Sürdürülebilirliği üç dönüştürücü stratejisinden biri olarak benimseyen Anadolu Efes, çalışanlarının geliştirdiği projelerle bu yaklaşımı iş süreçlerine taşıyor. Sürdürülebilirlik bilgi ve yetkinliğini kurum genelinde yaygınlaştırmak amacıyla kurulan Sürdürülebilirlik Akademisi kapsamında 2025’te başlatılan Sustainable Actions in Motion (SAIM) programında, ilk dönemde geliştirilen 11 projeden 6’sı 2026’da uygulamaya alınırken, 5’i 2027 planlarına dahil edildi. Programın bu yıl düzenlenen ikinci döneminde ise ekipler, sürdürülebilirlik odaklı yeni çözümler üzerinde çalıştı.
Anadolu Efes, sürdürülebilirlik anlayışının tüm organizasyonda benimsenmesi ve çalışanların günlük iş süreçlerine yansıması amacıyla 2023 yılında Sürdürülebilirlik Akademisi’ni kurdu. Türkiye, Kazakistan, Gürcistan ve Moldova’da düzenlenen 21 departman bazlı sürdürülebilirlik eğitimiyle 1.300’den fazla beyaz ve mavi yaka çalışana ulaşıldı.
Akademide edinilen bilgi ve deneyimi somut projelere dönüştürmek için 2025 yılında SAIM programı başlatıldı. Üretim, Tedarik Zinciri, İnsan Kaynakları ve Finans gibi farklı birimlerden çalışanların oluşturduğu ekipler, “Su Verimliliği”, “Kapsayıcılık” ve “Sürdürülebilir Markalar” başlıklarında projeler geliştirdi. İlk dönemde ortaya çıkan 11 proje, uygulanabilirlikleri ve iş planlarına katkıları doğrultusunda değerlendirildi. Bu kapsamda 6 proje 2026 yılı uygulamalarına alınırken, diğer 5 proje 2027 planlamasına dahil edildi.
Programın ikinci döneminde ekipler, “Atık Yönetimi ve Döngüsel Ekonomi”, “İş Sağlığı ve Güvenliği” ile “Sürdürülebilir Marka Deneyimi” konularına odaklandı. Çalışanlar, faaliyet gösterdikleri ülkelerin pazar koşullarını ve günlük iş deneyimlerini temel alarak ortak sorunlara yönelik çözümler geliştirdi. Böylece farklı coğrafyalardan edinilen deneyimler, birbirini destekleyen yeni fikirlerin ortaya çıkmasına katkı sağladı.
Anadolu Efes Grup Kurumsal İletişim ve İlişkiler Direktörü Selda Susal Saatçi, programın sürdürülebilirlik yaklaşımındaki rolüne ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:
“Anadolu Efes olarak sürdürülebilirliği iş yapış biçimimizin ve uzun vadeli değer yaratma anlayışımızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Faaliyet gösterdiğimiz her ülkenin farklı dinamikleri ve ihtiyaçları var. Bu çeşitliliği önemli bir güç olarak görüyor, farklı coğrafyalardaki bilgi ve deneyimimizi ortak çözümlere dönüştürmeyi önemsiyoruz.
SAIM ile farklı ülkelerden ve fonksiyonlardan çalışma arkadaşlarımızı bir araya getirerek sürdürülebilirliği kendi iş alanlarındaki ihtiyaçlar üzerinden ele almalarını sağlıyoruz. Böylece farklı uzmanlıklar birbirini beslerken, bir ülkede geliştirilen fikirler başka ülkelerdeki çalışmalara da katkı sunabiliyor.
Programın en önemli kazanımı, ortaya çıkan projelerin ötesinde, sürdürülebilirliğin tüm operasyonlarımızda çalışanlarımızın katkısıyla günlük iş kararlarına ve uygulamalara yansıması. Kalıcı dönüşümün de bu ortak sahiplenmeyle mümkün olduğuna inanıyoruz.”




