TÜRSAB’ın Booking.com, Expedia, Hotels.com ve Airbnb gibi uluslararası online seyahat platformlarına (OTA) karşı açtığı davalar, kamuoyunda “yasaklama” iddialarıyla tartışılırken, süreci Birlik adına yürüten Avukat İlker Ünsever, konuya ilişkin net açıklamalarda bulundu. Ünsever, Turizm Gazetesi TV’de YouTube üzerinden yayınlanan Turizm Sohbetleri programında, Turizm Gazetesi Yayın Kurulu Üyesi Halim Bulutoğlu’nun sorularını yanıtladı.
Davaların amacının yasaklama olmadığını vurgulayan Ünsever, esas meselenin Türkiye’de faaliyet gösteren tüm yapıların Türk hukukuna tabi olması gerektiği olduğunu ifade etti. “Türkiye’den yurt dışındaki otellere rezervasyon yapılmasının önünde hiçbir engel yok. Aynı şekilde yurt dışından Türkiye’ye yapılan rezervasyonlar da serbest. Hukuki sorun, Türkiye’deki bir tüketicinin, Türkiye’deki bir otel için bu platformlar üzerinden işlem yapmasıyla başlıyor” dedi.
“Fiyatları artıran biz değiliz”
Otel fiyatlarının artacağı yönündeki eleştirileri reddeden Ünsever, fiyatı belirleyen tarafın oteller olduğunu söyledi. “Fiyatı otel belirler. OTA’lar bu fiyatın üzerine komisyon ekler. Bazı örneklerde bu komisyon oranları yüzde 40–50’ye kadar çıkabiliyor. Asıl fiyat baskısı da burada oluşuyor” ifadelerini kullandı. Ünsever, otellere başka kanallarda daha düşük fiyat veremeyecekleri yönünde dayatma yapılmasının ise açık bir haksız rekabet yarattığını vurguladı.
“Tekelcilik özgürlük değildir”
Davalarla ilgili “Türkiye içe kapanıyor” eleştirilerine de yanıt veren Ünsever, asıl sorunun tekelci yapı olduğunu dile getirdi. “Türkiye’de 16 bin seyahat acentası vergi ödüyor, adres bildiriyor ve tüketiciye karşı sorumluluk taşıyor. Aynı faaliyeti yürüten dev platformların hiçbir kurala tabi olmaması adil değil” diyen Ünsever, küresel sermayenin ‘özgürlük’ söylemi altında pazarı tekelleştirmesinin uzun vadede hem sektöre hem de tüketiciye zarar verdiğini söyledi.
Booking neden acente kurmadı?
Booking.com örneğine de değinen Ünsever, 2017’de başlayan sürecin uzun yargı aşamalarından geçerek TÜRSAB lehine sonuçlandığını hatırlattı. “Booking’ten Türkiye’de bir seyahat acentesi kurmasını istedik. Bunu kabul etmediler. Bugün açılan davalar açısından bu karar önemli bir emsal niteliği taşıyor” diye konuştu.
“Para İsviçre’ye, fatura Singapur’dan”
Vergi ve muhataplık konusunun davaların temel dayanaklarından biri olduğunu belirten Ünsever, mevcut yapının yarattığı tabloya dikkat çekti. “Türkiye’deki bir otel, Türk vatandaşı tarafından rezerve ediliyor; para İsviçre’ye gidiyor, fatura Singapur’dan geliyor. Hizmet burada veriliyor ama vergi yok, adres yok, muhatap yok” ifadelerini kullandı.
“Avrupa’da da benzer davalar var”
Türkiye’nin bu konuda yalnız olmadığını vurgulayan Ünsever, Avrupa’daki yargı kararlarını da hatırlattı. Berlin Mahkemesi’nin Booking’in otellere dayattığı fiyat eşitleme şartlarını hukuka aykırı bulduğunu belirten Ünsever, Türkiye’de Rekabet Kurulu’nun da benzer kararları yıllar önce verdiğini söyledi. “Türkiye bu konuda geç kalmış değil” dedi.
“Biz yasak değil, hukuk istiyoruz”
Ünsever sözlerini şu net mesajla tamamladı: “Bizim derdimiz yasaklamak değil. Türkiye’de faaliyet gösteriyorsanız, Türkiye’nin kurallarına uymak zorundasınız. Evini kiralayan vatandaştan bile belge isteniyorsa, küresel devlerin hukukun dışında kalması kabul edilemez.”