25 ülkeden 143 firma ve 200’ün üzerinde markayı kompozit sektörünün tüm değer zinciriyle buluşturan TURKCOMPOSITE 2026 Uluslararası Kompozit Fuarı, İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını açtı.

Kompozit Sanayicileri Derneği (KSD) Başkanı Kemal Darcan, bu yıl fuarın ana temasını savunma sanayisi olarak belirlediklerini ifade ederek Türkiye’de kompozit sektörünün 2026 yılında yüzde 5 ila yüzde 7 arasında büyüdüğünü açıkladı. Ekonomik koşullara rağmen üretim artışının sürdüğünü belirten Darcan, savunma sanayisinin sektörün büyümesinde önemli bir rol üstlendiğini vurguladı. Türkiye’nin ihracat potansiyelini geliştirmek ve kompozit sanayisini uluslararası pazarlarla daha güçlü biçimde buluşturmak amacıyla fuar, çalıştay ve forumların yaygınlaştırılması gerektiğine dikkat çekti.

TURKCOMPOSITE 2026 Fuarı, bu yıl İstanbul Fuar Merkezi’ndeki yeni adresinde yerli ve yabancı sektör temsilcilerini ağırlıyor. İki holde gerçekleştirilen organizasyon; ham madde üreticilerinden teknoloji sağlayıcılarına, ara ürün tedarikçilerinden nihai ürün üreticilerine kadar geniş bir katılımcı profilini bir araya getiriyor. Kompozit malzemelerin farklı sanayi kollarındaki kullanım alanlarını ortaya koyan fuar, aynı zamanda yeni iş birliklerinin geliştirilmesi ve Türkiye’nin uluslararası sektörel ilişkilerinin güçlendirilmesi açısından önemli bir platform oluşturuyor.

Kompozit Sanayicileri Derneği Başkanı Kemal Darcan, fuarın bu yılki katılım düzeyini, sektörün büyüme performansını ve gelecek dönem hedeflerini değerlendirerek savunma sanayisinin üretim kapasitesini geliştirme ve ihracatı artırma açısından taşıdığı öneme işaret etti.

TURKCOMPOSITE 2026 Fuarı Uluslararası Katılımıyla Büyüyor

Bu yıl iki holde ve 15 bin metrekarelik alanda düzenlenen fuarın katılımcı sayısı ve uluslararası ilgisiyle öne çıktığını belirten Darcan, organizasyonun gelecek yıllarda daha geniş bir katılımcı kitlesine ulaşmasını beklediklerini söyledi. Toplam 143 katılımcı firma ve 200’ün üzerinde markanın yer aldığı fuarda, 25 ülkeden katılımcıların ve ziyaretçilerin bulunması, organizasyonun uluslararası niteliğini güçlendiriyor.

Darcan, “Bu yıl TURKCOMPOSITE 2026 Fuarı İstanbul Fuar Merkezi’nde, iki holde ve 15 bin metrekarelik bir alanda gerçekleştiriyoruz. Organizasyonumuzda 143 katılımcı firma ve 200’ün üzerinde marka yer alıyor. Ayrıca 25 ülkeden katılımcı ve ziyaretçileri ağırlıyoruz. Geçmiş yıllarla karşılaştırdığımızda hem katılımın hem de fuara gösterilen ilginin arttığını görüyoruz. Önümüzdeki yıllarda bu ivmenin devam etmesini ve organizasyonun daha da büyümesini arzu ediyoruz” dedi.

Fuarın sektörün farklı alanlarında faaliyet gösteren firmaları aynı platformda buluşturduğunu belirten Darcan, bu tür organizasyonların üreticiler arasında bilgi paylaşımını desteklediğini ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağladığını ifade etti. Uluslararası katılımın artmasının Türkiye’deki üreticilerin yeni pazarlara erişimini kolaylaştıracağını kaydeden Darcan, fuarın sektörün küresel ölçekte tanıtılması bakımından da önemli bir işlev üstlendiğini dile getirdi.

