ABD ile Çin arasındaki ayrışma eğilimi sürerken, küreselleşme beklenenin aksine güçlü ve dirençli bir yapıda kalmaya devam ediyor. Jeopolitik riskler ve artan belirsizliklere rağmen ülkeler, ticaret ve yatırım ilişkilerini büyük ölçüde mevcut iş birlikleri üzerinden sürdürmeyi tercih ediyor. Özellikle ticaretin giderek daha uzun mesafeler üzerinden yapılması, yapay zekâ destekli ticaretin yükselişi ve sınır ötesi ekonomik akışların dayanıklılığı, küreselleşmenin güçlü seyrini ortaya koyuyor.
2024 yılında ABD-Çin ticaretinin küresel ticaret içindeki payı %2,7’den %2,0 seviyesine gerilerken, Singapur dünyanın en küreselleşmiş ülkesi olarak öne çıktı. Bölgesel sıralamada ise Avrupa ilk sırada yer aldı. Rapora göre küresel ticaretin 2029’a kadar, son on yıl ortalamasına yakın şekilde yıllık yaklaşık %2,6 oranında büyümesi bekleniyor.
Avrupa, dünyanın en entegre bölgesi
DHL ve NYU Stern School of Business tarafından hazırlanan rapora göre Avrupa, Kuzey Amerika ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika’nın önünde yer alarak yeniden en küresel bağlantılı bölge konumuna yükseldi. Bölgenin bu liderliği; güçlü iç ekonomik entegrasyon, geniş küresel erişim ve dış ticarette yüksek çeşitlilikten kaynaklanıyor.

Avrupa’da öne çıkan ülkelerden Hollanda 3. sırada yer alırken, lojistik ve ticaret merkezi rolüyle dikkat çekiyor. Birleşik Krallık 9. sırada bulunarak en geniş coğrafi ticaret ağına sahip ülke olurken, Almanya 14. sırada Avrupa’nın en büyük ve en entegre ekonomilerinden biri olmayı sürdürüyor. Fransa ise doğrudan yabancı yatırım çeşitliliğinde küresel liderliğe yükselmiş durumda. İtalya, İspanya ve Orta-Doğu Avrupa ülkeleri de bölgenin küresel gücünü destekleyen diğer önemli aktörler olarak öne çıkıyor. Türkiye ise Asya ve Orta Doğu’ya açılan stratejik köprü rolüyle Avrupa’nın küresel bağlantı gücüne katkı sağlıyor.
Küreselleşme tarihi zirvesine yakın
Raporda küreselleşme seviyesi, %0 (hiç sınır ötesi akış yok) ile %100 (tam entegrasyon) arasında ölçülüyor. 2025 itibarıyla küreselleşme endeksi %25 seviyesinde kalarak 2022’deki rekor düzeye yakın seyrediyor. Bu durum, küreselleşmenin beklenenden daha dayanıklı olduğunu gösteriyor.
DHL Express CEO’su John Pearson, küreselleşmenin zorluklara rağmen değerini koruduğunu ve dünya sorunlarının ancak küresel iş birliğiyle çözülebileceğini vurguluyor. DHL Avrupa CEO’su Mike Parra ise Avrupa’nın bu ağ içinde kritik bir merkez olduğunu ve şirketlerin küresel fırsatlara erişimini güçlendirdiğini belirtiyor.
Ticaret hızlandı, yapay zekâ etkisi büyüdü
2025 yılında küresel ticaret, Covid-19 sonrası dönem hariç son yılların en hızlı büyümesini kaydetti. ABD’li ithalatçıların tarife artışlarından önce erken sevkiyat yapması, ticaret hacmini yukarı taşıdı. ABD’nin ithalatı düşerken, Çin’in alternatif pazarlara yönelmesi küresel dengeyi korudu.
Ayrıca yapay zekâ yatırımlarındaki artış, ticareti doğrudan etkiledi. DTÖ verilerine göre yapay zekâ ile ilgili ürünler, 2025’in ilk üç çeyreğinde ticaret büyümesinin %42’sini oluşturdu.
Gümrük vergilerine rağmen büyüme sürüyor
ABD’nin artan gümrük tarifelerinin 2026’da ticareti bir miktar yavaşlatması bekleniyor ancak büyümenin tamamen durması öngörülmüyor. Küresel mal ticaretinin 2029’a kadar yıllık ortalama %2,6 büyümesi tahmin ediliyor.
ABD’nin küresel ticaretteki payının görece sınırlı olması ve ülkelerin yeni ticaret anlaşmalarıyla alternatif pazarlara yönelmesi, bu dayanıklılığı destekleyen önemli faktörler arasında gösteriliyor.
Diğer küresel akışlarda farklı tablo
Rapora göre küresel ekonomik akışlar farklı yönlerde ilerliyor:
- Sermaye akışları: Çok uluslu şirketlerin yurtdışı faaliyetleri güçlü seyrini koruyor, ancak doğrudan yabancı yatırımlarda düşüş gözleniyor.
- Bilgi akışları: Son yıllarda jeopolitik gerilimler ve veri kısıtlamaları nedeniyle yavaşlama yaşanıyor.
- İnsan hareketliliği: Uluslararası seyahat, göç ve öğrenci hareketliliği pandemi sonrası dönemde rekor seviyelere ulaştı.
Küresel ayrışma beklentisi gerçekleşmedi
ABD-Çin gerilimi artmasına rağmen küresel ekonomi genel anlamda bloklara ayrışmadı. Son yıllarda jeopolitik rakiplerden uzaklaşan ekonomik akışların oranı yalnızca %4–6 seviyesinde kaldı. Bu durum, küreselleşmenin parçalanmaktan ziyade esnek bir şekilde yeniden şekillendiğini gösteriyor.
Küreselleşme beklenenden daha dirençli
Raporda ayrıca ticaret ve yatırımın kat ettiği mesafelerin rekor seviyelere ulaştığı belirtiliyor. 2025’te ticarete konu malların ortalama mesafesi 5.010 km’ye, sıfırdan doğrudan yatırımların ortalama mesafesi ise 6.250 km’ye çıkarak küreselleşmenin coğrafi olarak da genişlediğini ortaya koyuyor.
Genel tablo, küreselleşmenin zayıflamak yerine değişerek ve uyum sağlayarak yoluna devam ettiğini gösteriyor.



