40 milyar doları aşan ihracat hacmiyle küresel değer zincirinde önemli bir konuma sahip olan Türkiye otomotiv endüstrisi, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odaklı yeni bir rekabet sürecine hazırlanıyor. Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, sektörün bu dönüşüme uyum sağlaması için kapsamlı çalışmalar yürüttüklerini belirtti.
Sektör, 2025 yılında yüzde 11,6 büyüyerek 41,5 milyar dolarlık ihracata ulaştı. 550 bini aşkın kişiye istihdam sağlayan otomotiv endüstrisi, küresel dalgalanmalara rağmen performansını korudu. Çelik, özellikle yılın ikinci yarısında tedarik zincirindeki normalleşme ve yeni model yatırımlarının bu başarıyı desteklediğini ifade etti.
Avrupa ana pazar olmaya devam ediyor
İhracatın yüzde 72,5’inin Avrupa Birliği ülkelerine yapıldığını belirten Çelik, Almanya, Fransa, Birleşik Krallık, İspanya ve İtalya’nın en önemli pazarlar arasında yer aldığını söyledi. Ancak tek pazara bağımlılığın risklerine dikkat çekilerek, pazar çeşitlendirme stratejisinin ön plana alındığı vurgulandı.
ABD, Kuzey Amerika hattı, MENA bölgesi, Orta Asya ve Latin Amerika, sektörün yeni büyüme alanları olarak öne çıkıyor. Çin pazarında ise elektrikli araç komponentleri ve tedarik sanayi ürünleri üzerinden iş birliklerinin artırılması hedefleniyor.
Elektrikli araçlar ve sürdürülebilir üretim öne çıkıyor
Sektörde elektrikli araç komponentleri, batarya sistemleri, hafif malzemeler ve yazılım tabanlı çözümler öncelikli alanlar arasında yer alıyor. Aynı zamanda karbon ayak izini azaltan üretim süreçlerine geçiş ve Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum, stratejik hedefler arasında bulunuyor.
Baran Çelik, otomotiv satış sonrası sektörünün en önemli buluşmalarından biri olan Automechanika Istanbul’un Türkiye’yi bölgesel bir merkez haline getirdiğini belirtti. 25 yıllık geçmişe sahip organizasyonun, uluslararası iş birlikleri ve ticari bağlantılar açısından kritik rol oynadığı ifade edildi.
Fuar uluslararası katılımla büyüyor
2025 yılında 40 ülkeden yaklaşık 1.500 firmanın katıldığı fuarda, Türk firmaların güçlü temsili dikkat çekti. Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve çevre ülkelerden gelen profesyoneller, İstanbul’u sektörün önemli buluşma noktalarından biri haline getiriyor.
Artık yalnızca mekanik üretimle sınırlı olmayan satış sonrası sektörü; yazılım, veri analitiği ve uzaktan teşhis çözümleriyle yeni bir yapıya evriliyor. Dijital servis platformları ve alternatif yakıt sistemleri de rekabetin önemli unsurları arasında yer alıyor.
Karbon düzenlemeleri ve yeşil dönüşüm gündemde
Karbon ayak izi düşük üretim, geri dönüştürülebilir malzeme kullanımı ve sınırda karbon düzenleme mekanizmalarına uyum süreçleri, firmaların öncelikli gündemleri arasında bulunuyor.
Çelik, otomotiv ekosisteminin yalnızca ürün satan değil, teknoloji geliştiren ve çözüm üreten bir yapıya evrildiğini belirterek, 2026 yılının yüksek katma değerli dönüşüm yılı olacağını vurguladı. Automechanika Istanbul 2026’nın ise bu dönüşümü hızlandıracağını ifade etti.




