Ticaret Bakanı Ömer Bolat, tekstil ve hazır giyim sektörünün iç pazarla birlikte yaklaşık 75 milyar dolarlık bir ekonomik hacme sahip olduğunu belirterek, sektörün istihdam açısından Türkiye’nin en büyük alanlarından biri olmaya devam ettiğini söyledi. Bolat, “Bu kadar büyük katma değer üreten ve istihdam sağlayan bir sektörden hiçbir devletin ya da hükümetin vazgeçmesi düşünülemez. Sektörün gözden çıkarıldığı yönündeki değerlendirmeler gerçeği yansıtmıyor” ifadelerini kullandı.
Merter Sanayici ve İşadamları Derneği (MESİAD) tarafından Güngören’de düzenlenen Tekstil-Giyim Sektörü Değerlendirme Toplantısı’nda konuşan Bolat, Merter’in yıllar içinde tekstil ve moda sektörünün önemli merkezlerinden biri haline geldiğini vurguladı.
Son yıllarda küresel ölçekte yaşanan salgın, savaşlar, doğal afetler ve yüksek enflasyon gibi olumsuz gelişmelere rağmen Türkiye’nin büyüme, istihdam ve ihracatta ilerlemeyi sürdürdüğünü ifade eden Bolat, tekstil ve hazır giyim sektörünün de bu süreçte önemli bir sınav verdiğini söyledi.
Sektörün ihracat performansına değinen Bolat, hazır giyim, tekstil ve konfeksiyon ihracatının 2019 yılında 28,6 milyar dolar seviyesinde olduğunu, pandemi sonrası dönemde ise hızlı bir yükseliş göstererek 2021’de 34,5 milyar dolara, 2022’de ise 35,3 milyar dolara ulaştığını hatırlattı. Ancak küresel talepteki normalleşmeyle birlikte ihracatın son dönemde 31,7 milyar dolar seviyesine gerilediğini kaydetti.
Pandemi döneminde Batılı alıcıların Çin ve Uzak Doğu yerine Türkiye’ye yöneldiğini belirten Bolat, o dönemde verilen uzun vadeli siparişlerin ihracat rakamlarını önemli ölçüde artırdığını ifade etti. Sonrasında talebin normalleştiğini ancak Türkiye’nin üretim ve ihracat kapasitesini korumayı başardığını söyledi.
Uzak Doğu’ya Kayan Siparişler Yeniden Türkiye’ye Dönüyor
Bazı üreticilerin son yıllarda sipariş kayıpları nedeniyle farklı ülkelere yönelme eğilimi gösterdiğini hatırlatan Bolat, sektörün geleceğine ilişkin karamsar değerlendirmelerin gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Bölgesel gelişmelerin tedarik zincirlerinde yeni dengeler oluşturduğunu ifade eden Bolat, son aylarda Uzak Doğu’ya yönelen bazı müşterilerin yeniden Türkiye’ye dönmeye başladığını söyledi. Artan lojistik maliyetleri, tedarik güvenliği konusundaki kaygılar ve kaliteli üretim ihtiyacının Türkiye’yi yeniden ön plana çıkardığını vurgulayan Bolat, Türkiye’nin bölgesindeki en güvenilir ve en güçlü üretim merkezlerinden biri olduğunu dile getirdi.
Son üç-dört aylık dönemde siparişlerde yeniden hareketlilik gözlendiğini kaydeden Bolat, Türk üreticilerinin kalite, tasarım gücü ve nitelikli iş gücüyle uluslararası pazarlarda önemli avantajlara sahip olduğunu söyledi.
Alınan Tedbirler Sonuç Vermeye Başladı
Türkiye’nin dünyanın 215 ülke ve gümrük bölgesine ihracat yaptığını belirten Bolat, ülkede faaliyet gösteren yabancı sermayeli şirket sayısının da 89 bine ulaştığını ifade etti.
Küresel ekonominin zor bir süreçten geçtiğini, ticarette korumacı eğilimlerin arttığını ve bazı ülkelerin yüksek teşviklerle rekabet avantajı sağlamaya çalıştığını belirten Bolat, buna rağmen Türkiye’nin üretim ve ihracat kapasitesini koruduğunu söyledi.
Tekstil, hazır giyim, deri, ayakkabı ve saraciye sektörlerine yönelik alınan destekleyici kararların olumlu sonuçlar verdiğini belirten Bolat, söz konusu alanlarda ithalatın geçen yıla göre gerilediğini ifade etti.
Son üç yılda çok sayıda sektörel fuara katıldığını ve sektör temsilcileriyle sürekli istişare halinde olduklarını söyleyen Bolat, ihracatçıların taleplerini yakından takip ettiklerini kaydetti. Fuarlara gelen yabancı alım heyetleri ve ziyaretçilere yönelik desteklerin sürdüğünü belirten Bolat, lojistik ve kargo alanında yaşanan sorunların çözümü için de çeşitli girişimlerde bulunulduğunu aktardı.
“Türkiye Avrupa’da Üretimde Birinci Sırada”
Türkiye’nin hazır giyim ve tekstil sektöründe küresel ölçekte güçlü konumunu sürdürdüğünü vurgulayan Bolat, halı ve ev tekstili dahil toplam 31,7 milyar dolarlık ihracat hacmiyle Türkiye’nin dünyada yedinci, Avrupa Birliği ülkeleri arasında ise üçüncü sırada bulunduğunu söyledi. Avrupa kıtasında ise üretim açısından ilk sırada yer aldığını ifade etti.
Sektörün yalnızca ihracat rakamlarıyla değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Bolat, 86 milyonluk iç pazarın yanı sıra her yıl Türkiye’yi ziyaret eden milyonlarca turist ve gurbetçinin de önemli bir tüketim potansiyeli oluşturduğunu dile getirdi.
İç pazarın ihracattan daha büyük bir hacme sahip olduğuna dikkat çeken Bolat, “İç pazar da dahil edildiğinde yaklaşık 75 milyar dolarlık bir sektörden söz ediyoruz. Tekstil ve hazır giyim sektörü aynı zamanda istihdam açısından da ilk sırada yer alıyor. Böylesine stratejik bir sektörün gözden çıkarılması mümkün değildir” dedi.
Sektör temsilcilerine birlik ve dayanışma çağrısında bulunan Bolat, panik yerine ortak hareket edilmesi gerektiğini belirterek, güçlü bir iç pazarın uluslararası rekabet gücünü de artırdığını söyledi.
İç Pazar ve E-Ticaret Vurgusu
Devletin ve hükümetin üreticilerin yanında olmaya devam edeceğini ifade eden Bolat, iç pazarın ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. Vatandaşların kaliteli ürünlere makul fiyatlarla ulaşabilmesi için rekabetin önemine dikkat çekti.
Yurt dışı merkezli e-ticaret platformlarından yapılan alışverişlere yönelik düzenlemelere de değinen Bolat, Türkiye’nin aldığı tedbirlerin benzerlerinin Avrupa Birliği ve ABD tarafından da uygulanmaya başladığını söyledi.
İhracatçılara yönelik finansman ve teşvik mekanizmalarının sürdüğünü belirten Bolat, fuar katılım destekleri, ticaret heyetleri, mağaza ve depo açılış teşvikleri ile lojistik desteklerden sektörün daha fazla yararlanması gerektiğini ifade etti.
Konuşmasının sonunda e-ihracatın önemine dikkat çeken Bolat, Avrupa Birliği ile yürütülen müzakerelerin sürdüğünü belirterek Körfez ülkeleri, Kafkasya, Orta Doğu ve Türk Cumhuriyetleri pazarlarının Türk firmaları için önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.