25 ülkeden 143 firma ve 200’ün üzerinde markayı kompozit sektörünün tüm değer zinciriyle buluşturan TURKCOMPOSITE 2026 Uluslararası Kompozit Fuarı, İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını açtı.

Kompozit sektörünün Türkiye’nin üretim kapasitesi ve ihracat hedefleri açısından stratejik bir konumda bulunduğunu belirten Vefa İbrahim Aracı, yerli ham madde üretiminin geliştirilmesi, AR-GE yatırımlarının artırılması ve üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Sektörün özellikle savunma sanayisindeki gelişmelerle birlikte önemli bir büyüme ivmesi yakalayacağını ifade eden Aracı, yerli üretim kapasitesindeki artışın Türkiye’nin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü destekleyeceğini vurguladı.

Ömer Bolat: “Foodist İstanbul’a 70 binden fazla ziyaretçi bekleniyor”
Ömer Bolat: “Foodist İstanbul’a 70 binden fazla ziyaretçi bekleniyor”
İçeriği Görüntüle

Kompozit sektörünün gelişimine katkı sağlayan TURKCOMPOSITE 2026-Uluslararası Kompozit Fuarı’nı değerlendiren Vefa İbrahim Aracı, organizasyonun her yıl büyüyerek sektörün önemli buluşma noktalarından biri hâline geldiğini belirtti. Önceki yıllarda yaklaşık 40 firmanın katıldığı fuarın bugün 200 civarında katılımcıya ulaştığını kaydeden Aracı, organizasyonun hem sektörel etkileşim hem de yeni ticari iş birlikleri açısından önemli fırsatlar sunduğunu dile getirdi.

Yerli Ham Madde Üretimi Rekabet Gücünü Artıracak

Kompozit sektörünün ihracat potansiyelinin güçlendirilmesinde, nihai ürünlerin yanı sıra üretimde kullanılan ham maddelerin de yurt içinde üretilmesinin belirleyici olduğunu ifade eden Aracı, Türkiye’nin bu alanda önemli adımlar attığını söyledi. Yerli ham madde üretiminin yaygınlaşmasının tedarik süreçlerini destekleyeceğini ve sektörün dışa bağımlılığını azaltmaya katkı sağlayacağını belirten Aracı, özellikle reçine üretiminde atılan adımların önemine işaret etti.

GEBKİM Kimya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi veren Aracı, polyester ve maleik anhidrit üretiminde deneme aşamasına geçildiğini belirterek, “Bölgemizde polyester ve maleik anhidrit için deneme üretimleri başladı. Önümüzdeki dönemde ürünlerin piyasaya sunulmasıyla birlikte kompozit üretiminde kullanılan reçinelerin ham maddelerinin önemli bir bölümünü Türkiye’de üretme imkânına kavuşacağız. Bu gelişme, sektörümüzün yerli üretim kapasitesini güçlendirmesi açısından son derece değerli” dedi.

Yerli sanayinin farklı alanlarda gerçekleştirdiği yatırımların da bu dönüşümü desteklediğini kaydeden Aracı, ECAŞ’ın epoksi üretimine başladığını, firmanın yakın dönemde reçine üretimine geçmesinin beklendiğini aktardı. Bu tür yatırımların, kompozit üreticilerinin ihtiyaç duyduğu girdilere yurt içinden erişimini kolaylaştırırken Türkiye’nin katma değerli üretim hedeflerine de katkı sunacağını ifade etti.

“Savunma Sanayisiyle Birlikte İhracat Potansiyelimiz Büyüyecek”

Kompozit sektörünün gelişiminde savunma sanayisinin önemli bir itici güç olduğuna dikkat çeken Aracı, iki sektörün birbirini destekleyen bir yapıda ilerlemesinin Türkiye açısından önemli kazanımlar yaratacağını belirtti. Savunma sanayisinde gelişen teknolojilerin ve artan yerli üretim ihtiyacının kompozit malzemelere yönelik talebi de desteklediğini ifade eden Aracı, bu etkileşimin yeni üretim alanlarının ve ihracat fırsatlarının önünü açacağını söyledi.

Aracı, “Kompozit sektörümüzün gelişimine en fazla katkı sağlayacak alanlardan biri savunma sanayimiz olacak. Bu iki sektörün birlikte büyümesi, hem teknolojik yetkinliğimizi hem de üretim kapasitemizi ileriye taşıyacak. Böylece Türkiye’nin ihracatına da çok büyük katkı sağlayacağımıza inanıyorum. Bu nedenle kompozit sektörünü ve sektörü bir araya getiren bu fuarı son derece önemsiyorum” diye konuştu.

