Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi arasında imzalanan beş stratejik anlaşma, Güneydoğu Anadolu iş dünyası ve ihracatçıları tarafından olumlu karşılandı. Anlaşmaları, özellikle de Kalkınma Yolu Projesi'ni değerlendiren Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) Koordinatör Başkanı Mete Akcan, söz konusu mutabakatların yalnızca ulaştırma ve lojistik alanında değil, tarım, enerji, yatırım ve gümrük süreçleri başta olmak üzere ticaretin birçok ayağında yeni fırsatların önünü açacağını söyledi.
Türkiye ile Irak arasındaki ekonomik ve diplomatik iş birliğini daha ileri bir seviyeye taşıması beklenen anlaşmaların, bölge ihracatçıları açısından önemli kazanımlar sunacağını ifade eden Akcan, atılan adımların hem ticaret hacmini büyüteceğini hem de bölgesel kalkınmaya ivme kazandıracağını belirtti.
"Kalkınma Yolu Projesi Bölgenin Lojistik Gücünü Artıracak"
Anlaşma paketinin en önemli unsurlarından biri olan Kalkınma Yolu Projesi'nin uluslararası ticaret açısından kritik bir rol üstleneceğini vurgulayan Mete Akcan, şu değerlendirmede bulundu:
"Basra Körfezi'nde yer alan Büyük Fav Limanı'ndan başlayıp Türkiye üzerinden Avrupa'ya uzanacak Kalkınma Yolu Projesi, küresel ticarette yeni ve güçlü bir koridor oluşturma potansiyeline sahip. Güneydoğu Anadolu Bölgesi ise bu stratejik güzergâhın tam merkezinde bulunuyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Orta Doğu ve Körfez ülkelerine ulaşım sürelerinin kısalması, lojistik maliyetlerinin düşmesi ve üreticilerimizin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün artması bekleniyor."
"Diğer Anlaşmalar da Ticareti Güçlendirecek"

Akcan, imzalanan diğer dört anlaşmanın da bölge ihracatçılarına önemli katkılar sağlayacağını belirterek, özellikle gümrük işlemlerinin kolaylaştırılmasına yönelik düzenlemelerin sınır kapılarındaki geçişleri hızlandıracağını ve ihracat süreçlerinde zaman ile maliyet avantajı oluşturacağını ifade etti.
Su yönetimi ve tarımsal iş birliğinin geliştirilmesine yönelik adımların, Güneydoğu Anadolu'nun güçlü olduğu tarım makineleri, gıda işleme teknolojileri, gübre ve tohumculuk gibi sektörlerde yeni ticaret fırsatları oluşturabileceğini dile getiren Akcan, yatırım ve ticaretin korunmasına ilişkin düzenlemelerin ise Türk yatırımcılarının Irak'taki faaliyetlerini daha güvenli hale getirerek özellikle müteahhitlik ve yapı malzemeleri sektörlerine yeni imkânlar sunacağını söyledi.
Enerji alanındaki iş birliğinin geliştirilmesinin de sınır bölgesinde planlanan sanayi ve ticaret merkezlerinin enerji arz güvenliğini destekleyeceğini belirten Akcan, bunun bölge sanayisinin üretim ve operasyon kapasitesine olumlu yansıyacağını kaydetti.
"İhracat Hedeflerine Güçlü Katkı Sunacak"
Irak'ın Güneydoğu Anadolu ihracatçıları açısından uzun yıllardır stratejik ve öncelikli pazarlardan biri olduğuna dikkat çeken Mete Akcan, sözlerini şöyle tamamladı:
"Irak, ihracatçılarımız için en önemli dış pazarlarımız arasında yer almayı sürdürüyor. İmzalanan bu beş kapsamlı anlaşmanın tekstil, gıda, halı, kimya, çimento ile demir-çelik başta olmak üzere birçok sektörde üretim ve ihracat kapasitesini artıracağına inanıyoruz. Türkiye ile Irak arasında güçlenen bu iş birliğinin iki ülke arasındaki ticari ilişkileri daha ileriye taşıyacağına, bölge ekonomisine uzun vadede önemli katkılar sağlayacağına inanıyor; anlaşmaların iş dünyamız ve ihracatçılarımız adına hayırlı sonuçlar getirmesini temenni ediyoruz."