Fuarın Ana Teması Savunma Sanayisi

Kompozit malzemelerin geniş bir kullanım alanına sahip olduğunu belirten Darcan, bu yıl savunma sanayisini fuarın ana teması olarak belirlemelerinin temel nedeninin sektördeki hızlı gelişim ve artan yerli üretim ihtiyacı olduğunu söyledi. Türkiye’nin insansız hava araçları ve silahlı insansız hava araçları alanında kaydettiği ilerlemenin kompozit malzemelerin stratejik önemini daha görünür hâle getirdiğini ifade etti. Savunma sanayisinin sektör açısından önemli fırsatlar sunduğunu vurguladı.

Bununla birlikte kompozit sektörünün yalnızca savunma sanayisiyle sınırlı olmadığını hatırlatan Darcan, Türkiye’de sektörün 1960’lı yılların sonlarından itibaren gelişmeye başladığını belirtti. İnşaat, altyapı, otomotiv ve denizcilik gibi alanların da kompozit malzemelerin yaygın biçimde kullanıldığı sektörler arasında yer aldığını kaydetti.

Darcan, “Kompozit sanayisini yalnızca savunma sanayisi üzerinden değerlendirmemek gerekiyor. Türkiye’de 1960’lı yılların sonlarından bu yana gelişen bir sektörümüz var ve bugün çok farklı alanlarda kullanılıyor. İnşaat sektöründeki altyapı boruları, binaların dış cephe ve çatı kaplamaları, küvetler ve evyeler bunun önemli örnekleri. Otomotiv sanayisi de kompozit malzemeler açısından büyük bir kullanım alanı oluşturuyor. Bunların yanı sıra farklı boyutlardaki teknelerin üretiminde de kompozitlerden yararlanılıyor” diye konuştu.

Kompozit malzemelerin farklı sektörlerin ihtiyaçlarına cevap verebilmesinin üreticilere geniş bir faaliyet alanı sunduğunu belirten Darcan, fuarın bu çeşitliliği ortaya koyarak sektörün mevcut kapasitesinin ve gelişme olanaklarının daha iyi anlaşılmasına katkı sağladığını ifade etti.

Savunma Sanayisi ve Yerli Üreticiler Aynı Platformda Buluşuyor

Savunma sanayisindeki büyümenin, yerli parça üreticileri ve tedarikçiler için yeni iş fırsatları yarattığına dikkat çeken Darcan, bu alandaki firmaların üretim ihtiyaçlarını Türkiye’deki kompozit sanayisiyle buluşturmanın önem taşıdığını söyledi. Savunma projelerinde kullanılan malzemelerin ve bileşenlerin geliştirilmesinde yerli üreticilerin daha fazla rol üstlenmesinin sektörün teknik kapasitesini güçlendireceğini belirtti.

Fuarın ana temasının savunma sanayisi olarak belirlenmesinin arkasında bu iş birliği ihtiyacının bulunduğunu kaydeden Darcan, üreticiler ile savunma sanayisi kuruluşları arasındaki bağlantıların güçlendirilmesini hedeflediklerini ifade etti.

Darcan, “Savunma sanayimiz hızlı bir gelişim sürecinden geçiyor ve bu büyüme beraberinde daha fazla yerli üreticiye, daha fazla parça tedarikçisine ihtiyaç duyulmasını getiriyor. Biz de fuar aracılığıyla savunma sanayisi firmalarıyla kompozit üreticilerimizi bir araya getirmek istiyoruz. Bu buluşmaların yeni iş birliklerine dönüşmesi, yerli üretim kapasitemizin gelişmesine ve sektörümüzün daha fazla projede yer almasına katkı sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.

