EKONOMİ

Bakan Kurum: COP31 önceliklerimiz Türkiye’nin deneyimlerinden besleniyor

Abone Ol

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Londra İklim Eylem Haftası kapsamında gerçekleştirilen Türkiye Enerji Dönüşümü Yatırım Forumu’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin son 20 yılda yenilenebilir enerji kapasitesinde önemli bir ilerleme kaydettiğini söyledi.

6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen inşa çalışmalarında çevre dostu ve enerji verimli yapılaşmanın ön planda tutulduğunu belirten Kurum, yeni konutlarda yaşayan vatandaşların yüzde 39’a varan enerji tasarrufu sağladığını açıkladı. Kurum, Türkiye’nin bu alandaki deneyiminin COP31 Başkanlığı kapsamında belirlenen önceliklere de yön verdiğini ifade etti.

Londra İklim Eylem Haftası’nın üçüncü gününde düzenlenen foruma Bakan Kurum’un yanı sıra Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, enerji sektöründe faaliyet gösteren yatırımcılar, finans kuruluşlarının temsilcileri, kurum yöneticileri ve iş insanları katıldı.

Türkiye yenilenebilir enerji kapasitesini artırdı

Forumda enerji dönüşümünün önemine dikkat çeken Bakan Kurum, enerji verimliliği yüksek ülkelerin ekonomik dalgalanmalara ve küresel belirsizliklere karşı daha güçlü ve hazırlıklı olduğunu söyledi.

Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının çalışmalarıyla son 20 yılda yenilenebilir enerji kapasitesini önemli ölçüde artırdığını belirten Kurum, elektrifikasyon alanında da hızlı bir ilerleme kaydedildiğini vurguladı.

COP31 öncelikleri Türkiye’nin deneyimlerinden besleniyor

Çevre dostu yapılaşmanın Türkiye’nin şehircilik politikalarının temel unsurlarından biri olduğunu ifade eden Kurum, 6 Şubat depremlerinin ardından inşa edilen konutları örnek gösterdi.

Yeni yerleşim alanlarının yalnızca şehirleri afetlere karşı daha dirençli hale getirmek amacıyla oluşturulmadığını belirten Kurum; bu alanlarda Sıfır Atık uygulamalarının, ısı yalıtımının, yenilenebilir enerji kaynaklarının, yürüyüş yollarının ve bisiklet yollarının da ön plana çıkarıldığını söyledi.

Deprem bölgesindeki yeni konutlarda yaşayan vatandaşların yüzde 39 oranında enerji tasarrufu elde ettiğini açıklayan Kurum, bu başarının Türkiye’nin COP31’e yönelik yaklaşımının şekillenmesinde etkili olduğunu dile getirdi.

İklim politikalarının yalnızca hedef ve taahhütlerden ibaret olmaması gerektiğini vurgulayan Kurum, uygulamanın; iklim eyleminin ve sürdürülebilir kalkınmanın evlere, şehirlere, sanayiye ve toplumun bütün kesimlerine ulaşması anlamına geldiğini ifade etti. COP31 Başkanlığı tarafından belirlenen önceliklerin de Türkiye’nin sahadaki uygulamalarından ve deneyimlerinden güç aldığını kaydetti.

Eylem Gündemi somut çözüm alanlarına odaklanacak

COP31 hazırlıkları kapsamında hükümetlerin, özel sektörün, finans kuruluşlarının ve sivil toplum temsilcilerinin görüşlerini dinlediklerini aktaran Kurum, yapılan görüşmelerde iklim sürecinin daha fazla uygulamaya ve ölçülebilir sonuçlara yönelmesi gerektiği konusunda ortak bir yaklaşım ortaya çıktığını söyledi.

Bu doğrultuda COP31 Eylem Gündemi’nin; elektrifikasyon, yeşil sanayileşme, Sıfır Atık, döngüsel ekonomi, dirençli şehirler, iklim finansmanı ve gıda güvenliği gibi somut çözüm alanları üzerine kurulduğunu belirtti.

