EKONOMİ

Zeytin ve Zeytinyağı Sektörü Finansmana Erişimde Destek Bekliyor

Abone Ol

Dünya genelinde zeytin ve zeytinyağı üreticisi ülkelerde yüksek rekolteli bir sezon beklentisi güçlenirken, sektör temsilcileri finansmana erişimin kolaylaştırılması ve ihracat kanallarının açık tutulması çağrısında bulundu.

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB) Başkanı Emre Uygun, İspanya, İtalya, Yunanistan, Tunus ve Türkiye’den gelen ilk verilerin, önümüzdeki dönemde tarihin en yüksek üretim sezonlarından birine işaret ettiğini söyledi.

Ağaçlardaki verimliliğin oldukça yüksek olduğunu belirten Uygun, ürün bolluğunun doğru yönetilememesi halinde üretici açısından fiyat baskısına, ihracatçılar açısından ise stok yüküne dönüşebileceği uyarısında bulundu. Bu nedenle dökme, varilli ve ambalajlı ürün ayrımı yapılmaksızın tüm ihracat kanallarının açık kalmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.

Uluslararası alıcılarla uzun vadeli ve yüksek hacimli anlaşmalar yapılabilmesi için ihracatçının önünü görebilmesi gerektiğini vurgulayan Uygun, bolluk dönemlerinde hem üreticiyi koruyacak hem de dış pazarlarda rekabetçi fiyatlarla satış yapılmasını sağlayacak esnek mekanizmaların devreye alınması gerektiğini dile getirdi. Üretici desteklerinin artırılmasının da sürecin en kritik unsurlarından biri olduğunu kaydetti.

Maliyet Baskısı Rekabet Gücünü Zorluyor

Enerji, işçilik, sulama, hasat, ambalaj, lojistik ve finansman giderlerinde yaşanan artışların sektör üzerindeki yükünü artırdığını belirten Uygun, maliyetlerin döviz kuru ile dengelenemediği dönemlerde ihracatçıların uluslararası pazarlarda rekabet etmekte zorlandığını söyledi.

Önümüzdeki yüksek rekolte döneminde rakip ülkelerle fiyat rekabetine girebilmek için öngörülebilir bir kur politikasına ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Uygun, ihracatçının mevcut pazarlarını koruyabilmesi ve yeni pazarlara açılabilmesi adına maliyet-kur dengesinin sektör ihtiyaçları doğrultusunda yeniden ele alınmasını istedi. Ayrıca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından uygulanan yüzde 3’lük döviz dönüşüm desteğinin yüzde 10’a yükseltilmesi talebini dile getirdi.

Üretimdeki Başarı İhracata Aynı Ölçüde Yansımadı

Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı sektöründe sıfır ithal girdi bağımlılığıyla önemli miktarda döviz kazandırdığını belirten Uygun, son yıllarda uygulanan doğru tarım politikaları sayesinde ülkenin sofralık zeytinde dünya liderliğine, zeytinyağında ise ikinci sıraya yükseldiğini hatırlattı.

Ancak üretimde elde edilen bu başarının ihracat performansına aynı ölçüde yansımadığını ifade eden Uygun, maliyet baskıları, kur politikaları ve çeşitli idari kararların sektörün önünde yapısal sorunlar oluşturduğunu söyledi.

31 Mayıs 2026 itibarıyla sektör ihracatının 260 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini aktaran Uygun, geçen sezonun aynı dönemine göre ihracat gelirlerinde yaklaşık yüzde 34’lük düşüş yaşandığını belirtti.

Bu dönemde sofralık zeytin ihracatının 172,5 milyon dolarla güçlü seyrini sürdürdüğünü kaydeden Uygun, zeytinyağı ihracatının ise yüzde 62 gerileyerek 69 milyon dolara düştüğünü ifade etti. Ambalajlı ve katma değerli ihracatın her zaman öncelikli hedef olduğunu söyleyen Uygun, dökme ve ambalajlı ürün dengesinin yasaklarla değil, serbest piyasa koşulları çerçevesinde yönetilmesi gerektiğini vurguladı.

Finansmana Erişim Kolaylaştırılmalı

Sektör temsilcilerinden gelen en önemli taleplerden birinin finansmana erişim olduğunu belirten Uygun, yüksek maliyetlerle mücadele eden firmaların desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Firmaların finansman yükünü hafifletecek destek mekanizmalarının güçlendirilmesinin ve döviz dönüşüm desteği gibi uygulamaların artırılarak sürdürülmesinin büyük önem taşıdığını ifade eden Uygun, bu tür desteklerin hem üretim gücünün korunmasına hem de ülkenin döviz gelirlerine katkı sağlayacağını dile getirdi.

