacı politikaların yaygınlaştığına ve ülkelerin tedarik zincirlerini güvence altına almaya yöneldiğine dikkat çeken Sanlı, bu dönüşümün Türkiye açısından yeni fırsatlar oluşturduğunu belirtti.

Sanlı, “Yeni dünya düzeninde ülkelerin daha korumacı politikalara yöneldiğini görüyoruz. Her ülke kendi üretim gücünü artırmaya ve tedarik zincirlerini güvence altına almaya çalışıyor. Bu süreç, Türk ihracatçıları açısından Amerika'da önemli fırsatlar yaratıyor.” diye konuştu.

ABD’nin Çin’e yönelik yaklaşımındaki değişimin tedarik zincirlerinde yeni modelleri öne çıkardığını ifade eden Sanlı, Türkiye’nin bu süreçte avantajlı bir konumda bulunduğunu vurguladı.

“Friend-shoring ve nearshoring olarak adlandırılan modellerde Türkiye de önemli bir konumda bulunuyor. Bu doğrultuda ticaretimizin giderek artmasını bekliyoruz.” diyen Sanlı, Türkiye’nin üretim kapasitesi ve stratejik konumunun uluslararası iş birlikleri açısından önem taşıdığını kaydetti.

Enerji, havacılık ve savunma sanayisinde iş birliği

Türkiye ile ABD arasındaki iş birliği alanlarının yalnızca ticaretle sınırlı olmadığını belirten Sanlı; lojistik, ulaştırma, havacılık, enerji ve nükleer enerji alanlarında önemli fırsatlar bulunduğunu ifade etti.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu sırasında Cumhurbaşkanı liderliğinde gerçekleştirilen temaslara değinen Sanlı, bu görüşmelerde farklı sektörlerdeki iş birliği imkânlarının ele alındığını belirtti. Özellikle nükleer enerji alanında teknoloji transferi ve finansman olanaklarının önemine dikkat çekti.

Türk Hava Yolları’nın uçak alım anlaşmasını ve TUSAŞ gibi yerli ve millî kuruluşların uluslararası projelerde yer almasını da değerlendiren Sanlı, bu gelişmelerin Türkiye’nin küresel ekonomik ilişkileri açısından önemli başlıklar olduğunu ifade etti.

Türk şirketlerine uluslararası projelerde yeni imkânlar

Türk şirketlerinin ABD sermayesiyle farklı coğrafyalarda ortak projeler geliştirdiğini belirten Sanlı, özellikle Afrika ve Orta Doğu’da üçlü iş birliklerinin yeni fırsatlar oluşturduğunu söyledi.

Sanlı, Türk müteahhitlik şirketlerinin uluslararası sermayeyle bir araya gelerek farklı pazarlarda projeler geliştirmesinin önemine işaret ederek, bu tür ortaklıkların Türkiye’nin küresel ticaretteki etkinliğini artırabileceğini vurguladı.

AmCham ağı, transatlantik ilişkiler açısından önemli

Zirvenin Avrupa Birliği ve Avrasya ülkelerinden katılımcıları da bir araya getirdiğini belirten Sanlı, organizasyonun uluslararası ticaret ve düzenlemeler konusunda görüş alışverişi yapılmasına imkân sağladığını ifade etti.

Avrupa Birliği düzenlemeleri, “Made in EU” yaklaşımı, karşılıklı ticaret ve farklı ülkelerdeki AmCham ağlarının etkileşiminin toplantıların önemli gündem maddeleri arasında yer aldığını belirten Sanlı, AmCham ağının transatlantik ilişkilerdeki rolüne dikkat çekti.

Sanlı, Kazakistan, Ukrayna, İngiltere, Almanya, Fransa, Avusturya, İtalya, İspanya ve Balkan ülkelerinden temsilcilerin de zirveye katıldığını belirterek, uluslararası iş dünyasını İstanbul’da ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi.

ACE BPSC 2026 Zirvesi, Türkiye’nin yatırım fırsatlarını uluslararası iş dünyasına tanıtmayı, Türkiye-ABD ticari ilişkilerini güçlendirmeyi ve farklı bölgeler arasında yeni iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlamayı hedefleyen önemli bir buluşma olarak öne çıktı.