Türkiye'nin anayurt güvenliği alanındaki ilk ve tek uluslararası organizasyonu olan SEDEC 2026 Güvenlik ve Savunma Konferansı, Fuarı ve B2B/B2G Organizasyonu, 1-3 Aralık 2026 tarihleri arasında Ankara'da gerçekleştirilecek. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçılar Birliği'nin (SSI) destekleriyle düzenlenecek organizasyon, bu yıl 60'ın üzerinde ülkeden tedarik makamlarını Türk firmalarıyla bir araya getirmeyi hedefliyor.

Etkinliğin basın tanıtımı Teknopark Ankara'da düzenlenirken, SEDEC Organizasyon Komite Başkanı Hilal Ünal Türkan organizasyonun vizyonu ve sektöre sağlayacağı katkıları paylaştı.

Savunma Sanayisinden Farklı Bir Odak

Hilal Ünal Türkan, SEDEC'in klasik bir savunma sanayisi fuarı olmadığını belirterek organizasyonun odağında anayurt güvenliği, sınır güvenliği ve iç güvenlik teknolojilerinin bulunduğunu söyledi.

Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve diğer kolluk kuvvetlerinin ihtiyaç duyduğu güvenlik çözümlerine yönelik ürünlerin öne çıktığını ifade eden Türkan, organizasyonun temel hedeflerinden birinin sektöre daha fazla KOBİ kazandırmak ve yerli üretim kapasitesini artırmak olduğunu vurguladı.

Savunma sanayisi ile anayurt güvenliği sektörlerinin yalnızca belirli noktalarda kesiştiğini dile getiren Türkan, anayurt güvenliği ekosisteminin büyük platformlardan ziyade teknoloji yoğun ve özel çözümler geliştiren firmalardan oluştuğunu kaydetti.

Yerli Üretimde Önemli İlerleme

SEDEC fikrinin 2017 yılında sektörde farkındalık oluşturmak ve firmaların bu alana yönelmesini sağlamak amacıyla ortaya çıktığını belirten Türkan, geçen süreçte yerlilik oranında dikkat çekici bir gelişme yaşandığını ifade etti.

Savunma sanayisinin birinci ve ikinci kademe tedarik zincirinde yer alan firmaların sahip oldukları üretim kabiliyetlerini anayurt güvenliği alanına da aktarabildiğini belirten Türkan, bu dönüşümün sektörün büyümesini hızlandırdığını söyledi.

Hedef 60'tan Fazla Ülkeden Satın Alma Heyeti

SEDEC'in en önemli bileşenlerinden biri olan ikili iş görüşmeleri (B2B/B2G) kapsamında uluslararası katılımın her yıl arttığına dikkat çeken Türkan, 2018 yılında 35 ülkeden gelen tedarik makamlarının 2024'te 54 ülkeye ulaştığını hatırlattı.

SEDEC 2026 için 84 ülkeye davet gönderildiğini açıklayan Türkan, organizasyonda 60'ın üzerinde ülkeden kamu satın alma heyetlerini ve güvenlik otoritelerini Türk sanayicilerle buluşturmayı hedeflediklerini belirtti.

Avrupa Pazarı İçin Yeni Fırsatlar

Bu yıl Avrupa pazarına yönelik çalışmalara ağırlık vereceklerini ifade eden Türkan, Avrupa Birliği'nin yürüttüğü SAFE (Security Action for Europe) programının Türk üreticileri için önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.

Avrupa'nın güvenlik teknolojileri alanındaki ihtiyaçlarının Türk firmaları tarafından karşılanabilecek seviyeye ulaştığını belirten Türkan, bu sürecin hem Avrupa hem de Türkiye açısından yeni iş birliklerinin önünü açacağını dile getirdi.

Hedef Pazarlarda Yeni Açılımlar

Türkiye'nin artık sınır güvenliği ve kriz bölgelerine yönelik entegre güvenlik çözümleri sunabilecek olgunluğa ulaştığını ifade eden Türkan, özellikle NATO ile yürütülen temasların ardından Türk firmalarının uluslararası görünürlüğünün arttığını söyledi.

Asya Pasifik, Orta Doğu ve Güney Amerika'nın öncelikli hedef pazarlar arasında yer aldığını belirten Türkan, bu bölgelerde yeni ticari bağlantılar kurulmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

ITB Berlin 2027’de Salon Düzenini Yeniliyor.
ITB Berlin 2027’de Salon Düzenini Yeniliyor.
İçeriği Görüntüle

Yapay Zekâ ve Siber Güvenlik Öne Çıkacak

SEDEC 2026'nın yalnızca fiziksel güvenlik sistemlerine odaklanmayacağını belirten Türkan, yapay zekâ, siber güvenlik, akıllı şehir uygulamaları, kritik altyapıların korunması, yüz tanıma teknolojileri ve uzay tabanlı algılama sistemleri gibi yeni nesil güvenlik çözümlerinin de organizasyonun önemli başlıkları arasında yer alacağını söyledi.

Türkiye'nin bu alanlarda geliştirdiği yerli teknolojilerin uluslararası alanda daha görünür hale gelmesini amaçladıklarını vurgulayan Türkan, SEDEC'in temel misyonunun güvenlik teknolojileri alanında farkındalık oluşturmak, yerli üretimi desteklemek ve Türk firmalarının küresel pazarlardaki rekabet gücünü artırmak olduğunu ifade etti.