Allianz Trade, 2026 yılına ilişkin iflas beklentilerini içeren yeni raporunu yayımladı. Rapora göre, Orta Doğu’daki çatışmaların etkisiyle 2026-2027 döneminde küresel ölçekte yaklaşık 15.000 ek şirket iflası görülmesi bekleniyor. Küresel şirket iflaslarının 2026’da %6 oranında artacağı öngörülürken, 2027’de sınırlı bir gerileme olsa da iflasların yüksek seviyelerde kalmaya devam edeceği tahmin ediliyor.

Allianz Trade’in kriz öncesi projeksiyonlarıyla karşılaştırıldığında, Orta Doğu kaynaklı gelişmelerin 2026’da yaklaşık 7.000, 2027’de ise yaklaşık 7.900 ek iflasa yol açacağı hesaplanıyor. Ekonomistler, çatışmanın uzaması halinde 2026 için %10, 2027 için ise %3 artış senaryosunun da mümkün olabileceğine dikkat çekiyor.

Orta Doğu’daki kriz iflas risklerini artırıyor

Raporda, Orta Doğu’daki gerilimin enerji piyasalarında, lojistik maliyetlerde ve küresel tedarik zincirlerinde dalgalanma ve belirsizliği artırdığı belirtiliyor. Sadece doğrudan etkiler değil, dolaylı sonuçlar da öne çıkıyor; enflasyonun yükselmesi, finansal koşulların sıkılaşması ve iş dünyası güvenindeki zayıflama bunlar arasında yer alıyor.

A Y L İ N N N N N N N N N N N N,

Allianz Trade CEO’su Aylin Somersan Coqui, bu gelişmelerin tarım-gıdadan üretime, sağlık ve teknolojiye kadar birçok sektörde maliyet baskısını artırdığını ifade ediyor. Enerji yoğun sektörler olan ulaşım, kimya ve metal alanlarında da baskının yükseldiğine dikkat çekiliyor. Talepteki zayıflama, maliyet artışı ve sıkı finansman koşulları; düşük kâr marjı, yüksek borçluluk ve işletme sermayesi ihtiyacı yüksek şirketleri daha kırılgan hale getiriyor. Coqui’ye göre, Orta Doğu’daki gelişmelerin etkisi kriz öncesi senaryolara kıyasla 2026’da 7.000, 2027’de ise 7.900 ek küresel iflas anlamına geliyor.

Türkiye’de daha olumlu görünüm

Uluslararası Gastronomi Film Festivali’nin Londra Buluşması Başarıyla Tamamlandı
Uluslararası Gastronomi Film Festivali’nin Londra Buluşması Başarıyla Tamamlandı
İçeriği Görüntüle

Allianz Türkiye CEO’su Ömer Gürcan Köseoğlu ise Türkiye’ye ilişkin değerlendirmesinde, 2026’da iflas artış hızının yavaşlamasını beklediklerini belirtiyor. Bu beklentiyi, uygulanan makroekonomik programın olumlu etkilerinin görünmeye başlamasına bağlıyor. 2027’de ise küresel ekonomik koşullardaki iyileşmeyle birlikte Türkiye’de iflasların %9 oranında azalmasının öngörüldüğünü ifade ediyor.

1776888147 Mer G Rcan K Seo Lu 2

Jeopolitik riskler tabloyu değiştirebilir

Raporda ayrıca, Hürmüz Boğazı’nın uzun süre kapanması gibi senaryoların küresel petrol ve doğalgaz arzında ciddi kesintilere yol açabileceği vurgulanıyor. Gübre ve helyum gibi kritik emtialarda da arz sıkıntıları oluşabileceği, bunun da enflasyonu yükselterek büyümeyi baskılayabileceği ve iflas risklerini artırabileceği belirtiliyor.

Maxime Lemerle, geniş çaplı ve uzun süren bir jeopolitik tırmanışın 2026’da küresel iflasları %10, 2027’de ise %3 artırabileceğini ifade ediyor. Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde ABD’de yaklaşık 4.100, Batı Avrupa’da ise 10.500 ek iflas görülebileceği öngörülüyor.

İstihdam üzerindeki etkiler

2026’da küresel iflasların %6 artması senaryosuna göre, iflaslar nedeniyle risk altındaki istihdamın 2,2 milyon kişiye ulaşabileceği hesaplanıyor. İnşaat, perakende ve hizmet sektörlerinin en yüksek risk grubunda olduğu belirtiliyor. Avrupa yaklaşık 1,3 milyon kişi ile en fazla etkilenen bölge olurken, Batı Avrupa’da 960 bin, Kuzey Amerika’da ise 460 bin kişinin risk altında olacağı öngörülüyor. Bu durumun, ABD ve Avrupa’daki toplam işsizliğin yaklaşık %6’sına denk geldiği de raporda yer alıyor.