Türkiye, üretim kapasitesi, tasarım yetkinliği, lojistik gücü ve markalaşma yatırımları sayesinde dünyanın en büyük 10 mobilya üreticisi ve ihracatçısı arasında yer almayı sürdürürken, sektörün büyümesinin önündeki en önemli engellerden biri nitelikli insan kaynağı eksikliği olarak öne çıkıyor.

Yaklaşık 14 milyar dolarlık üretim hacmi, 5 milyar dolara yaklaşan ihracatı ve doğrudan ile dolaylı 500 bine yakın kişiye sağladığı istihdamla Türkiye ekonomisinin stratejik sektörlerinden biri konumundaki mobilya sanayisi, artık yalnızca üretim yapan bir alan olmanın ötesine geçerek tasarım, teknoloji ve inovasyon odaklı bir yapıya dönüşüyor. Ancak bu dönüşümün sürdürülebilirliği, sektörün ihtiyaç duyduğu yetişmiş iş gücünün oluşturulmasına bağlı bulunuyor.

Rekabetin Yeni Dinamiği Katma Değer
Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Başkanı Ahmet Güleç, küresel rekabetin artık yalnızca üretim kapasitesiyle kazanılmadığını belirterek, sektörün gelecek vizyonunu katma değerli üretim üzerine kurduğunu ifade etti.

Borsa güne yükselişle başladı
Borsa güne yükselişle başladı
İçeriği Görüntüle

Türkiye'nin dünya mobilya ihracatındaki payını son yıllarda önemli ölçüde artırdığını hatırlatan Güleç, bundan sonraki dönemde pazar çeşitliliği, özgün tasarım, güçlü marka algısı ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin ön plana çıkacağını söyledi. Güleç'e göre uluslararası pazarlarda başarı, yalnızca üretmekten değil doğru ürünü doğru pazarda güçlü bir marka kimliğiyle sunabilmekten geçiyor.

Üretimin Her Alanında Uzman Açığı Bulunuyor
Sektörün yalnızca üretim personeline değil, teknolojiyi kullanabilen ve katma değer oluşturabilen profesyonellere ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Güleç, marangozlardan ahşap işleme ustalarına, döşemecilerden boya ve cila uzmanlarına, CNC operatörlerinden CAD/CAM teknisyenlerine, robotik üretim operatörlerinden kalite kontrol uzmanlarına kadar birçok alanda ciddi insan kaynağı ihtiyacı bulunduğunu dile getirdi.

Sürdürülebilir büyüme ve ihracat hedeflerine ulaşmanın yolunun bu açığın kapatılmasından geçtiğini belirten Güleç, bilgi ve beceri odaklı iş gücünün sektörün rekabet gücünü belirleyen temel unsur haline geldiğini ifade etti.

Meslek Liseleri Dönüşümün Anahtarı
MOSFED Başkanı Ahmet Güleç, üretim kültürünün ve zanaatkârlığın temelinin meslek liselerinde atıldığını belirterek, gençlerin bu okullara yönlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Mobilya alanındaki meslek liselerinin günümüz üretim teknolojilerine uygun şekilde yeniden yapılandırılmasının önemine dikkat çeken Güleç, CNC sistemleri, robotik üretim, otomasyon, CAD/CAM yazılımları ve yapay zekâ destekli üretim süreçlerine hâkim teknik personelin yetiştirilmesinin sektör açısından kritik olduğunu vurguladı.

Güleç'e göre geleceğin ustaları yalnızca el becerisi yüksek kişiler değil; tasarım bilgisine sahip, dijital üretim sistemlerini kullanabilen, veriyi analiz edebilen ve yeni nesil teknolojileri yöneten profesyoneller olacak. Akıllı yaşam alanları ve sürdürülebilir ürün anlayışının yaygınlaşmasıyla birlikte çevreci ve eko-tasarım odaklı üretimin de nitelikli insan kaynağıyla mümkün olacağı ifade ediliyor.

Üniversiteler Dönüşümün Stratejik Ortağı
Mobilya sektörünün bugün tasarım, mühendislik, yazılım, yapay zekâ, veri analitiği, sürdürülebilirlik ve uluslararası ticaret gibi birçok disiplinin bir araya geldiği çok yönlü bir ekosisteme dönüştüğünü belirten Güleç, üniversitelerin bu dönüşümün en önemli paydaşlarından biri olduğunu söyledi.

Orman Endüstri Mühendisliği, Endüstriyel Tasarım, İç Mimarlık, Mimarlık, Makine, Yazılım ve Bilgisayar Mühendisliği, yapay zekâ, lojistik ve sürdürülebilirlik alanlarında eğitim gören öğrencilerin sektörde geniş kariyer fırsatları bulabileceğini ifade eden Güleç, her yıl üniversitelere kayıt yaptıran gençlerin mobilya sektörünün sunduğu potansiyeli daha yakından değerlendirmesi gerektiğini belirtti.

Bilgi ve Tasarım Rekabetin Belirleyicisi Oldu
Mobilya sektörünün artık yalnızca fiziksel ürün üretmediğini, aynı zamanda tasarım, marka değeri ve entelektüel sermaye oluşturduğunu dile getiren Güleç, küresel pazarlarda fark yaratan unsurun ürünün arkasındaki bilgi birikimi ve inovasyon kapasitesi olduğunu söyledi.

Şirketlerin finansmanın yanı sıra uluslararası görünürlük, farklılaşma ve doğru konumlandırmaya da ihtiyaç duyduğunu ifade eden Güleç, ihracatın sürdürülebilirliğinin ancak bilgi, yaratıcılık ve nitelikli insan kaynağıyla mümkün olacağını vurguladı.

Eğitim-Sanayi İş Birlikleri Devam Ediyor
MOSFED'in nitelikli iş gücünü artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Ahmet Güleç, 2022 yılında İstanbul İl Millî Eğitim Müdürlüğü ile imzalanan Mesleki Eğitim İş Birliği Protokolü'nün sektör açısından önemli bir adım olduğunu hatırlattı.

Önümüzdeki dönemde de eğitim kurumlarıyla iş birliklerini güçlendirmeyi sürdüreceklerini ifade eden Güleç, sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünü yetiştirecek yeni projelerin hayata geçirilmesi için çalışmaların devam edeceğini sözlerine ekledi.