Bu başlıkların uygulamaların hızlandırılabileceği ve sahada gerçek sonuçların elde edilebileceği alanlar olduğunu kaydeden Kurum, yeşil dönüşümün artık yalnızca iklim politikalarının değil, küresel ekonomi gündeminin de merkezinde bulunduğuna dikkat çekti.

Yatırım kararlarıyla üretim modellerinin giderek yeşil dönüşüme göre şekillendiğini belirten Kurum, elektrikli araçlara yönelik talebin arttığını, fabrikaların döngüsel ekonomi yaklaşımıyla kurulmaya başlandığını ve üretim ile istihdamın bu alanlara yöneldiğini söyledi.

Kurum, yeşil dönüşüme erken uyum sağlayan şirketlerin yeni pazarlara ulaşma, ihracatını artırma ve uzun vadeli rekabet gücü kazanma konusunda önemli avantajlar elde edeceğini ifade etti.

2035 yılı için yüzde 35 elektrifikasyon hedefi

COP31 Eylem Gündemi’nin en önemli başlıklarından birinin elektrifikasyon olduğunu belirten Bakan Kurum, COP taraflarını ve uluslararası toplumu 2035 yılına kadar yüzde 35 elektrifikasyon seviyesine ulaşmak için gerekli yatırımları gerçekleştirmeye davet ettiklerini söyledi.

Küresel Elektrifikasyon Hedefi’nin binalar, ulaşım, sanayi ve enerji şebekeleri olmak üzere dört temel unsur üzerine inşa edildiğini belirten Kurum, bu çerçevenin ülkeler ve sektörler arasında yürütülecek elektrifikasyon çalışmalarına yön vereceğini kaydetti.

Elektriğe yönelik artan talebin temiz enerji arzındaki artışla karşılanmasını hedeflediklerini dile getiren Kurum, enerji dönüşümünün yatırımcılar ve iş dünyası açısından içinde bulunulan dönemin en büyük ekonomik fırsatlarından birini oluşturduğunu vurguladı.

Dönüşümün yalnızca hükümetlerin çalışmalarıyla gerçekleştirilemeyeceğini belirten Kurum, toplumun bütün kesimlerinin sürece katılması gerektiğini söyledi. İş dünyasını COP31 sürecine katkı sunmaya, sorumluluk almaya ve Eylem Gündemi hedeflerini desteklemeye çağıran Kurum, Türk şirketlerinin bu süreçte aktif rol üstlenmesini istediklerini ifade etti.

Yeni uluslararası ortaklıkların önü açılacak

İş dünyası temsilcilerine seslenen Kurum, COP31 Başkanlığı olarak yatırımcıları ve sektör temsilcilerini dinlemeye, yakın iş birliği içinde çalışmaya hazır olduklarını belirtti.

COP31’e katılanların Türkiye’nin yenilikçi gücünün ve yüksek hedeflerinin enerji dönüşümünü nasıl yönlendirdiğini yakından görme fırsatı bulacağını ifade eden Kurum, karbonsuzlaşma ile ekonomik kalkınmanın birlikte ilerlemesini sağlayacak yeni ortaklıkların kurulmasına da öncülük edeceklerini söyledi.

Türkiye Transition Factbook tanıtıldı

Forum kapsamında BloombergNEF tarafından hazırlanan “Türkiye Transition Factbook” kitapçığının lansmanı da gerçekleştirildi.

Bakan Kurum, çalışmanın Türkiye’nin enerji dönüşümüne ilişkin veriye dayalı bir çerçeve sunduğunu belirterek temiz enerji, elektrifikasyon, enerji şebekeleri, depolama sistemleri, sanayi dönüşümü ve yeşil finansman alanlarındaki yatırım fırsatlarını daha görünür hale getireceğini söyledi.

Kitapçığın yalnızca teknik bir rapor olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Kurum, çalışmanın yatırımcılar, finans kuruluşları, teknoloji şirketleri ve politika yapıcılar arasında ortak bir referans oluşturacak stratejik bir başlangıç niteliği taşıdığını belirtti.

Kurum, forumda başlatılan sürecin Türkiye’nin enerji dönüşümü hikâyesini daha somut, ölçülebilir ve yatırım dünyası açısından daha anlaşılır hale getireceğini sözlerine ekledi.