TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, 21-22 Ekim tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen XVI. TÜRKTAY etkinliğinde katıldığı panelde, döngüsel ekonomi uygulamalarının çimento sektörünün net sıfır hedeflerine ulaşmasındaki rolünü değerlendirdi.
Çimento üretiminde alternatif yakıt ve hammadde kullanımının önemine değinen Bozay, alternatif yakıtların fosil yakıt tüketimini ve ithal kaynaklara bağımlılığı azalttığını, alternatif hammaddelerin ise doğal kaynakların korunmasına katkı sunduğunu belirtti. Bu uygulamaların yaygınlaştırılması için altyapı, lojistik, politika ve finansman alanlarında eş zamanlı adımlar atılması gerektiğini vurguladı.
Atıkların enerji ve mineral içeriğinden yararlanmanın kaynak verimliliği ve atık yönetimi açısından önemli kazanımlar sağladığını ifade eden Bozay, 2025 yılında kullanılan 2,3 milyon ton alternatif yakıtın yaklaşık 1,21 milyon ton petrokok tasarrufu sağladığını açıkladı.
Bozay, “Bu veriler, sektörümüzün döngüsel ekonomi alanında kaydettiği gelişimi gösteriyor. Ancak uygulamaların daha geniş ölçekte hayata geçirilmesi için önemli bir potansiyelimiz var. Buradaki amacımız yalnızca atık miktarını artırmak değil, uygun atıkları güvenli, verimli ve sürdürülebilir yöntemlerle üretim süreçlerine dahil etmek olmalı” dedi.
Düşük Karbonlu Üretimde Bütüncül Yaklaşım Öne Çıkıyor

Döngüsel ekonominin emisyon azaltımına katkısının alternatif yakıt ve hammadde kullanımıyla sınırlı olmadığını belirten Bozay, klinker ikamesi, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji yatırımlarının da bu sürecin bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Yeşil Çimento Tebliği’nin düşük karbonlu çimento kullanımını teşvik eden önemli bir düzenleme olduğuna dikkat çeken Bozay, tebliğ sayesinde önümüzdeki 10 yılda yaklaşık 16,5 milyon ton klinker tasarrufu sağlanmasının ve 11 milyon ton CO₂ emisyonunun azaltılmasının öngörüldüğünü kaydetti.
Sektörün çevre odaklı yatırımlarına ilişkin verileri de paylaşan Bozay, 2025 yılında toplam çevresel yatırımların 6 milyar TL'ye, yenilenebilir enerji yatırımlarının ise 4,1 milyar TL'ye ulaştığını belirtti. Her iki alandaki yatırım tutarının da bir önceki yıla kıyasla yaklaşık üç kat arttığını ifade etti.
Alternatif yakıt ve hammadde kullanımının önündeki engellere değinen Bozay, atıkların doğru şekilde ayrıştırılması, gerekli altyapının oluşturulması ve lojistik süreçlerin etkin yönetilmesinin önemine işaret etti. Bu kapsamda belediyeler, atık yönetimi kuruluşları ve sanayi arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Bozay, dönüşüm yatırımlarının hız kazanması için uzun vadeli ve erişilebilir finansman kaynaklarına ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.
Türkiye’nin net sıfır hedeflerine ulaşmasında döngüsel ekonominin katkısını artırmak için atıkların kaynağında ayrıştırılmasından sanayide yeniden değerlendirilmesine kadar uzanan entegre bir geri kazanım sisteminin kurulması gerektiğini belirten Bozay, kamu, sanayi ve finans sektörlerinin koordineli hareket etmesinin önemini vurguladı.
Bozay, “Döngüsel ekonomi, net sıfır hedefinin tek başına çözümü değil, ancak bu hedefe ulaşmanın temel araçlarından biri. Atıkları kaynağa dönüştüren, doğal kaynak tüketimini ve klinker kullanımını azaltan, enerji verimliliğini yükselten ve geriye kalan emisyonları yeni teknolojilerle yöneten bütüncül bir model oluşturabilirsek çimento sektörünün dönüşümünü hızlandırabilir, ülkemizin 2053 net sıfır hedeflerine önemli katkı sunabiliriz” ifadelerini kullandı.




