Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, küresel ekonomide artan belirsizliklere rağmen Türkiye’nin yatırım açısından güçlü bir vizyon ortaya koyduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan “Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı”nın ülkenin güvenli liman niteliğini daha da güçlendirdiğini ifade etti. Program kapsamında sunulan vergi indirimlerinin önemli olduğunu vurgulayan Baran, kapsam dışında kalan işletmeler için de kurumlar vergisinde sadeleşme çağrısında bulundu. Baran, vergi adaleti ve rekabetin sağlanabilmesi için farklı oranların kaldırılması gerektiğini belirterek, kurumlar vergisinin yüzde 15 seviyesinde tek oran olarak uygulanmasını önerdi.

ATO’nun 29. Dönem Nisan ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Mustafa Deryal’ın başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Baran, küresel ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

KÜRESEL GERİLİMLER EKONOMİYİ BASKILIYOR

Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimlerin enerji ve ticaret dengeleri üzerinde ciddi etkiler yarattığını dile getiren Baran, bu gelişmelerin enflasyonist baskıları da artırdığını söyledi. Özellikle İran, İsrail ve ABD hattındaki gerilimlerin küresel etkilerine dikkat çeken Baran, dünya petrol ve LNG ticareti açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmelerin tedarik zincirlerinin kırılganlığını gözler önüne serdiğini ifade etti. Hürmüz’deki fiili kısıtlamaların deniz taşımacılığında ciddi aksamalara yol açtığını belirten Baran, bu durumun enerji, gübre, lojistik ve sigorta maliyetleri başta olmak üzere birçok alanda fiyat artışlarını tetiklediğini ve küresel enflasyonu yukarı yönlü etkilediğini kaydetti. Baran, Avrupa’dan Asya’ya kadar pek çok ülkenin bölgede istikrarın sağlanmasını beklediğini sözlerine ekledi.

TÜRKİYE YATIRIMDA GÜÇLÜ ALTERNATİF

Türkiye’nin söz konusu küresel belirsizlik ortamında yatırım açısından güçlü bir alternatif sunduğunu ifade eden Baran, açıklanan programın bu vizyonu desteklediğini söyledi. Program kapsamında ihracatçılara yönelik önemli vergi avantajları bulunduğunu belirten Baran, imalatçı ihracatçılar için kurumlar vergisinin yüzde 20’den yüzde 9’a, imalatçı olmayan ihracatçılar için ise yüzde 20’den yüzde 14’e indirileceğini hatırlattı. Ayrıca transit ticaret ve yurt dışı alım-satım faaliyetlerinden elde edilen kazançlara yönelik istisnaların artırılacağını, yüksek katma değerli hizmet ihracatında kazanç istisnasının yüzde 100’e çıkarılacağını ifade etti.

YATIRIM SÜREÇLERİNE “TEK DURAK” KOLAYLIĞI

Baran, İstanbul Finans Merkezi’ne bölgesel merkezini taşıyan şirketlere 20 yıl boyunca kurumlar vergisi istisnası sağlanacağını, merkezini farklı bir noktaya taşıyan şirketler için ise yüzde 95 oranında istisna uygulanacağını belirtti. Yatırım süreçlerini kolaylaştırmaya yönelik “Tek Durak Büro” uygulamasının da önemli bir adım olduğunu vurgulayan Baran, bürokrasinin azaltılması ve işlemlerin tek merkezden yürütülmesinin yatırımcılar açısından büyük kolaylık sağlayacağını söyledi.

Programın girişimcilik ekosistemine katkı sağlayacak unsurlarına da değinen Baran, start-up’lara yönelik teşvikler, dijital şirket uygulamaları ve finansmana erişimi kolaylaştıran düzenlemelerin özellikle genç girişimciler için önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. Bu adımların yüksek katma değerli üretimi destekleyeceğini belirten Baran, üretim, ihracat, istihdam ve yatırımı teşvik eden tüm programları desteklediklerini dile getirdi.

TİM Başkanı Mustafa Gültepe, "Dört aylık ihracatta yüzde 3 artış kaydedildi"
TİM Başkanı Mustafa Gültepe, "Dört aylık ihracatta yüzde 3 artış kaydedildi"
İçeriği Görüntüle

KOBİ’LER İÇİN VERGİ YÜKÜ GÜNDEMDE

Küresel belirsizlikler ve artan maliyetlerin şirket kârlılıklarını olumsuz etkilediğini belirten Baran, Türkiye’de üretim ve istihdamın temel taşı olan KOBİ’lerin vergi yükü altında bulunduğunu söyledi. KOBİ’lerin yararlanabildiği indirim ve istisnaların sınırlı olduğuna dikkat çeken Baran, farklı vergi oranlarının hem mevzuata uyumu zorlaştırdığını hem de rekabet ve vergi adaleti açısından sorunlara yol açtığını ifade etti. Düşük oranlı vergi politikalarının ekonomik faaliyetleri canlandırarak vergi gelirlerini de artıracağını vurgulayan Baran, bu yöndeki taleplerini sık sık dile getirdiklerini belirtti.

“Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı” ile birlikte yurt içinde üretim ve ticaret yapan işletmeler için de vergi düzenlemesi yapılması gerektiğini ifade eden Baran, kurumlar vergisinin yedi ayrı oran yerine yüzde 15 seviyesinde tek oran olarak uygulanmasının daha adil ve rekabetçi bir yapı oluşturacağını söyledi.

İRLANDA MODELİNE DİKKAT ÇEKTİ

Önerdikleri modelin dünyadaki başarılı örneklerinden birinin İrlanda olduğunu belirten Baran, bu ülkenin uzun yıllardır tüm şirketlere yüzde 12,5 oranında kurumlar vergisi uyguladığını hatırlattı. Bu sayede İrlanda’nın Avrupa Birliği içinde en fazla yatırım çeken ve kişi başına milli gelirini en hızlı artıran ülkelerden biri haline geldiğini ifade eden Baran, makul ve dengeli vergi düzenlemelerinin işletmelerin öz kaynaklarını güçlendireceğini, yatırım iştahını artıracağını ve kayıtlı ekonomiyi teşvik edeceğini sözlerine ekledi.