Çimento sektörü, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında düşük karbonlu üretim hedeflerine odaklanarak, yeni nesil ve yeşil çimento uygulamaları dönüşümün merkezine yerleşiyor. Bu kapsamda 28 Nisan’da Ankara’da düzenlenen Düşük Karbon Yolunda Yeni Nesil Çimentolar Zirvesi’nde sektör paydaşları, sürdürülebilir üretim, emisyon azaltımı ve geleceğin yapı malzemelerini ele aldı.
Zirvenin açılışında konuşan Türkçimento CEO’su Volkan Bozay, sektörün üçüz dönüşümde önemli bir aşama kaydettiğini vurguladı. Sektörün sürdürülebilirlik yolculuğuna dikkat çeken Bozay, “Bugün burada yalnızca bir sektörü değil, aynı zamanda geleceğimizi, şehirlerimizi ve yaşam biçimimizi konuşuyoruz. Çimento sektörü, ekonomik kalkınmanın temel taşı olmasının ötesinde, sürdürülebilir bir dünyanın inşasında da kritik bir rol üstleniyor” dedi.
Küresel ölçekte iklim değişikliğine uyumun artık bir zorunluluk haline geldiğini belirten Bozay, çimento sektörünün dönüşümün merkezinde yer aldığına işaret ederek, “Karbon yoğun bir sektör olarak dönüşümün merkezinde yer alıyor, aynı zamanda çözümün bir parçası olduğumuza inanıyoruz. Bu dönüşümün artık yalnızca Yeşil Dönüşüm olduğunu söyleyemeyiz. Bu nedenle biz sektör olarak Üçüz Dönüşüm stratejisini temel alıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Son yıllarda sektörün ana odak noktalarından birinin düşük karbonlu üretim ve emisyon azaltımı olduğunu vurgulayan Volkan Bozay, bu kapsamda öne çıkan aksiyonların klinker kullanım oranının azaltılması, karbon yakalama ve depolama teknolojileri, alternatif yakıt kullanımı ve atık ısı geri kazanımı olduğunu belirtti. Tüm bu uygulamaların entegre ve sistemsel olarak ilerlemesi gerektiğini vurgulayan Bozay, Türkiye için en hızlı ve maliyet etkin çözümün klinker oranının düşürülmesi olduğuna da dikkat çekti.
Klinker üretiminin enerji yoğun yapısı nedeniyle emisyonlarda önemli bir paya sahip olduğunu ifade eden Bozay, Ar-Ge çalışmaları sayesinde daha düşük klinker içeriğiyle geleneksel çimentolarla eşdeğer performans sunan ürünlerin geliştirildiğini ve bu ürünlerin “yeşil çimento” olarak tanımlandığını söyledi.
TÜRKÇİMENTO öncülüğünde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile yürütülen çalışmalar sonucunda “Yeşil Çimento Kullanımının Yaygınlaştırılması Tebliği”nin 16 Mart 2024 tarihinde yürürlüğe girdiğini hatırlatan Bozay, kamu ihalelerinde klinker/çimento oranının 2025-2029 döneminde 0,80, 2030 sonrasında ise 0,75 ile sınırlandırıldığını belirtti.
Bozay, “Tebliğin yürürlüğe girmesinden bu yana sektörümüzün yeşil çimento üretimine hızlı bir şekilde uyum sağladığını görüyoruz. Bugün ülkemizin tüm bölgelerinde, geleneksel çimentolarla eş değer performansta düşük emisyonlu ürünlere erişim mümkün” dedi.
Söz konusu düzenleme ile önümüzdeki 10 yılda yaklaşık 16,5 milyon ton klinker tasarrufu ve 11 milyon ton CO₂ emisyon azaltımı sağlanmasının öngörüldüğünü ifade eden Bozay, yeşil çimentonun özel sektörde de yaygınlaşması için bilgilendirme çalışmalarının sürdüğünü belirtti.
Dönüşüm sürecinin hızlanması için beton standartlarının güncellenmesi ve alternatif hammaddelere erişimin kolaylaştırılması gerektiğine de dikkat çeken Bozay, sektörün düşük karbonlu ve sürdürülebilir bir gelecek için çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü vurguladı.