Rekolte Tahminlerinde Bilimsel Yaklaşım Vurgusu

Uygun, Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi tarafından açıklanan 310 bin tonluk zeytinyağı rekolte tahmininin sektör genelinde tam karşılık bulmadığını belirterek, doğru rekolte tespitinin önemine dikkat çekti.

Saha sayımları ve üretim tahminlerinin daha bilimsel yöntemlerle yapılması gerektiğini söyleyen Uygun, İspanya’daki uygulamaları inceleyerek Türkiye’de de veri temelli bir sistem kurulması için çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.

Bu kapsamda Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü ile bir araya geldiklerini belirten Uygun, tarladan sıkım tesislerine, depolardan ambalajlama süreçlerine kadar tüm aşamaların izlenebileceği çevrimiçi bir Zeytinyağı Üretim Takip Sistemi üzerinde çalıştıklarını açıkladı.

Hazırlanan taslağın kısa süre içinde Tarım ve Orman Bakanlığı’na sunulacağını belirten Uygun, sistem sayesinde kayıt dışılığın azaltılabileceğini, gerçek stok miktarlarının anlık takip edilebileceğini ve piyasanın daha öngörülebilir hale gelebileceğini söyledi.

Uzak Ülkeler Stratejisiyle Yeni Pazarlara Açılım

EZZİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı M. Kadri Gündeş ise Ticaret Bakanlığı’nın Uzak Ülkeler Stratejisi kapsamında ABD, Kanada, Japonya, Brezilya ve Avustralya gibi yüksek potansiyele sahip pazarlara odaklandıklarını belirtti.

Sektörel ticaret heyetleri düzenlediklerini ve dünyanın önde gelen gıda fuarlarında Türkiye’yi temsil ettiklerini ifade eden Gündeş, yeni UR-GE projeleriyle ihracatçı firmaların kurumsal kapasitelerini ve rekabet güçlerini artırmayı hedeflediklerini söyledi.

İspanya, İtalya ve Yunanistan’ın turizm ile zeytinyağını birlikte tanıtarak önemli başarı elde ettiğini hatırlatan Gündeş, Türkiye’de de benzer kampanyaların hayata geçirilmesinin her iki sektöre de katkı sağlayacağını dile getirdi.

Gıda Güvenliği Standartlarına Uyum Kritik Önem Taşıyor

EZZİB Yönetim Kurulu Üyesi Rahmi Balsarı, Türk zeytin ve zeytinyağı sektörünün uluslararası pazarlarda kalıcı olabilmesi için gıda güvenliği standartlarına tam uyum sağlaması gerektiğini söyledi.

Avrupa Birliği’nde MOSH ve MOAH olarak adlandırılan mineral yağ kalıntılarına ilişkin yeni düzenlemelerin hazırlandığını belirten Balsarı, bitkisel yağlarda ve zeytinyağında tolerans seviyelerinin neredeyse sıfıra indirildiğini ifade etti.

2027 yılında devreye alınması planlanan düzenlemelerin 2030’a ertelenmesi için uluslararası girişimlerin sürdüğünü belirten Balsarı, sektörün bu süreçte gerekli altyapı ve teknolojik hazırlıkları tamamlamasının önemine dikkat çekti.

Taklit ve Tağşişle Mücadelede QR Kod Dönemi

EZZİB Yönetim Kurulu Üyesi Vural Gözgeç ise zeytinyağında taklit ve tağşişin özellikle internet satışlarında ciddi boyutlara ulaştığını söyledi.

Sosyal medya ve e-ticaret platformlarında piyasa fiyatlarının çok altında satılan ürünlerin büyük bölümünün yapılan analizlerde farklı yağlar içerdiğinin ortaya çıktığını belirten Gözgeç, online satış platformlarının da süreçte sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti.

Bu kapsamda Rusya’da uygulanan QR kod tabanlı izlenebilirlik sisteminin Türkiye’de de hayata geçirilmesini önerdiklerini belirten Gözgeç, sistem sayesinde tüketicilerin satın aldıkları ürünlerin kaynağını ve üretim süreçlerini kolaylıkla takip edebileceğini söyledi.

Belirli kalite standartlarını sağlayan firmalara verilecek QR kodlar sayesinde hem kayıt dışılığın hem de tağşişin önemli ölçüde azaltılabileceğini ifade eden Gözgeç, yeni dönemde bu uygulamanın sektörün öncelikli gündem maddelerinden biri olacağını sözlerine ekledi.