Savunma sanayisi ile kompozit üreticileri arasındaki iş birliğinin yalnızca mevcut taleplerin karşılanması açısından değil, yeni ürünlerin geliştirilmesi ve üretim yetkinliklerinin artırılması bakımından da önemli olduğunu belirten Darcan, sektörün farklı endüstrilerdeki ihtiyaçlara yönelik çözümler üretmeye devam ettiğini dile getirdi.

Kompozit Sektörü 2026 Yılında Yüzde 5-7 Büyüdü

Ömer Bolat: “E-ihracat, firmalarımıza geleneksel ihracatın dışında yeni bir alan açtı”
Ömer Bolat: “E-ihracat, firmalarımıza geleneksel ihracatın dışında yeni bir alan açtı”
İçeriği Görüntüle

2026 yılında sektörün performansını değerlendiren Darcan, küresel ve yerel ekonomik koşulların üretim süreçleri üzerinde etkili olduğunu, buna rağmen kompozit sanayisinde büyümenin sürdüğünü belirtti.

Darcan, “Hem mikro ölçekte hem de makro ölçekte yaşanan ekonomik gelişmeler sektörümüzü etkiliyor. Buna rağmen kompozit sanayisinde yüzde 5 ila yüzde 7 arasında bir büyüme söz konusu. Savunma sanayisi, bu büyümenin başlıca itici güçlerinden biri olarak öne çıkıyor. Mevcut ekonomik koşulları göz önünde bulundurduğumuzda üretim ve sektör faaliyetlerindeki bu artışı önemli bir başarı olarak değerlendiriyoruz” dedi.

Kompozit malzemelerin farklı sanayi kollarındaki kullanımının, sektörün büyüme dinamiklerini çeşitlendirdiğini belirtti.

Sürdürülebilir büyümenin sağlanabilmesi için üretim kapasitesinin geliştirilmesi, yeni iş bağlantılarının kurulması ve uluslararası pazarlardaki etkinliğin artırılması gerektiğini vurgulayan Darcan, sektörün önümüzdeki dönemde ihracat odaklı çalışmalara ağırlık vereceğini ifade etti.

Hedef Daha Fazla İhracat ve Küresel Entegrasyon

Türkiye kompozit sektörünün öncelikli hedefleri arasında ihracat kapasitesini artırmanın ve uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendirmenin bulunduğunu belirten Darcan, bu doğrultuda sektörel organizasyonların daha etkin kullanılmasının önemine dikkat çekti.

Darcan, “Temel hedefimiz, Türkiye kompozit sektörünün ihracat potansiyelini yükseltmek ve daha fazla ihracat gerçekleştirmek. Bunun için yalnızca fuarlarla yetinmeyip çalıştaylar ve forumlar gibi farklı platformları da artırmamız gerekiyor. Sektör temsilcilerini uluslararası paydaşlarla daha sık bir araya getirerek Türkiye’deki kompozit sanayisini dünya pazarlarıyla daha güçlü biçimde entegre etmeyi amaçlıyoruz” açıklamasında bulundu.

Uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesinin firmalara yeni pazarlara erişim, teknolojik bilgi paylaşımı ve ticari ilişkilerini genişletme imkânı sunacağını belirten Darcan, Türk Kompozit Fuarı’nın bu hedefler doğrultusunda önemli bir buluşma noktası olmayı sürdüreceğini dile getirdi.

Kompozit Sanayicileri Derneği Başkanı Kemal Darcan’ın değerlendirmeleri, Türkiye kompozit sektörünün farklı endüstrilere yayılan üretim kapasitesini ve ihracat potansiyelini ortaya koyarken, savunma sanayisinin büyümedeki rolünü de öne çıkarıyor. Sektörün uluslararası pazarlardaki etkinliğini artırmak için fuar, çalıştay ve forumların yaygınlaştırılması hedeflenirken, yerli üreticiler ile savunma sanayisi kuruluşları arasındaki iş birliklerinin geliştirilmesi de öncelikli konular arasında yer alıyor.