Savunma sanayisinin ihtiyaçlarına yönelik yeni malzemelerin geliştirilmesinin, kompozit üreticilerinin teknik kabiliyetlerini artıracağını belirten Aracı, bu süreçte yerli firmaların tasarım, üretim ve teknoloji geliştirme alanlarında daha fazla sorumluluk üstlenmesinin önemini vurguladı. Sektörün farklı sanayi kollarına yönelik çözümler geliştirmesinin de Türkiye’nin ihracat ürünlerini çeşitlendirmesine yardımcı olacağını kaydetti.

Kompozit Sektörüne Özel Komiteyle İş Birliği Güçleniyor

Kompozit sektörünün gelişimini desteklemek amacıyla yeni yönetim döneminde özel bir komite oluşturduklarını belirten Aracı, sektör temsilcileriyle koordineli çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Üreticilerin ihtiyaçlarının doğrudan değerlendirilmesi ve sektörün önceliklerinin belirlenmesi açısından bu yapılanmanın önemli bir işlev üstlendiğini ifade eden Aracı, Kompozit Sanayicileri Derneği Başkanı Kemal Darcan ile sürdürülen yakın iş birliğine de dikkat çekti.

Aracı, “Göreve geldikten sonra yeni yönetim olarak kompozit sektörüne özel, ayrı bir komite oluşturduk. Amacımız, sektörün ihtiyaçlarını daha yakından takip etmek, üreticilerimizle birlikte hareket etmek ve gelişimi destekleyecek çalışmaları hayata geçirmek. Kompozit sektöründeki üreticilerimiz ve Kompozit Sanayicileri Derneği Başkanı Kemal Darcan ile yakın iş birliği içinde çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Sektörün ortak hedefler doğrultusunda hareket etmesinin üretim kapasitesini artırmak ve yeni pazarlara ulaşmak açısından önemli olduğunu belirten Aracı, sektör temsilcileri arasındaki iletişimin güçlendirilmesinin yanı sıra yeni ürün ve tasarım çalışmalarının da desteklenmesi gerektiğini dile getirdi.

AR-GE ve Üniversite-Sanayi İş Birliğiyle Yeni Ürünler Geliştirilecek

Kompozit sektöründe kalıcı büyümenin yalnızca üretim miktarındaki artışla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Aracı, teknoloji geliştirme, araştırma ve yenilikçi ürün tasarımının sektörün geleceğinde belirleyici olacağını ifade etti. Üniversitelerle sanayi kuruluşları arasında kurulacak güçlü iş birliklerinin, bilimsel bilgi ve üretim tecrübesini bir araya getirerek yeni nesil kompozit malzemelerin geliştirilmesine katkı sağlayacağını belirtti.

Aracı, “Hedefimiz hem Türkiye’deki kompozit üretimini hem de ihracatımızı artırmak. Bunun için yeni ürünler geliştirmemiz, farklı tasarımlar üzerinde çalışmamız ve üniversitelerimizle iş birliğimizi güçlendirmemiz gerekiyor. Üniversite-sanayi iş birliği sayesinde yeni teknolojiler geliştirebilir, sektörümüzün ihtiyaçlarına yönelik daha yenilikçi çözümler ortaya koyabiliriz” değerlendirmesinde bulundu.

AR-GE faaliyetlerinin özellikle yüksek teknoloji gerektiren sektörlerde rekabet avantajı sağlayacağına işaret eden Aracı, kompozit sanayisinin savunma sanayisi projelerinde daha fazla yer almasının hem üreticilerin teknik yetkinliklerini geliştireceğini hem de yeni iş alanları yaratacağını söyledi. Bu doğrultuda yerli ham madde üretimi, nitelikli üretim altyapısı ve teknoloji odaklı yatırımların birlikte ilerlemesinin önem taşıdığını kaydetti.

TURKCOMPOSITE Sektörün Geleceği İçin Önemli Bir Buluşma Noktası

TURKCOMPOSITE 2026-Uluslararası Kompozit Fuarı’nın sektördeki firmaları, üreticileri ve diğer paydaşları bir araya getirerek bilgi paylaşımına ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine zemin hazırladığını belirten Aracı, organizasyonun her yıl artan katılımcı sayısının sektördeki gelişimi ortaya koyduğunu ifade etti.

Fuarın yalnızca mevcut ürünlerin tanıtıldığı bir platform olmadığını, aynı zamanda yeni iş birliklerinin kurulması ve geleceğe yönelik üretim hedeflerinin değerlendirilmesi açısından da değer taşıdığını vurgulayan Aracı, kompozit sektörünün Türkiye ekonomisine sağlayacağı katkının önümüzdeki dönemde daha da artacağına inandığını dile getirdi.

Yerli ham madde üretiminin yaygınlaşması, savunma sanayisiyle geliştirilecek ortak projeler, AR-GE yatırımları ve üniversite-sanayi iş birliğinin sektörün gelişiminde birbirini tamamlayan unsurlar olduğunu belirten Aracı, bu alanlarda atılacak adımların Türkiye’nin uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendireceğini sözlerine ekledi.